Segregation türkçesi Segregation nedir

  • Ayrışım.
  • Ayrım.
  • Tecrit etme.
  • Ayırımcılık.
  • İçayrılma.
  • Ayrımlaşma.
  • Ayrı depolama.
  • Magmanın katılaşmasında, erkenden kristallenmiş minerallerin toplanması.
  • Bir topluluk ya da bireyler kümesinin ortak amacını ya da görüş birliğini yitirerek parçalara ve altkümelere ayrılması.
  • Irk ayrımı.
  • Ayrılma.
  • Mayozda homolog kromozomların ayrılması ve bunun sonucu olarak alellerin ayrılarak farklı gametlere gitmesi. segregasyon.
  • Ayrı tutma.
  • Biyoloji, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Ayırma.
  • Irkçılık.
  • Fark gözetme.
  • Bireylerin, toplumsal kümelerin başka birey ya da kümelerle hem fiziksel hem de toplumsal bağlantıyı yitirmeleri.
  • Toplumsal kopma.
  • Belli insan öbeklerinin, yasalara, toplumsal baskılara ya da törelere uyularak, birbirlerinden ayrı yerlerde yaşamaya, yanlızlığa itilmeleri olgusu.

Segregation ile ilgili cümleler

English: The masses are entirely ignorant of the segregation problem.
Turkish: Halk ayrımcılık probleminden tamamen habersiz.

Segregation ingilizcede ne demek, Segregation nerede nasıl kullanılır?

Carbon segregation : Karbon birikimi.

Grain boundary segregation : Tane sınırı birikimi. Gren sınırı segregasyonu.

Positive segregation : Üst birikim. Üst segregasyon.

Principle of segregation : Mendel'in birinci kanunu olup, bir genin alellerinin ayrılıp farklı gametlere geçerek gelecek döle geçmesi ilkesi. segregasyon ilkesi. Eşey hücrelerinin oluşumu sırasında bir genin alellerinin birbirinden ayrılarak meydana gelen eşey hücrelerinin yarısında bu alellerden birinin, öbür yarısının ise diğerinin bulunması. Ayrılma ilkesi. Alellerin ayrışımı ilkesi. Ayrılma prensibi.

 

Racial segregation : Irk ayrımı. Irkçılık. Irk ayrılığı.

Desegregating : Irk ayrımını ortadan kaldırmak. Irk ayrımını kaldırmak. Irk ayırımına son vermek.

Segregate : Ayrılmış. Ayırım yapmak. Ayrım yapmak. Ayırmak. Tecrit etmek. Ayrılmak. Tefrik etmek. Ayrı tutmak. Irkçılık yapmak. Büyük bir cisimden ayrılmak.

Segregating : Ayırma. Ayrılmak. Ayrım yapma durumu. Ayrı tutmak. Ayırmak. Tecrit etmek. Irkçılık yapmak. Ayrı tutma. Ayrım yapmak.

Desegregation : Irk ayrımının kaldırılması. Irk ayırımına son verme.

Segregationist : Ayrımcı. Ayıran kimse. Irkçı. Irk ayrımı yanlısı.

İngilizce Segregation Türkçe anlamı, Segregation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Segregation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allocation : Pay. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödenek ayırma. Ödenek. Tahsis. Dağıtma. Pay ayırımı. Ortaklara paylarının verilmesi, dağıtma, ayırma giderlerinin üleştirilmesi. Yerleşim.

Appropriation : Temellük etme. Tahsis etme. İç etme. Benimseme. Kendine mal etme. Tahsis. Tahsisat. Kendileme.

Assortment : Türlü çeşitleri içeren bir bütün. Tasnif. Çeşitlilik. Sınıflandırma. Cins. Çeşit. Mal çeşidi. Karışım.

Dissociative : Ayrılma ile ilgili. Çözülmeli. Ayrışma ile ilgili. Parçalanmaya özgü. Bilincin birbirinden bağımsız parçalara ayrılması ile ilgili (psikiyatri). Çözülme ile ilgili.

 

Analysis : Analiz. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, gümrük, kimya, madencilik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sayışım dökümü. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. İnceleme, irdeleme. Mal niteliğinin anlaşılması için, gerektiğinde o mal ya da örneği üzerinde yapılan kimyasal işlem. Tahlil. Çözümleme. Kimyasal çözümleme. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma.

Racisms : Anasoyculuk. Kafatasçılık.

Differences : Olağandışılık. Farklılıklar. Fikir ayrılığı. Farklar. Benzememe. İhtilaf. Fark. Farklılık. Ayrılık.

Racism : Anasoyculuk. Kafatasçılık.

Combout : Tasfiye. Ayıklama. Temizlik.

Breakaways : Çekilme. Gruptan kopma. Ani atak. Serbest kalan. Kopma.

Segregation synonyms : social organisation, de jure segregation, de facto segregation, sex segregation, white separatism, carry over, racialism, discrimination, assortments, decomposition, breakaway, racial segregation, social system, dissimilation, breaking up, racial discrimination, race discrimination, differentiations, breakdown, ethnocentrism, disjunction, diffluence, isolation, division, culling, conge, colour line, breakup, margins, purdah, degradation, checkout, sequestration.

Segregation zıt anlamlı kelimeler, Segregation kelime anlamı

Integration : Tamamlama. Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci. Bütünleştirme. Tümleşme. Kültür değerlerinin, budunsal azınlıkların, toplumsal öbeklerin bir bütüne alınışı, bir bütüne dönüşmesi. Birleşme. Entegrasyon. Hızla kentleşen bir yerleşim yerinde, kente yeni gelenlerle orada eskidenberi oturmakta olanlar arasındaki kopukluğun ortadan kalkması, toplumsal ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi süreci. kente yeni göçmüş olanların yerleştikleri yeni kesimlerin, kentin bir parçası durumuna gelmesi süreci. Bir işlevin tümlevini hesaplama işlemi. Ekonomi, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Segregation ingilizce tanımı, definition of Segregation

Segregation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A parting. Separation from others. The act of segregating, or the state of being segregated.