Carpool türkçesi Carpool nedir

  • Otomobil ortak kullanımı.
  • Her üyenin sırası ile grubu okula veya işyerine kendi arabası ile götürdüğü işbirlikçi seyahat metodu.
  • Bir araba içinde seyahat etmek için bir araya gelmiş olan insanlar.
  • Ortaklaşa binme.
  • Aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması.

Carpool ile ilgili cümleler

English: I carpool with Tom.
Turkish: Tom'la aynı arabayı paylaşıyoruz.

English: I carpool with him.
Turkish: Onunla ortaklaşa araba kullanıyorum.

English: They carpool together.
Turkish: Onlar otomobili birlikte kullandılar.

English: We really shouldn't have carpooled with Tom.
Turkish: Gerçekten Tom'la sırayla araba kullanma anlaşması yapmamalıydık.

English: I carpool with them.
Turkish: Onlarla ortaklaşa araba kullanıyorum.

Carpool ingilizcede ne demek, Carpool nerede nasıl kullanılır?

Carpooling : Tasarruf amacıyla sırayla araba kullanma. Grubun her üyesinin grubu sırası ile getirip götürdüğü sürücü değiştirme (tasarruf etmek, hava kirliliğini azaltmak, vb.). Ortaklaşa binme. Otomobil ortak kullanımı. Aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması.

 

Carpogonial brach : Rhodophyta’daki bir veya çok hücrenin özel dallanması. Karpogonial dal.

Carpogonium : Karpogonium. Rhodophyta’ da dişi eşey organı.

Carpology : Meyve ve tohum bilimi. Meyve bilimi. Meyveler tohumlar ve onların yapıları ile ilgilenen botanik dalı. Karpoloji.

Carpometacarpal : Karpometakarpal. Bilek ve bilek kemiğine ait (anatomi terimi). Bilek ve eltarağı ile alakalı.

Carpopodite : Karpopodit. Bazı kabukluların endopoditinin üçüncü eklemi. örümceklerin patellası.

Carpopedal spasm : Karpopedal spazm.

Carpospore : Karpospor. Rhodophyta’da görülen ve karposporangiyumlarda tek olarak meydana getirilen sporlar. Rhodophyta'da görülen ve karposporangiyumlarda tek olarak meydana getirilen sporlar.

Carpopedal : Karpopedal. El veya ayak bileği ile alakalı (anatomi terimi).

Carpophore : Maydanozgillerin (umbelliferae) meyvelerinde olduğu gibi merikarpları birbirine bağlayan ince sapçık. meyve sapı. Karpofor.

İngilizce Carpool Türkçe anlamı, Carpool eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carpool ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Publication : Neşriyat. Yayım. Yayma. Yayınlama. Yayın. Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. Neşir. İlan. Yayımlama. Yayınlanma.

Witticism : Nükte. Espri. Şaka. Nükteli söz.

Set : Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Belirli. Değişmez. Küme. Takım. Kararlı. Belirlenmiş. Dekor kurmak. Rahatlatmak. Bir takımyıldızın adı.

Comic strip : Dizilerde ortaya çıkan canlandırılmış hikaye (gazetede). Çizgi resimli öykü. Bant-karikatür. Resimli komik hikaye. Fotoromanın, elle yapılmış resimlerle gerçekleştirileni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resimli roman. Çizgi roman. Karikatürler dizisi. Karikatür.

 

Strip : Örtüsünü kaldırmak. Sıyırmak. Burmalarını yok etmek (vidanın). Geniş bir alanı aydınlatan genel ışıklama dizgesi içinde kullanılan birbiri yanma konulmuş dizi ışıtaçlar. çoğu kez, oluk biçiminde bir kutunun içine yan yana yerleştirilmiş 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümü. Palangalar yoluyla alçaltılıp yükseltilebilen demir askılara bağlı ışıldak dizisi. Soymak. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Çıkarmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Giysilerini çıkarmak.

Lot : Grup. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. Borsada alınıp satılabilecek enaz miktarı tanımlamada kullanılan birim. bu birim, istanbul menkul değer borsasında 1.000 adet hisse senedinden oluşur. bir mal grubunun açık artırmada tek bir mal olarak teklif edilmesi. Çekim yeri. Pay. Taksim etmek. Bölüt. Yarışçıların deneme sıralarını, koşucuların koşaklarını saptamak için yapılan düzenleme işlemi. Parti. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem.

Humour : Memnun etmek. Mizah. Huyuna suyuna gitmek. Güldürü. Huy. Güldürmek. Suyuna gitmek. Mizaç. Hoşuna gitmek. İstediğini yerine getirmek.

Sketch : İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Bir kent yönetiminin, kentin düzentasarı son biçimini alıp özeksel yönetimin onayına sunulmadan önce, gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için kent genel kuruluna yol göstermek amacıyla hazırladığı, düzentasarla önerilmekte olan gelişmenin başlıca özelliklerini belirten ve ilgili özeksel yönetim orunlarına ön olur için gösterilen taslağı. Kabaca açıklamak. Skeç. Kabataslak resmini yapmak. Kroki yapmak. Eskizini çizmek. Taslak yapmak. Taslak çizmek. Taslak halinde çizmek.

Wit : Zeka. Zeka kıvraklığı. Espritüel kimse. Fikir. Anlayış. Nükteci kimse. Nükte. İnce zeka. Farkında olmak. Zeki kimse.

Humor : Huyuna suyuna gitmek. Mizah. Hoşuna gitmek. Huyuna gitmek. Şaka. Eğlendirmek. Ruh hali. Salgı. Espri. Huy.

Carpool synonyms : cartoon strip, wittiness, carpooling, funnies, circle, band.