Centralization türkçesi Centralization nedir

  • Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Ortaçlık.
  • Merkezcilik.
  • Merkeziyet yöntemi.
  • Merkeziyetçilik.
  • Merkezileşme.
  • Merkezileştirme.
  • Bir oluşumun ortaç çevresinde toplanma, yoğunlaşma ya da örgütlenme özelliği.
  • Yönetim, denetim, program hazırlama ve geliştirme ile ilgili eğitim etkinliklerinin bir ya da birkaç merkeze bağlanmasını doğru bulan görüş; bu görüşe dayalı tutum.
  • Özeksel yönetim.
  • Merkezlenme.
  • Merkezileştirilme.
  • Özekten yönetim.
  • Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. bu özelliği gösteren yönetim biçimi.
  • Özekçilik.
  • Tekelden yönetime bağlama.

Centralization ingilizcede ne demek, Centralization nerede nasıl kullanılır?

Centralization of capital : Sermayenin merkezileşmesi. Marksist kuramda, sermayenin yoğunlaşmasının en üst derecesi olup birçok sermayenin, bir tek sermaye olarak kaynaşması sonucunda sermayenin tek elde toplanması.

Urban centralization : Kentsel yığılma. Nüfusun kentsel bölgelerde yoğunlaşması, özellikle tecim, işleyim, ekin, yönetim ve dinlenme-eğlenme etkinliklerinin kentlerde toplanması olayı. Nüfusun, tecim, işleyim, ekin. dinlenme ve eğlenme etkinliklerinin, bunların gerekli kıldığı yapıların, donanımların ve kolaylıkların kentlerde toplanması süreci. bu sürecin ortaya çıkardığı, kırsal niteliklerini yitirmiş yerleşme yeri.

 

Decentralization : Özeksizleştirme. Sorumluluğun dağıtılması. Görev dağılımı. Yönetimin yerelleştirilmesi. Merkezden yönetilmeme. Merkeze bağlı olmama, yerinde yönetim. Adem-i merkeziyetçilik. Yerel işlerin, merkeze sorulmadan yerel orunlarca yürütüldüğü yönetim. Ademi merkezileştirme. İktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Decentralizations : Görev dağılımı. Görevlerin dağıtılması. Ademi merkezileşme. Merkezden yönetilmeme. Adem-i merkeziyet. Özeksizleştirme. Adem-i merkeziyetçilik. Yönetimin yerelleştirilmesi. Ademi merkezileştirme. Sorumluluğun dağıtılması.

Industrial decentralization : İşleyim kuruluşlarının ancak anakentler dışında kurulmasını olurlayarak, anakentlerin daha çok büyümesini önlemeyi amaçlayan kentbilim yöntemi. bk. özeksizleştirim. İşleyimsel özeksizleştirim.

Urban decentralization : Kent nüfusunun kent özeğinden uzaklaşarak yörekent ya da uydukentlerde yaşaması süreci. işleyim kuruluşları ve bunlar gibi geniş yer gerektiren kuruluşların kent dışında, işleyim yörekentlerinde ya da uydukentlerinde oluşup gelişmesi eğilimi. Kentten uzaklaşma.

İngilizce Centralization Türkçe anlamı, Centralization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centralization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Funnelling : Tünel ile gönderme. Boru ile gönderme. Kanallaştırma. Kanallaşma. Kanaldan yollama.

 

Centralizing : Merkezleştirmek. Merkezde toplama. Merkeze bağlamak. Merkezleşmek. Merkeze bağlanmak. Merkezde toplamak.

Cetralization : Her işin tekbir merkeze bağlı olarak yürütüldüğü yönetim.

Centralism : Merkeziyet.

Gather : Büzmek. Bir araya gelmek. Devşirmek. İrin toplamak. Kazanmak. Bir araya getirmek. Büzmek (dikiş). Büyümek. Toparlanmak.

Centralising : Merkezleştirmek (ayrıca 'centralize'). Yoğunlaşmak. Merkezde toplama. Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Merkez noktasına doğru çekmek. Konsantre olmak.

Gathering : Meclis. Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını vb. toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. Büzgü. Biriktirme. Toplantı. Topluluk. Toplanma. Şiş. Cerahat. Çıban.

Consolidation : Sert hale gelme durumu, konsolidasyon. özellikle akciğer ve meme gibi organlardaki şiddetli bakteriyel enfeksiyonlarda bez lümenlerinin ve hava yollarının eksudatla dolması sonucu biçimlenir. Yerel yönetimlerin, özeksel yönetime, ona bağlı çeşitli kuruluşlara olan süresi dolmuş borçlarının uzunca bir süre için ertelenerek devletçe güvenceye bağlanması. bk. erteleyim. Konsolide etme. Konsolidasyon. Birleşim. Katılaşma. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Takviye. İktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sertleşme.

Integration : Bütünleşme. Bütünleme. Bir işlevin tümlevini hesaplama işlemi. Birleştirme. Tümleşme. Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci. Birleşme. Tamamlama. Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlar çerçevesinde toplanarak bağlayıcı bir birlik oluşturmaları durumu. Kültür değerlerinin, budunsal azınlıkların, toplumsal öbeklerin bir bütüne alınışı, bir bütüne dönüşmesi.

Centralisation : Konsantrasyon. Özekselleştirim. Yürütme erkinin bir ülkenin başkentinde alakonulmasını, yerel yönetim birimlerine vargı özerkliği tanımamayı, gerektiren yönetim anlayışı. bu anlayışın başat olduğu bir yönetim biçimi. Yoğunlaşma (ayrıca centralization). Bir ülkede nüfusun, ekonomik ve toplumsal etkinliklerin, ekin kuruluşlarının tek bir özekte toplanma eğiliminin yaratılması ve güçlendirilmesi yönünde benimsenen dizgeli yönelti. Merkezi bir noktaya doğru beraber getirme.

Centralization synonyms : funneling.

Centralization zıt anlamlı kelimeler, Centralization kelime anlamı

Decentralization : Kamu yönetiminde, yönetim yetki ve sorumluluğunun, yerel kamu otoritelerinin daha geniş bir serbestiye sahip kılınmaları için kısmen merkezi yönetimden yerel yönetimlere bırakılması. ekonomide, üretimin ülke çapında yaygınlaştırılması için üretim tesislerinin büyük şehirlerden ya da sanayi merkezlerinden küçük yerleşim birimlerine doğru kaydırılması. işletme yönetiminde, etkinliğin artırılması için karar alma yetkisinin alt kademe yöneticilerine devredilmesi. Yerelleştirme. Bir toplumsal birimin kimi güçlerinin, çoğu kez yerel düzeydeki türlü kesimleri arasında bölünmesi süreci ya da durumu. Ademi merkezileştirme. Adem-i merkeziyet. Özeksiz yönetim. Merkeze bağlı olmama, yerinde yönetim. Yerinden yönetim. Yönetimin yerelleştirilmesi. Ademi merkeziyetçilik.

Centralization ingilizce tanımı, definition of Centralization

Centralization kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the centralization of power in the general government. The act or process of centralizing, or the state of being centralized. The act or process of combining or reducing several parts into a whole. The centralization of commerce in a city.