Sıralayıcı nedir, Sıralayıcı ne demek

Sıralayıcı; Atletizm alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı.

Sıralayıcı tanımı, anlamı

Sıral : “Sır olarak al, sır olarak sakla” anlamında kullanılan bir isim”

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Sıralayıcı ölçek : Nesneleri ölçülmekte olan özellik bakımından bir sıra düzenine sokan ve bu özelliğin çeşitli dizillerine uygun biçimde sayısal değerler verebilen ölçek bk. adlayıcı ölçek, aralıklı ölçek, oransal ölçek, ölçüm düzeyleri.

Sıralayıcı ölçümlü veriler : Nitel özellikler arasında mantıksal ilişkiler nedeniyle büyüklük, küçüklük, eşitlik sıralamalarının yapılabildiği ve sınıf adlarının da bu sıra düzeniyle belirlendiği ölçümler.

 

Sıralayıcı harf : Bir tam çok terimlinin çeşitli terimlerinde, artan veya eksilen kuvvetlerine göre bu terimlerin dizildiği sırayı gösteren harf.

Varış çizgisi : Bir yarışın son noktasını belirleyen çizgi.

Yargıcı : Hakem.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

Atlet : Kolsuz, askılı fanila. Atletizmle uğraşan kimse, atletizmci.

Yargı : Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.

Varış : Varma işi. Bir yarışın son bulduğu yer, finiş.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Varı : Mısır.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Koşu : Koşma. Koşarak yapılmış olan yarış. At yarışı.

Diğer dillerde Sıralayıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Sıralayıcı ne demek ? : distributor