Bruiser türkçesi Bruiser nedir

Bruiser ingilizcede ne demek, Bruiser nerede nasıl kullanılır?

Bruisers : Boksör. Kaba ve güçlü adam. Holigan.

I have a bruise : Çürük oldu.

Bruise : Ezmek. Çürütmek. Çürümek. Berelenmek. Bere. Yaralamak. Zedelemek. Hırpalamak. Morartmak. Çürük.

Bruised : Çürüklü. Bereli. İncik. Çürük (yara vb). Çürümüş.

Bruised sole : Ökçe eziği. Ökçelerin alt kısmında koryum paryetis (canlı tırnağın ön ve yan kısımları) ve koryum zoleanın (canlı tırnağın taban kısmı) kontüzyonundan ileri gelen hemorajik yangı, blem.

Unbruised : Berelenmemiş. Zarar görmemiş. Yaralanmamış. Zedelenmemiş.

Bruiting : Etrafa yaymak. Bruit. Üfürüm. Şayialar çıkarmak.

Bruit about : Çıkarmak. Yaymak (söylenti).

Bruit : Etrafa yaymak. Şayialar çıkarmak. Haber yaymak. Üfürüm.

Bruits : Bruit. Şayialar çıkarmak. Etrafa yaymak. Üfürüm.

İngilizce Bruiser Türkçe anlamı, Bruiser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bruiser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pugilists : Kavgacı.

Badmash : Kabadayı. Ciğeri beş para etmez kimse. Gangster. Değersiz kişi. Değersiz kimse. Ciğeri beş para etmez. Külhanbeyi.

Yob : Şehir eşkıyası. Avare. Maganda. Serseri. Hödük.

 

Pugged : Ayak izi (hayvan). Tuğlacı çamuru. Kille sıvamak. Buldok benzeri küçük köpek. Buldoğa benzeyen ufak bir cins köpek. Kil hamuru. Tuğla çamurunu yoğurmak.

Bullyboy : Kavgacı. Yontulmamış kalas (tip). Kabadayı. Kiralık katil veya ganster. Alikıran başkesen. Saldırgan haydut.

Despot : Acımasız. Alikıran başkesen. Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kişi. rum ortodokslarının dinsel başkanları (metropolit karşılığı). Despot. Ceberut. Tiran.

Bullies : (birisini) sindirmek. Dayılanmak. Zulmetmek. Gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Zorbalık etmek. Kabadayı. Zorlamak. Sataşmak.

Exactors : Kazıkçı. İcbar eden. Vergi tahsildarı. -e bir başka örnek. Talep eden. Şantajcı. Makul olandan daha fazla isteyen veya talep eden. Birini mahkemeye celbeden. Mecbur tutan.

Exacter : Cebren alan. Mecbur tutan. Haraca kesen. İcbar eden. Kazıkçı. Şantajcı. Makul olandan daha fazla isteyen veya talep eden. Zorla alan. Mahkemeye celbeden.

Bruiser synonyms : bruisers, puncher, adult male, pug, slugger, hooligans, hooligan, despotic, autocratic, bull, fighter, bullyboys, yobbo, pugilist, pugs, exacters, autocrat, punchers, yobo, fighters, man, sluggers, domineering, samson, despots, boxer, autocratical, bully, strapper, exactor.

Bruiser zıt anlamlı kelimeler, Bruiser kelime anlamı

Woman : Metres. Kadınlar. Hatun. Zenne. Kadın. Bayan. Gaco. Kancık. Karı. Hanım.

Bruiser ingilizce tanımı, definition of Bruiser

Bruiser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, bruises.