On the fritz türkçesi On the fritz nedir

On the fritz ile ilgili cümleler

English: My TV is on the fritz again.
Turkish: Benim TV tekrar arızalı.

On the fritz ingilizcede ne demek, On the fritz nerede nasıl kullanılır?

On : Esnasında. Yanmak. Üstünde. Yönünde. De. Çakırkeyif. Civarında. İle. Giyilmiş. Makbul.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Fritz : Erkek ismi.

On the air : Ünalgıda yayınlanmakta. Radyoda. Yayında. Radyo tv yayında.

On the alert : Teyakkuz halinde. Uyanık. Hazırlıklı. Alarm durumunda. Tetikte.

On the contrary : Tersine. Tam tersi durum. Buna karşılık. Tam tersi. Aksine. Aksi halde. Bilakis. Alışılmışın aksine. Tam tersine. Tam aksi.

On the breadline : Çok yoksul.

On the beam : Doğru fikirli. Doğru yolda. Doğru. Tam. Doğru yönde.

On the cards : Olası. Hesapta olan. Muhtemel. Olanaklı. Olması mümkün. Ha oldu ha olacak. Hesapta var. Oldu olacak. Olabilir. Eli kulağında.

On the average : Normal oranda. Ortalama olarak. Orta miktarda.

İngilizce On the fritz Türkçe anlamı, On the fritz eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the fritz ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Faultier : Kusurlu. Daha hatalı. Hatalı.

Abusive : Küfürbaz. Ağzı bozuk (argo terim). Ağzı bozuk. Hor kullanan. Kötüye kullanan. Baştan çıkarıcı. Kötü davranan. Küfürlü. Taciz eden.

Cactus : Atlasçiçeği. Çalışmayan. Frenk inciri. Kaktüs.

Bumpy : Engebeli. Tümsekli. İyi kötü. Çıkıntılı. Bozuk tempolu. İnişli çıkışlı. Düzensiz. Yamru yumru.

Failed : Başarısız. Düşük. Başarısız oldu. Zayıf.

Faultiest : Hatalı. En hatalı. Kusurlu.

Broken : Çökmüş. Kırılmış. Parçalanmış. Ezik. Yarım kalmış. Bozuk konuşma. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Taşlı. Uyulmamış.

Cock a hoop : Neşeyle. Neşeli bir şekilde. Çarpık. Mutlu bir şekilde. Coşkulu. Eğlenceli bir şekilde. Neşeli. Hayatından memnun bir şekilde. Kibirli.

Crippled : Topal. Kötürüm. Sakat. Eli ayağı tutmayan. Sakatlanan. Sakatlanmış.

Faulty : Kabahatli. Sakat. Çürük. Özürlü. Kusurlu. Hatalı. Eksik. Defolu.

On the fritz synonyms : deader, out of order, broken down, clapped out, malfunctioned, cactuses, hilly, bumpier, flawy, damaged, bumpiest, defective, amiss, up the spout, tripped up, bummest, bad, corrupted.