Assorter türkçesi Assorter nedir

Assorter ingilizcede ne demek, Assorter nerede nasıl kullanılır?

Assorters : Sınıflandırıcı. Klasifikatör. Ayıklayıcı.

Assorted : Çeşidine göre ayrılmış. Karışık. Türlü. Muhtelif. Çeşit çeşit. Çeşitli.

Ill assorted : Yakışmayan. Uyumsuz.

Ill assorted couple : Uyumsuz çift. Birbirine uymayan çift. Yakışmayan çift.

Well assorted : Zengin mal çeşidi.

Assort with : Uyum sağlamak.

Assortment : Sınıflandırma. Karışım. Tasnif. Ayırma. Çeşitlilik. Çeşit. Türlü çeşitleri içeren bir bütün. Cins. Mal çeşidi.

Unassorted : Ayrılmamış. Çeşidine göre ayrılmamış. Ayıklanmamış. Sınıflandırılmamış.

Assortments : Çeşit. Mal çeşitleri. Çeşitlilik. Sınıflandırma. Ayırma.

Assorts : Sınıflandırmak. Tasnif etmek. Türlerine göre ayırmak. Ayırmak. Uymak. Yakışmak.

İngilizce Assorter Türkçe anlamı, Assorter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assorter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debuggers : Hata bulucu. Hata düzelticisi. Çapar ayıklama programı. Programlama hatalarını düzelten program. Hata ayıklayıcı. Yanlış ayıklayıcı. Çapar programı. Bir kaynak kodunda yazılım hatası bulmak için kullanılan program (bilgisayar). Hata ayıklayıcısı.

 

Discriminators : Diskriminatör. Sezgi gösteren kimse veya şey. Ayrımcılık uygulayan. Ayrıştırıcı. Farklılıkları görebilen kimse veya şey. Ayırtaç devresi. Ayırtaç. Diskriminatörü. Ayıran.

Sorter : Tasnif edici. Sınıflayıcı. Sıralayıcı. Tasnifçi. Mektup ayırıcısı. Ayırıcı. Veri tutanaklarını taşıyan delikli kart destelerini ayaklayan elektro-mekanik aygıt. Kartlara geçirilmiş olan verileri sıralarına göre öbeklere ayırarak saptanmış yanıt seçeneklerine göre dağıtıp sayan işleteç. bk. veri kartı.

Classifiers : Ayıran kimse. Ayırıcı. Öbeklendirici. Kümeleyici. Bölümlendirici. Sınıflara ayıran kimse. Sınıflandıran kişi. Sınırlandırıcı.

Winnower : Tınaz makinesi.

Discriminator : Ayrıştırıcı. Diskriminatörü. Yinelenim ya da evre değiştirimini genlik değiştirimine çeviren diyod ve elektronik devrelerden oluşan bir düzen. Diskriminatör. Ayırtaç devresi. Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sezgi gösteren kimse veya şey. Ayıran. Ayırtaç.

Classifier : Ayırıcı. Sınıflara ayıran kimse. Kümeleyici. Sınırlandırıcı. Bölümlendirici. Ayıran kimse. Sınıflandıran kişi.

Sorters : Sıralayıcı. Ayırıcı. Tasnifçi. Mektup ayırıcısı. Sınıflayıcı. Tasnif edici.

Classificator : Ayırıcı. Kümeleyici.

Thing : Olay. Yaratık. Gerekli şey. İhtiyaç. Nesne. Eşya. Kişi. Canlı. Obje. Mevcudiyet.

Assorter synonyms : winnowers, debugger, worker, assorters.

Assorter zıt anlamlı kelimeler, Assorter kelime anlamı

 

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse. İşsiz güçsüz.

Homogeneous : Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Türdeş. Mütecanis. Benzeşik. Aynı yapılı olan. Tekunsurlu. Tektürel. Homojen. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.