Breadline türkçesi Breadline nedir

  • Bedava yemek kuyruğu.
  • Bedava yemek için bekleyen insanların oluşturduğu kuyruk (özellikle de öğle yemeği almaya yetecek parası olmayan insanlar).

Breadline ingilizcede ne demek, Breadline nerede nasıl kullanılır?

On the breadline : Çok yoksul.

Breadless : Gıdasız. Ekmeksiz. Yemeksiz. Yiyeceksiz.

Bread and butter : Ekmek. Geçim. Günlük geçim. Ekmek teknesi. Geçim yolu. Ekmek kapısı. Temel. Tereyağlı ekmek. Ekmek parası. Geçim için yapılan.

Bread and butter letter : Teşekkür notu. Yemek ve konukseverlik için teşekkür mektubu.

Bread and cheese : Ekmek peynir. Ekmek ve peynir. Yaşamın en temel gereklilikleri.

Bread box : Ekmek kabı. Ekmeğin taze tutulmak için konulduğu saklama kabı. Ekmek saklama kabı. Ekmek saklama kutusu. Ekmek kutusu.

Bread and wine : Ekmek ve şarap. Aşai rabbani.

Bread crust : Bir ekmek somununu kaplayan sert kabuk. Ekmek kabuğu. Ekmeğin çıtır çıtır olan dış kısmı.

Bread board : Ekmek tahtası. Ekmek kesme tahtası.

Bread and scrape : Tereyağlı ekmek.

İngilizce Breadline Türkçe anlamı, Breadline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breadline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Queue : Kuyruğa girmek. Kuyruk oluşturmak. Kuyruğa sokmak. Düzenlemek. Sıralamak. Kuyruk olmak. Kuyruk. Sıraya koymak. Sıra. İlk önce gelip yerleşmiş öğenin ilk önce erişileceği, demek ki listeye ilk girenin ilk çıkacağı biçimde kurulan ve yaşatılan veri yapısı.

Bread line : Ekmek kuyruğu. Aşevi.

Breadline synonyms : waiting line.