Abusive türkçesi Abusive nedir

  • Ağzı bozuk.
  • Ağzı bozuk (argo terim).
  • Bozuk.
  • Taciz eden.
  • Baştan çıkarıcı.
  • Küfürbaz.
  • Küfürlü.
  • Ağzıbozuk.
  • Kötü davranan.
  • Kötüye kullanan.
  • Kötüleyici.
  • Sövgü dolu.
  • Kötü sözler söyleyen.
  • Hor kullanan.

Abusive ile ilgili cümleler

English: She survived an abusive childhood.
Turkish: O küfürlü bir çocukluk atlattı.

English: Slanderous, defamatory, obscene, indecent, lewd, pornographic, violent, abusive, insulting, threatening and harassing comments are not tolerated.
Turkish: İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.

English: Ali is abusive and manipulative.
Turkish: Ali küfürlü ve manipülatif.

English: Ali was abusive.
Turkish: Ali küfürlüydü.

English: Ali became abusive.
Turkish: Ali küfürlü oldu.

Abusive ingilizcede ne demek, Abusive nerede nasıl kullanılır?

Abusive language : Küfürlü veya kaba dil. Küfürlü dil.

Abusively : Zararlı bir şekilde. Ağzı bozuk bir şeklide. Taciz ederek. Ağzı bozuk bir şekilde. Kaba ve taciz edici dil ile.

Abusiveness : Kaba ve taciz edici dil kullanımı. Taciz etme niteliği. Yolsuzluk. Küfürbazlık.

Abusing : Küfretmek. Tecavüz etmek. Taciz etmek. Kötü emellerine alet etmek. Suistimal etmek. Kötüye kullanmak. Kötü davranmak.

 

Disabusing : Kurtarmak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Görmesini sağlamak. Uyandırmak. Gözünü açmak.

Abused his office : Konumunu kötülük yapmak için kullandı. Görevini kötüye kullandı. İşini kendi kişisel çıkarları için kullandı.

Abused : Uygunsuz bir şekilde kullanılmış. Hor kullanılmış. Fiziksel olarak kötü davranılan. Hırpalanmış. Normal sınırların dışında (ilaçlar gibi). Ölçüsüzce kullanılmış. Uygunsuz davranışa maruz kalan. Suistimale uğramış. Suistimal edilmiş. Kötü muamele görmüş.

Abuse : Sövgü. Suistimal etmek. Kötüye kullanma. Küfretmek. Kötüye kullanmak. Yolsuz kullanış. Suistimal. Sövüp sayma. Yolsuz kullanmak. Suiistimal.

Abuse at somebody hurl : Küfür etmek.

Abuse of authority : Görevin kötüye kullanılması. Otoriteyi kötüye kullanma.

İngilizce Abusive Türkçe anlamı, Abusive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desecrater : Kutsal şeylere saygısızlık eden. Saygısızlıkta bulunan. Kötü davranan kimse. Kutsal sayılan şeylere saygısızlık eden kimse. Bozan kimse.

Bumpier : Tümsekli. Sarsıntılı. Yamru yumru. Engebeli. İnişli çıkışlı. Arızalı.

Bumpiest : Arızalı. İnişli çıkışlı. Engebeli. Sarsıntılı. Tümsekli. Yamru yumru.

Slangy : Argo. Argolu.

Bad : Kokmuş. Rahatsız. Sahte. Kem. Terbiyesiz. Çürük. Kötü.

Derogative : Küçük düşüren. Hor gören. Aşağılayıcı. Hor görücü. Küçük düşürücü.

Damaged : Ezik ve çürük içinde. Zarar görmüş. Zarar verilmiş. Hasar görmüş. Bozulmuş. Hasarlı. Mahvolmuş.

 

Temptress : Baştan çıkaran kadın.

Seductive : Baştan çıkaran. Tahrik eden. Şuh. Günaha çağıran. Çekici. Ayartıcı. Karşı konulmaz. İç gıcıklayıcı.

Blackguard : Alçak herif. İt. Hergele. Küfretmek. Alçak. Hain. Edepsiz kimse. Sövüp saymak. Terbiyesiz.

Abusive synonyms : ribalds, corrupted, bummest, blackguardly, slangier, disparaging, evil speaking, broken, desecrator, bumpy, tempting, cactuses, obscene talker, clapped out, pejoratives, offensive, scurrilous, cock a hoop, vituperative, misusers, ribald, cactus, amiss, pejorative, tantalising, temptresses, slangiest, foul spoken, sanguinary, harmful, languorous, foulmouthed, swearers.

Abusive zıt anlamlı kelimeler, Abusive kelime anlamı

Inoffensive : Zararı dokunmayan. İncitmeyen. Kendi halinde. Tehlikesiz. Zararsız. Mazlum.

Harmless : Saf. Zararsız. Zararı dokunmayan. Masum. Suçsuz. Temiz kalpli. Kendi halinde.

Abusive ingilizce tanımı, definition of Abusive

Abusive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wrongly used. Misapplied. Perverted.