Calling out türkçesi Calling out nedir

  • Bağırmak.
  • Düelloya davet etmek.
  • Birliklere toplanmaları için emir vermek.
  • Sesleniş.
  • Yüksek sesle konuşmak.

Calling out ingilizcede ne demek, Calling out nerede nasıl kullanılır?

Calling : Çağrı. Seslenme. Meslek. İstek. Görev aşkı. İş. Telefon etme. Tutku. Ticari ünvan. Davet.

Out : Kendini belli etmek. Dışarı. Dışarıda. Nakavt etmek. Dışarı atmak. Bayılmak. Kovmak. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Yanmak.

Calling a meeting : Toplantı organize etme. Toplantıya çağırma. Toplantı ayarlama.

Calling an alert : Hazırlık durumu başlatma. Alarm verme. Alarm durumu ilan etme.

Calling card : Kartvizit. Arama kartı. Telefon kartı. Kart.

Calling card number : Arama kartı numarası.

İngilizce Calling out Türkçe anlamı, Calling out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calling out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acclaim : Övme. Alkışlarla karşılamak. Alkışlamak. Bağırarak ilan etmek. Övmek. Bağırarak bir şeyi ilan etmek. Beğeni. Alkışlarla ilan etmek. Yürekten onaylama. Tezahüratla ilan etmek.

Challenge : Tepki ölçmek veya değerlendirmek. İtiraz etmek. Tartışmak (doğruluğunu). Reddetmek (hakim veya jüriyi). Meydan okumak. Havlamaya başlamak. Davet etmek. Zorlu iş veya görev. Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar.

 

Outspoke : Başkasından daha ikna edici konuşmak. Konuşmada aşırıya kaçmak. Kendini ifade etmek. Rahat konuşmak. Çok konuşmak. Açık veya korkusuzca konuşmak. Çenesi düşmek. Bülbül kesilmek.

Bawls : Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Haykırmak. Yüksek sesle ağlamak. Haşlamak. Zırlamak. Feryat etme. Bas bas bağırmak.

Throw down the glove : Meydan okumak.

Bellowing : Böğürtü. Kükremek. Feryat etmek. Körük. Yüksek feryat. Derin kükreme. Kükreme. Öğürmek. Böğürmek.

Addressing : Hitabet. Adresleme. Ağ kaynaklarına ulaşım yöntemi (bilgisayar). Adres belirle. Hitap. Hitaben. Özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan ve adres ya da erişki denilen verinin fiziksel olarak oluşturulup bu amaçla kullanılması, örn. bir bellek sözcüğünün, bir yazmacın, bir çevre biriminin adreslenmesi. Retorik.

Declaim : Resmi bir şekilde söylemek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Heyecanlı konuşma yapmak. Bağırıp çağırmak. Yüksek sesle söylemek. Nutuk çekmek. Yüksek sesle okumak. Söylev vermek. Hararetle konuşmak.

Barked : Soymak. Öksürmek. Sıyırmak. Kabuğunu soymak. Havlamak. Çığırtkanlık yapmak.

Challenged : Hiçe saymak. Meydan okunmuş. Meydan okumak. İtiraz etmek. Havlamaya başlamak. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Tartışmak (doğruluğunu). Kafa tutmak (argo terim). Boy ölçüşmek.

Calling out synonyms : spoken up, call out, bawl, talk up, fling down the gauntlet, acclaims, blare, declaims, bawled, throw down the gauntlet, outspeak, declaimed, bark at, fling down the glove, speak up, bellow, challenges, yawps, bark, spoke up, bellowed, yawping, yawp, declaiming, yawped, call, cried.