Celestial axis türkçesi Celestial axis nedir

  • Yer ekseninin sonsuza uzatılmasıyla oluşan, tüm gök boşluğunu içine aldığı düşünülen gökyuvarının ekseni.
  • Gökekseni.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Celestial axis ingilizcede ne demek, Celestial axis nerede nasıl kullanılır?

Celestial : Cennetsel. Göğe ait. Gökyüzü ile ilgili. Kutsal. Göksel varlık. Çinli. Semavi. Göksel. İlahi. Gökyüze ait.

Axis : Çevresinde bir cismin ya da bir geometrik biçimin döndüğü ya da döner sanıldığı doğru; "dönme ekseni" deyiminin kısaltılmışı. Eksen kemiği. Gözekseni. Eksen. Aks. Bilgisayar, biyoloji, fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dingil. Anlaşma. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez. Uyuşma.

Celestial bodies : Gökcismi.

Celestial body : Gök cismi. Gökcismi.

Celestial city : Kutsal kudüs.

Celestial empire : Çin imparatorluğu.

İngilizce Celestial axis Türkçe anlamı, Celestial axis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Celestial axis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

 

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Alluvial deposit : Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Afforestation : Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Celestial axis synonyms : air route, adventife cone, agricultural production, altimetric profile, age pyramid, aluvial terrace.