Callowness türkçesi Callowness nedir

Callowness ingilizcede ne demek, Callowness nerede nasıl kullanılır?

Callow : Çaylak. Kuş. Tecrübesiz. Deneyimsiz. Acemi çaylak. Tüysüz. Tüyleri bitmemiş. Acemi. Basık arazi. Toy.

Calloway : Bir soyadı. Amerikalı bir caz müzisyeni. Cab calloway (1907-1994).

Cab calloway : Cabell calloway (1907-1994). Amerikalı caz müzisyeni ve grup lideri.

Cabell calloway : Cab calloway (1907-1994). Amerikalı caz müzisyeni ve grup lideri.

İngilizce Callowness Türkçe anlamı, Callowness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Callowness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inaptitude : Yersiz olma. Uygunsuzluk. Yeteneksizlik. Uygun olmama. Kabiliyetsizlik. Beceriksizlik.

Greenness : Yeşil olma. Yeşillik. Hamlık. Çiğlik. Tazelik.

Verdancies : Yeşillik. Tazelik.

Freshness : Körpelik. Serinlik. Taravet. Dirilik. Sululuk. Tazelik. Yenilik.

Underdevelopment : Azgelişmişlik. Düşük açındırma. Sudevelopman. Yetersiz gelişme. Az gelişmişlik. Gelişmeme. Yetersiz veya eksik gelişme. Tam ve normal olarak büyüyememe durumu.

Freshing : Körpe. Taravet. Işıl ışıl. Taze. Dirilik. Körpelik. Acemi. Serinlik. Yeni olmuş.

Naivetes : Kolay aldatılma. Naif hareket. Saf olma niteliği. Saflık.

 

Inaptness : Beceriksizlik. Yakışmama durumu. Yaraşmama durumu. Uygunsuzluk. Hünersizlik.

Juvenility : Gençlik. Çocukluk. Çocuklar. Gençler. Çocukça davranış.

Muffed : Becerememek. Boru bileziği. El kürkü. Manşon. Iska. Yapamamak (bir işi). Beceriksizlik. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Acemice iş yapmak.

Callowness synonyms : unskillfulness, immatureness, awkwardness, jejuneness, ineptness, ineptitude, infantilism, muff, verdancy, inexpertness, immaturities, naiveness, freshes, clumsiness, rawness, cumbersomeness, abortiveness, inexperience, lack of experience, uncouthness, puniness, immaturity, fresh.

Callowness zıt anlamlı kelimeler, Callowness kelime anlamı

Maturity : Anaçlık. Vade. Erişkinlik. Olgunluk. Kemal. Hücreler, örgenler, beden ve zihnin görevleri bakımından gelişmenin en üst sınıra ulaştığı ve büyümenin son bulduğu evre. yetişkinlik. Ergenlik. Vade dolumu. Pişkinlik. Erginlik.