Breadless türkçesi Breadless nedir

Breadless ingilizcede ne demek, Breadless nerede nasıl kullanılır?

Breadline : Bedava yemek kuyruğu. Bedava yemek için bekleyen insanların oluşturduğu kuyruk (özellikle de öğle yemeği almaya yetecek parası olmayan insanlar).

On the breadline : Çok yoksul.

Bread and butter : Ekmek. Günlük geçim. Tereyağlı ekmek. Geçim yolu. Geçim. Geçim için yapılan. Ekmek kapısı. Ekmek parası. Temel. Ekmek teknesi.

Bread and butter letter : Yemek ve konukseverlik için teşekkür mektubu. Teşekkür notu.

Bread and cheese : Ekmek ve peynir. Ekmek peynir. Yaşamın en temel gereklilikleri.

Bread crumb : Ekmek kırıntısı. Ekmek ufağı. Ufalanmış ekmek.

Bread and wine : Ekmek ve şarap. Aşai rabbani.

Bread bin : Ekmek kutusu. Ekmeklik. Ekmek kabı.

Bread and scrape : Tereyağlı ekmek.

Bread crust : Ekmek kabuğu. Bir ekmek somununu kaplayan sert kabuk. Ekmeğin çıtır çıtır olan dış kısmı.

İngilizce Breadless Türkçe anlamı, Breadless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breadless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Underfed : Eksik beslenmiş. Az beslenmiş. Yetersiz beslenmiş.

Pursy : Tıknefes. Buruşuk. Katlanmış. Şişman.

Undernourished : Eksik beslenmiş. Az beslenmiş. Besinsiz. Yetersiz beslenmiş. Gıdasız kalmış. İyi beslenmemiş.

 

Beheaded : Boynunu vurmak. Kafasını kesmek. Başı kesilmiş. Kellesini uçurmak (argo terim). Başı kesilen.

Winded : Soluksuz. Soluğu kesilmiş. Soluksuz kalmış. Nefesi kesilmiş.

Acephalous : Asefal. Başı ya da başa benzer bir organı olmama durumu. Başsız.

Jejune : Manasız. Basit. Zayıf. Kuvvetsiz. Çorak. Verimsiz. Anlamsız. Yavan. Besleyici olmayan.

Smothering : Boğulmak. Bastırmak. Boğmak. Kontrol altına almak. Boğma. Boğarak öldürme. Yenilmek. Boğucu. Boğarak öldürmek.

Decapitated : Başını kesmek. İşten çıkarmak.

Suffocative : Boğucu.

Breadless synonyms : dyspnoeal, dyspnoeic, dyspneal, foodless, dinnerless, tackless, blown, dyspneic, asphyxiating, short winded, unventilated, suffocating.

Breadless zıt anlamlı kelimeler, Breadless kelime anlamı

Ventilated : Belirtmek. Havalandırma sistemi. Oksijen vermek. Havalandırmak. Havalandırılan. Açıkça tartışmak. Açığa vurmak. Havalandırılmış.

Breathing : Teneffüs. Nefes. Soluma. Söyleme. Bir nefeslik süre. Tümselme. Soluk. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soluk alıp verme. Vücuda oksijen alınıp karbondioksit verilmesi mekanizması.

Headed : Sorumlusu olan. Kelleli. Başlıklı. Başsız. Antetli. Kelle bağlamış. Başlı.

Breadless ingilizce tanımı, definition of Breadless

Breadless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Without bread. Destitute of food.