Bumpy türkçesi Bumpy nedir

Bumpy ile ilgili cümleler

English: The bus rattled as it drove along the bumpy road.
Turkish: Otobüs engebeli yol boyunca giderken takırdadı.

English: The road was very bumpy.
Turkish: Yol çok inişli çıkışlıydı.

English: It's pretty bumpy.
Turkish: Oldukça engebeli.

Bumpy ingilizcede ne demek, Bumpy nerede nasıl kullanılır?

Bumpy landing : Sert iniş.

Bumpy road : Kasisli yol.

Bump against : -'e karşı çarpışmak. -'e karşı kuvvetli bir şekilde karşı çıkmak.

Bump along : (plan) sarpa sarmak.

Bump function : (matematik) bir tabloya bir kelime (x1, x2, ...) giren fonksiyon.

Bump into : Hızla çarpmak. Arabayla (ağaca vb) çarpmak. Toslamak. Rastgelmek. Tesadüf etmek. Çarpmak. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Bindirmek. Çarpışmak. Rastlamak.

Bump of locality : Yönünü bulma yeteneği. Yön duygusu. Yolları bulma yeteneği.

Bump into each other : (yolda veya rastlantı eseri) birbirlerine rastlamak veya karşılaşmak.

Bump stop : Çarpma tamponu. Tümseklerde askının çok yukarı kalkmasıyla tekerleğin gövdeye değmesini önlemek için askının sıkışmasını sınırlayan lastik parça. Askı kıskısı.

 

Air bump : Kısa süren rüzgar (uçak).

İngilizce Bumpy Türkçe anlamı, Bumpy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bumpy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Humped : Tepeli. Kamburu olan. Hörgüçlü. Kambur.

So so : Eh işte. İç güveyisinden hallice. Pek iyi değil.

Jerky : Spazmodik. Jerki. Kuru et. Sarsak. Genellikle dilimlenmiş yağsız sığır ve geyik etinin, tuz ve değişik baharatlarla marine edildikten sonra, kurutulması ve dumanlanmasıyla elde edilen et ürünü. Silkintili. Salak.

Patchiest : Yamalı. Huysuz. Derme çatma. Baştan savma. Yarım yamalak.

Jerkiest : Kuru et. Salak. Sarsak. Spazmodik. Silkintili. Aptal.

Out of order : Darmaduman. Düzeni bozuk. Karmakarışık. Sırasız. İntizamsız. İntizamsız sırasız. Usulsüz.

On the fritz : Heba olmuş.

Defective : Kalık. Noksan. Sakat. Kusurlu. Yetersiz. Yarım yamalak. Eksik. Özürlü.

Jigglier : Salına salına. Titrek. Hafifçe sallanarak.

Remittent : Bir düzelip bir kötüleşen. Remitan. Azalıp çoğalan. Artıp eksilen, azalıp çoğalan (ateş). Af. Remittent.

Bumpy synonyms : unsmooth, malfunctioned, cuffy, checkered, blowsier, cataclysmic, jumpy, bumpier, salient, cock a hoop, not too bad, indifferent, faultiest, patchy, by fits and starts, saccadic, cactus, rough, bumpiest, bulgy, jiggly, middling, patchier, rugged, flawy, after a fashion, jolty, more or less, damaged, jolting, arrhythmic, crinklier, ruder.

Bumpy zıt anlamlı kelimeler, Bumpy kelime anlamı

Smooth : Tatlı. Huzur veren. Tesviye etmek. Şık. Kolay. Mükemmel. Yumuşatmak. Sinekkaydı. Düzgün.