Integration türkçesi Integration nedir

  • Birleştirme.
  • Bütünleme.
  • Kültür değerlerinin, budunsal azınlıkların, toplumsal öbeklerin bir bütüne alınışı, bir bütüne dönüşmesi.
  • Hızla kentleşen bir yerleşim yerinde, kente yeni gelenlerle orada eskidenberi oturmakta olanlar arasındaki kopukluğun ortadan kalkması, toplumsal ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi süreci. kente yeni göçmüş olanların yerleştikleri yeni kesimlerin, kentin bir parçası durumuna gelmesi süreci.
  • Tümlevleme.
  • Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci.
  • Bütünleşme.
  • İntegralleme.
  • Tamamlama.
  • Tümleşme.
  • Entegrasyon.
  • Bütünleştirme.
  • Birleşme.
  • Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlar çerçevesinde toplanarak bağlayıcı bir birlik oluşturmaları durumu.
  • Bir işlevin tümlevini hesaplama işlemi.
  • Ekonomi, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Integration ile ilgili cümleler

English: In Russian, nouns of foreign origin generally don't succumb to integration.
Turkish: Rusça'da yabancı kökenli isimler genellikle bütünleşmeye dayanamaz.

Integration ingilizcede ne demek, Integration nerede nasıl kullanılır?

 

Integration by parts : Parçalı integralleme. Parçalı tümlevleme. Karmaşık integralleri hesaplama yöntemi (matematik). Kısmi integrasyon. Parçalı tümlev atma. Parçalı tümlev alma.

Integration in teaching : Öğretimde toplulaştırma. Çocuğun kavrayış gücünü göz önünde tutarak özellikle ilk ve orta okullarda ders konularını "üniteler" çevresinde toplama ya da ayrı ayrı okutulan dersleri gereken bağlantıları sağlayarak bir ders adı altında birleştirme, bk. toplu öğretim.

Integration movements : Bütünleşme hareketleri.

Integration organisation : Bütünleşme örgütü.

Integration test : Tümleştirme testi. Tümleştirme sınaması.

Deep integration economic : İki ya da daha fazla ülkenin iktisadi, mali ve sosyal alanlarda ortak politika izlemeleri. krş. gümrük birliği, iktisadi birlik, parasal birlik, ortak pazar. İktisadi bütünleşme.

Integration testing : Tümleştirme sınaması. Bütünleştirme testi. Tümleştirme testi.

Kitagawa numerical integration technique : Kitagawa sayısal tümleştirme tekniği. Knı tekniği.

Constant of integration : Tümlev durganı. İntegral sabiti.

Integration theory : Bütünleşme kuramı.

İngilizce Integration Türkçe anlamı, Integration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Integration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centralization : Yönetim, denetim, program hazırlama ve geliştirme ile ilgili eğitim etkinliklerinin bir ya da birkaç merkeze bağlanmasını doğru bulan görüş; bu görüşe dayalı tutum. Tekelden yönetime bağlama. Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. bu özelliği gösteren yönetim biçimi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özekten yönetim. Ortaçlık. Özeksel yönetim. Merkezcilik. Merkeziyetçilik. Özekçilik.

 

Association : Kafada birleştirme. Birliktelik. Özdeciklerin, aralarındaki fiziksel kuvvetler nedeniyle oluşturdukları toplu durum. Ekonomik ya da yasaların yasaklamadığı diğer konularda kurulmuş olan örgüt. Olaylar ya da değişkenler arasında bir bağıntının bulunduğu izlenimini veren birlikte değişme. Oymak. Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Aynı ekolojik ortamı işgal eden aynı ya da farklı türdeki bitkilerden oluşan topluluk. Çağrıştırma. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, fizik, kimya, uzay, gramer, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Cohesion : Kohezyon. Özdeş özdecikler arasındaki çekim kuvvetinden kaynaklanan topaklaşım. Bir topluluk ya da kümeyi oluşturan bireyler arasındaki -bütünlüğü sağlayan-güçlü bağlılık. Bir özdeğin moleküllerini bir arada tutan çekim kuvveti. Tutarlık. Birbirini tutma. Uyum içinde olma. Yapışma. Özyapışkanlık. Bağlılık.

Coalitions : Güç birliği. İttifak. Geçici birleşme. Koalisyon. Ortakyönetim. Karma hükümet.

Consummation : Yerine getirme. Mükemmellik. Gaye. Tamamına erdirme. Amaç. İkmal etme. İkmal. İtmam.

Incorporation : Şirket oluşturma. Ortaklık. Katma. Şirket niteliğindeki girişim. Şirket kuruluşu. Tüzel kişilik kazandırma. Şirket. Şirketleşme. Şirket kurma.

Aggregations : Toplama. Yığışım. Toplanma. Bir araya gelme. Küme. Yığın.

Assn : Şirket. İşbirliği. Ortaklık. Kurum. Örgütlenme. Birlik.

Consolidation : Konsolidasyon. Ünite. Takviye. Konsolide etme. Sert hale gelme durumu, konsolidasyon. özellikle akciğer ve meme gibi organlardaki şiddetli bakteriyel enfeksiyonlarda bez lümenlerinin ve hava yollarının eksudatla dolması sonucu biçimlenir. İktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yoğunlaştırma. Katılaşma. Sağlamlaştırma.

Adjunction : Bitiştirme. Katma. Ek. Yeni düğüm yaratma. Bir şeye ilave. Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer).

Integration synonyms : group action, affiliations, completions, associations, bondings, combination, make up examination, combining, integrating, compounding, alliance, associativity, aggregation, horizontal combination, effectuation, fulfilment, appending, assembling, finalisation, condition, assemblage, assembly, vertical integration, horizontal integration, desegregation, implementation, complementation, concretions, amalgamations, centralisation, coalescence, binderies, finalization.

Integration zıt anlamlı kelimeler, Integration kelime anlamı

Segregation : Ayrışım. İçayrılma. Ayrı tutma. Bir topluluk ya da bireyler kümesinin ortak amacını ya da görüş birliğini yitirerek parçalara ve altkümelere ayrılması. Ayırma. Fark gözetme. Bireylerin, toplumsal kümelerin başka birey ya da kümelerle hem fiziksel hem de toplumsal bağlantıyı yitirmeleri. Belli insan öbeklerinin, yasalara, toplumsal baskılara ya da törelere uyularak, birbirlerinden ayrı yerlerde yaşamaya, yanlızlığa itilmeleri olgusu. Toplumsal kopma. Irkçılık.

Decentralization : Görevlerin dağıtılması. Merkeze bağlı olmama, yerinde yönetim. Adem-i merkeziyet. Yerelleştirme. Ademi merkezileşme. Yerinden yönetim. Bir toplumsal birimin kimi güçlerinin, çoğu kez yerel düzeydeki türlü kesimleri arasında bölünmesi süreci ya da durumu. Özeksiz yönetim. Kamu yönetiminde, yönetim yetki ve sorumluluğunun, yerel kamu otoritelerinin daha geniş bir serbestiye sahip kılınmaları için kısmen merkezi yönetimden yerel yönetimlere bırakılması. ekonomide, üretimin ülke çapında yaygınlaştırılması için üretim tesislerinin büyük şehirlerden ya da sanayi merkezlerinden küçük yerleşim birimlerine doğru kaydırılması. işletme yönetiminde, etkinliğin artırılması için karar alma yetkisinin alt kademe yöneticilerine devredilmesi. Ademi merkeziyetçilik.

Integration ingilizce tanımı, definition of Integration

Integration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of making whole or entire.