Brown türkçesi Brown nedir
- Karamak.
- Kahverengileşmek.
- Kararmak.
- Karartmak.
- Kahverengi.
- Usanmak.
- Esmerleştirmek.
- Kızarmak.
- Esmerleşmek.
- Kızartmak.
Brown ile ilgili cümleler
English: Ali eats a lot of brown rice.
Turkish: Ali çok fazla esmer pirinç yer.
English: Ali and Mary are both wearing brown hats.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de kahverengi şapka giyiyorlar.
English: A Mr. Brown wants you on the phone.
Turkish: Bay Brown adında biri telefonda seni istiyor.
English: A Mr. Brown came to see you when you were out.
Turkish: Sen dışardayken Bay Brown diye biri geldi.
English: Ali eats brown rice more often than white rice.
Turkish: Ali beyaz pirinçten çok kahverengi pirinç yiyor.
Brown ingilizcede ne demek, Brown nerede nasıl kullanılır?
Brown adipose tissue : Kış uykusuna yatan hayvanlarda görülen, insanlarda doğumdan sonra çok sınırlı bazı bölgelerde bulunan, mitokondrilerindeki bol miktardaki sitokromlar sebebiyle renkli, çok sayıda lipit damlası içeren sıkı paketlenmiş hücreleriyle endokrin beze benzeyen doku. kışlama bezi, mültiloküler doku. Esmer yağ dokusu.
Brown algae : Kahverengi yosun.
Brown bear : Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 8 cm kadar kuyruğu olan, esmer kahverengi karışık tüylü, iyi tırmanan ve yüzen, art ayakları üzerinde yürüyen, avrupa ve asya'da sık ormanlarda yaşayan bir tür. Boz ayı. Bozayı. Kahverengi ayı. Kahverengi posta sahip ayı cinsi. Suriye ayısı. Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, suriye'de yaşayan, boz ayının bir ırkı olarak kabul edilen bir tür.
Brown betty : Puding.
Brown bread : Kara ekmek. Ölü. Koyu renkli çavdar ekmeği. Tam buğday ekmeği. Siyah ekmek. Esmer ekmek.
Brown bullhead : Kahverengi yayın balığı.
Brown creeper : Kahverengi sürüngen.
Brown eared pheasant : Ana vatanı kuzey ve batı çin ve mançurya olan, oldukça kazıcı, insanlara kolay alışan, üreme yaşı bir yaşında fakat iki yaşında daha döllü yumurta alınabilen sülün ırkı. Kahverengi kulaklı sülün.
Brown forest soil : Kahverengi orman toprağı.
Brown cup : Kahverengi kupa.
İngilizce Brown Türkçe anlamı, Brown eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Brown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Broil : Izgarada kızartmak. Balık kızartmak. Pişmek. Izgara yapmak. Yanmak. Kaynamak. Kavrulmak. Gürültü. Tavuk kızartmak.
Brownness : Kahverengi olma durumu. Kahverengi olma kalitesi. Esmerlik.
Charbroil : Mangalda pişirmek. Mangalda ızgara yapmak.
Dim : Kalın kafalı. Belirsizleşmek. Sönük. Bulanmak. Işıkları azaltmak. Budala. Azaltmak. Loşlaştırmak.
Wearies : Yorgun. Yorulmak. Yormak. Bunaltmak. Bıktırmak. Bıkmak. Yorucu. Bitap. Bıkkınlık vermek. Çok yorulmak.
Fuscus : Fuskus.
Browns : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Sigara.
Wearied : Aşırı derecede bitkin. Çok yorulmuş. Bıktırmak. Bıkmak. Yormak.
Be fed up with : Bezmek. Yaka silkmek. Gına getirmek. Bıkmak. Bay gelmek. Gına gelmek.
Be roasted : Kebap olmak. Pişmek. Kavrulmak.
Brown synonyms : chromatic color, chromatic colour, burnt umber, caramel brown, chocolate brown, raw sienna, yellowish brown, spectral color, brownish, blacked out, tire of, have enough of, olive brown, grill, umber, fade out, coffees, get dark, blush, dim out, become overcast, dimming, deep brown, have done with, bedims, bake, beclouded, chap, be sickened with, dims, befogging, taupe, dark brown.
Brown zıt anlamlı kelimeler, Brown kelime anlamı
Achromatic : Akromatik. Perdesi değişmeyen. Renksemez. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Achromatic color : Şeffaf.
Brown ingilizce tanımı, definition of Brown
Brown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dark color inclining to red or yellow, resulting from the mixture of red and black, or of red, black, and yellow. To become brown. To make brown or dusky. Of a dark color, of various shades between black and red or yellow. A tawny, dusky hue.

Bu kısımda Brown kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brown ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brown anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brown ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.