Sıral nedir, Sıral ne demek

Sıral; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Sıral isminin anlamı, Sıral ne demek:

“Sır olarak al, sır olarak sakla” anlamında kullanılan bir isim”. Sıral ismi; Arapça, Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Sıral ile ilgili Cümleler

  • Bu sıralarda, Lucius Cornelius Sulla, Roma diktatörü olduktan sonra, Sezar'ın onun egemenliği için siyasi bir tehdit olduğunu düşündü.
  • O sıralarda Mustafa Boston'daydı.
  • Tek sıra halinde sıralan.
  • Ali sınıftaki bütün boş sıralara bakındı.
  • İşsizlik sıralamasında, üniversite mezunları ilk sırada yer alıyor.
  • O sıralarda adada hiç kimse yaşamadı.
  • Yapı malzemeleri bu sıralar çok pahalı.
  • Üniversitedeyken amfide orta sıralar bir hocamızın dersinde boştu ama ben orta sırada oturmadım dikkatini cezbetmiş miydi?
  • O sıralar, ben öğrenciydim.
  • Bu sıralar riske girmeyin ve dikkatli olun.

Sıral anlamı, kısaca tanımı

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak

 

Açılma sıralaması : Yarışın son bir dakikasında, yarışçıların aldıkları uzanıma göre yapılan sıralama.

Ad sıralaması : Tanıtma yazılarında ya da asılarda adların dizildikleri sıra.

Ardıl sıralı bilgisayar : Uygulanacak bir sonraki komutun bellek yerini belirten bir sapma komutu bulunmadıkça, komutların, ayrıca belirtilmeden, sırayla yürütüldüğü bilgisayar.

Arşimed sıralı uzayı : Arşimed sıralama özelliğinin sağlandığı doğrusal uzay.

Arşimet sıralaması : Bir doğrusal uzayda özelliğini sağlayan tikel sıralama bağıntısı.

Arşimet sıralı uzayı : Bir Arşimet sıralaması ile donatılmış doğrusal uzay.

Bağımlı sıralı birleşik cümle : En az iki cümleden oluşan yalnız başlarına kullanıldıklarında da bir yargı bildiren fakat özneleri nesneleri veya tümleçleri ortak olan birbirine virgül, noktalı virgül gibi işaretler veya bağlaçlarla bağlanan ve anlamca birbirine bağımlı olan cümleler: İnsan bir arayıp sorar, bir mektup yazar, bir telefon eder, şöyle bir hatır sorar. Konusu kendilerine pek ilgi çekici gelen bu kitabı Ayşe okuyor, arkadaşları dinliyor, Dilek de arasıra notlar alıyordu. Kendisi on senedir ne Bursa’ya gitmiş, ne akrabalarını görmüş, hatta mallarını bile İstanbul’dan gönderdiği bu vekil vasıtasıyla sattırmıştı (Ö. Seyfettin, Primo Türk Çocuğu I, Bütün Eserleri 3; Bomba, s. 25). Bu inkılâp mucizesi bugün dillendi, bugün ses, renk ışık ve heyecan hâlinde büyüklüğünü ve eşsizliğini bize haykırıyor (Y. N. Nayır, Bu Onyıl, s. 115). Kayıklar yan yana duruyor, hatta, bazen kayıkçılar bunları çarpışmasınlar diye tutuyor, çekiyor, birleştiriyor; bazen de çarpışmadan yol alsınlar diye hafifçe itiyor, uzaklaştırıyorlardı (A.Ş. Hisar BM, s. 201).Orta sırada yan yana bir diziye oturmuş, dört beş piyade neferi, bütün parterde yalnız bir tek bahriyeli var (M.Ş. Esendal, EOY, s. 105). Karşı sarraflara el öpmeğe gidecektik... Bunu bize ne babam ne de annem söylemişti (O. Kemal, BE, s. 69) vb.

 

Bağlı sıralılık : Bir kümedeki bazı öğelerin sıralarının birbirinden ayırt edilememesi nedeniyle sıra numaralarının aynı olması.

Boy sıralaması : Raf yüksekliğinden yararlanmak amacıyla kitapların raflarda boylarına göre sıralanması.

Dizinli sıralı kütük : Doğrudan erişim olanağı bulunmayan, sıralı bir veri kütüğünün, erişilmek istenen birtakım tutanakları belli bir düzen içerisinde gösteren bir dizin kütüğü aracılığıyla doğrudan erişilmesini sağlayacak biçimde geliştirilmiş düzeni.

