On the breadline türkçesi On the breadline nedir

  • Çok yoksul.

On the breadline ingilizcede ne demek, On the breadline nerede nasıl kullanılır?

On : Yönünde. İle. Esnasında. Hazır. Devrede. E doğru. Giyilmiş. Üzerinde. De.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Breadline : Bedava yemek için bekleyen insanların oluşturduğu kuyruk (özellikle de öğle yemeği almaya yetecek parası olmayan insanlar). Bedava yemek kuyruğu.

On the air : Radyoda. Yayında. Ünalgıda yayınlanmakta. Radyo tv yayında.

On the alert : Alarm durumunda. Hazırlıklı. Uyanık. Teyakkuz halinde. Tetikte.

On the chance that : Ümidiyle.

On the average : Ortalama olarak. Orta miktarda. Normal oranda.

On the contrary : Aksi halde. Tam aksi. Tam tersi. Buna karşılık. Tam tersi durum. Tam tersine. Aksine. Tersine. Alışılmışın aksine. Bilakis.

On the cheap : Sudan ucuza. Çok ucuza. Ucuz olarak. Ucuza. Düşük fiyatla.

On the cheap side : Oldukça ucuz.

İngilizce On the breadline Türkçe anlamı, On the breadline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the breadline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Poverty stricken : Aşırı yoksul. Yokluk çeken. Zavallı. Yoksul. Sefil. Çok fakir. Gariban.

Dirt poor : Çok fakir.

Very poor : Oldukça fakir. Kısıtlı olanakları bulunan. Çok fakir.