Assorters türkçesi Assorters nedir

Assorters ingilizcede ne demek, Assorters nerede nasıl kullanılır?

Assorter : Klasifikatör. Ayıklayıcı. Sınıflandırıcı.

Assorted : Muhtelif. Çeşitli. Çeşit çeşit. Türlü. Çeşidine göre ayrılmış. Karışık.

Ill assorted : Yakışmayan. Uyumsuz.

Ill assorted couple : Uyumsuz çift. Yakışmayan çift. Birbirine uymayan çift.

Well assorted : Zengin mal çeşidi.

Reassortment : Parçalı genom yapısına sahip virüslerin aynı hücreyi birlikte enfekte etmeleri sonucunda bu virüslerin gen parçaları arasında gerçekleşen parça değişimi, reassortment. Reassortment. Tekrar sınıflama. Yeniden düzenlenme. Tekrar sıralama.

Unassorted : Çeşidine göre ayrılmamış. Ayrılmamış. Ayıklanmamış. Sınıflandırılmamış.

Assort well with : Yakışmak. İyi kaynaşmak. Uyuşmak. Tam anlamıyla uymak.

Assort : Türlerine göre ayırmak. Ayırmak. Tasnif etmek. Yakışmak. Sınıflandırmak. Uymak.

Assort with : Uyum sağlamak.

İngilizce Assorters Türkçe anlamı, Assorters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assorters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Classifier : Sınıflandıran kişi. Öbeklendirici. Ayırıcı. Sınırlandırıcı. Sınıflara ayıran kimse. Kümeleyici. Ayıran kimse.

 

Classificator : Ayırıcı. Kümeleyici.

Heterogeneous : Çoktürel. Düzensiz yapılı. Çokunsurlu. Herbisit. Yabani otlara karşı kullanılan öldürücü maddeler. Çoklu türel. Ayrı cinsten veya değişik yapıda olan, değişik ögelerden oluşan. Doğabilimsel yapı ya da kimyasal birleşim açısından tektürel ve düzgün olmayan. Heterojen. Çok kökenli.

Winnower : Tınaz makinesi.

Sorters : Ayırıcı. Tasnifçi. Sınıflayıcı. Tasnif edici. Mektup ayırıcısı. Sıralayıcı.

Sorter : Mektup ayırıcısı. Tasnifçi. Soyu bozulmuş bitkiler üzerinde çalışarak, onların asıl türlerinin özelliklerini göstermeleri için çalışan ve bu özelliklerini yeniden sağlayan kişi. Sıralayıcı. Sınıflayıcı. Soylayıcı. Ayırıcı. Tasnif edici.

Discriminators : Ayırtaç devresi. Diskriminatörü. Ayıran. Farklılıkları görebilen kimse veya şey. Ayırtaç. Diskriminatör. Sezgi gösteren kimse veya şey. Ayrıştırıcı. Ayrımcılık uygulayan.

Debugger : Bir kaynak kodunda yazılım hatası bulmak için kullanılan program (bilgisayar). Hata düzelticisi. Hata ayıklayıcı. Hata ayıklama. Yanlış ayıklayıcı. Hata ayıklayıcısı. Programlama hatalarını düzelten program. Çapar ayıklama programı. Hata bulucu.

Sundry : Türlü türlü. Müteferrik. Bir takım. Bazı. Muhtelif. Birtakım. Birkaç. Güneşte kurutmak. Çeşitli. Türlü.

Motley : Karmakarışık. Uyumsuz karışım. Rengarenk giysi. Rengarenk. Yüz çeşit. Çeşit çeşit. Alacalı. Alaca bulaca. Her tür. Alaca.

Assorters synonyms : assorter, different, mixed, miscellaneous, classifiers, various, discriminator, debuggers, winnowers, heterogenous.

 

Assorters zıt anlamlı kelimeler, Assorters kelime anlamı

Homogeneous : Mütecanis. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tekkökenli. Türdeş. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Bağdaşık. Tektürel. Benzeşik.

Same : Aynı. Benzer. Tıpkı. Aynı şey. Sürüm. Aynısı. Özdeş. Tıpkısı. Farketmez. Farksız.