Assortment türkçesi Assortment nedir

Assortment ingilizcede ne demek, Assortment nerede nasıl kullanılır?

Principle of assortment : Ayrılma ilkesi.

Assortments : Mal çeşitleri. Sınıflandırma. Çeşitlilik. Çeşit. Ayırma.

Reassortment : Reassortment. Tekrar sıralama. Parçalı genom yapısına sahip virüslerin aynı hücreyi birlikte enfekte etmeleri sonucunda bu virüslerin gen parçaları arasında gerçekleşen parça değişimi, reassortment. Tekrar sınıflama. Yeniden düzenlenme.

Reassortments : Tekrar sınıflama. Tekrar sıralama.

Assort well with : Yakışmak. Tam anlamıyla uymak. Uyuşmak. İyi kaynaşmak.

Well assorted : Zengin mal çeşidi.

Assort : Yakışmak. Sınıflandırmak. Tasnif etmek. Ayırmak. Uymak. Türlerine göre ayırmak.

Assorting : Türlerine göre ayırmak. Uymak. Yakışmak. Sınıflandırmak. Sınıflandırma. Ayırmak.

Assorters : Ayıklayıcı. Klasifikatör. Sınıflandırıcı.

Assort with : Uyum sağlamak.

İngilizce Assortment Türkçe anlamı, Assortment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assortment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compartmentalisation : Bölmeleme. (psikoloji terimi) beynin belirli bölgelerinde işlevler ayrımı (ayrıca compartmentalization). Kısımlara ayırma. Farklı konular veya sorunlar arasında ayırım yapma. Bölümleşme. Bölmelere ayırma. Bölümlere veya dallara ayrılma.

 

Regimentation : Sistematik biçime koyma. Sistemli düzenleme. Devlet müdahalesi. Jüyeli bir biçime sokma. Tasnif etme. Sıkı disiplin altına alma.

Distinctness : Özgünlük. Bir söz, deyiş ya da anlatımın anlamca başkalarından kolayca ayırt edilebilir olması. Seçiklik. Ayrılmış olma özelliği. Sönümleme. Farlılık. Açıklık. Ayrı olma özelliği. Farklılık.

Grouping : Gruplaşma. Gruplara ayırma. Türkümleme. Toplama. Öbekleme. Toplanma. Kümeleme. Kümelendirme. Gruplama.

Carry over : Taşınma. Aktarmak. Tehir etmek. Nakli yekun. Gelmek. Devam etmek. Taşımak. Devretmek. Uzatmak. Nakletmek (hesap).

Hue : Renk. Ünlem. Nüans. Renk türü. Renk tonu. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renk özü. Mavi, yeşil, sarı, kırmızı, mor vb. ile belirtilen görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi renkölçümsel bir büyüklük olan "baskın dalga boyu"nun (yaklaşık) ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. Ton (renk için).

Combout : Tasfiye. Temizlik. Ayıklama.

Rating : Vergi oranı (ing.). Beğenilme. Düzgün, tek biçimli, yoğunluğu doğru ve değişmez pozitif bir eşlem sağlamak amacıyla, yoğunluğu değişik bir negatife basımda verilecek ışığı ayarlama. Azarlama. Değerleme. Derece. Tayfa. Kerteleme. Derecelendirme.

 

Dissections : Parçalarına ayırıp inceleme. Açımlama. Parçalara ayırma. Tahlil. İnceleme. İncelenen şey. Teşrih edilen şey. Teşrih. Keserek parçalara ayırma.

Breakdown : Bir dizgenin işleyişini engeller nitelikte herhangi bir bozukluk. Sağlığın bozulması. Analiz. Kurguya başlarken bir film kangalındaki değişik çekimleri birbirinden ayırarak sıralama. Altbölüm. Sayışım dökümü. Gözlemlerin birden çok değişkene göre dağılımını veren bir çapraz çizelgede, değişken seçeneklerinin bileşiminden oluşan göze ya da kesimler. Sinir bozukluğu. Aksaklık. Çöküntü.

Assortment synonyms : witch's brew, witches' brew, alphabet soup, witches' broth, grab bag, genera, casts, amalgamate, curiously, allocating, assigner, diverseness, gender, assorting, culling, ilks, classifications, breeds, taxonomy, sorting, admixture, farrago, sizing, gradation, combos, gallimaufry, denominations, ranking, mixed bag, bkt, salmagundi, diversification, classis.

Assortment ingilizce tanımı, definition of Assortment

Assortment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Act of assorting, or distributing into sorts, kinds, or classes.