Doğrusal sıralanmış sınıf : Elemanları için doğrusal sıralanma bağıntısı tanımlanmış bir sınıf.

Doğrusal sıralı küme : [Bakınız: tümel sıralı küme]. [Bakınız: tam sıralı küme].

Düşük sıralı ürünler : Düşük eşik isteme konu olan, çok sayıda yerleşim yerinde satılan ve düşük yayılma alanı olan gazete, ekmek, süt, kuaför gibi mal ve hizmetler.

Erey sıral sayısı : Bir başka sıral sayının ardılı olmayan sıral sayı.

Eşlenik sıralama : Verilen n nesnenin iki ayrı sıralamasının yeniden düzenlenmesi. Örneğin, beş nesneye ilişkin iki ayrı sıralama.

Film sıralağı : Filmleri öbür filmler arasında ya da bir filmdeki çekimleri öbür çekimler arasında kolayca bulmak amacıyla yönetmen, yapımcı, yapımevi, uygulamanlar, oyuncular, konu, içerik, tür, ve benzerleri yönlerden sıralamalar yapılarak gerçekleştirilen dizelge.

Genel sıralama : Konak ya da bölümlere ayrılmış yarışlarda, tek ve takımları, konaklara, bölümlere, varış zamanlarının toplamına ve bitişe göre değerlendirerek sıralandırma.

Harf harf sıralama : Fişleri sıralamaya temel olacak sözcükleri yalnız harflerini göz önüne alarak düzenleme, bk. abecesel sıralama.

İki sıralı saf : Yan yana bir doğrultuda duranların oluşturdukları, ard arda duran iki sıra.

İyi sıralama : İyi sıralama bağıntısıyla belirlenen sıralama türü. [Bakınız: iyi sıralama bağıntısı].

İyi sıralama bağıntısı : Bir küme üzerinde tanımlanan ve boş olmayan her bir altkümesi bir en küçük öğe varlayan tümel sıralama bağıntısı.

İyi sıralama ilkesi : Doğal sayılar kümesinin boş olmayan her altkümesinin bir en küçük öğe varlaması ilkesi. "Her küme üzerinde bir iyi sıralama bağıntısı vardır," önermesi. Kümeler için bu önerme seçme aksiyomuna ile denktir.

İyi sıralanmış küme : Üzerinde iyi sıralama bağıntısını bulunan küme.

İyi sıralı küme : Bir iyi sıralama bağıntısı ile donatılmış küme.

Kısmi sıralama : Sıralama bağıntısı tanımlanmış bir kümede karşılaştırılamayan elemanlar varsa, bu sıralamaya kısmi sıralama denir.

Kısmi sıralı küme : Üstünde kısmi sıralama bağıntısı tanımlanmış boş olmayan bir küme.

Kimyasal sıralama : Protein değerlendirme sistemlerinden olan, protein kalitesi tayin edilecek yemin kapsadığı en düşük düzeydeki esansiyel amino asitle standart proteinin kapsadığı aynı aminoasidin karşılaştırılması.

Oturma sıraları : Sirkte seyircilerin oturduğu sıralar.

Öncelik sıralaması modeli : Tüketicilerin, özelliklerine göre sıralanmış olan mal ve hizmetleri kendi önceliklerine göre karşılaştırarak seçim yapmasına dayanan model.

Rasgele sıralı bilgisayar : Her komutun, uygulanacak bir sonraki komutun bellek yerini deyimleyerek belirlediği bir bilgisayar.

Sağım sıralaması : Mastitisten korunma için, sağım sırasında, önce ilk laktasyondaki sağlam memeli ineklerin, sonra diğer sağlam memeli ineklerin, daha sonra da sırasıyla somatik hücre sayısı yüksek, kronik meme yangılı ve en son klinik meme yangılı ineklerin sağılması.

Sıral sayı : Bir iyi sıralı kümenin sıra türü. Anlamdaş. sıra sayısı, sayı. Sıralanmış bir çoklukta herhangi bir birimin sırasını gösteren sayı. bk. asal sayı.

Sıralaklama : Filmlik ve belgeliklerde çeşitli sinema ve televizyon gerecinin (film, kuşak, vb.) sıralaklara geçirilmesi işlemi.

Sıralama bağıntısı : Geçişli, tersbakışımlı olan herhangi bir bağıntı. yarısıralama, tamsıralama, sıkı yarısıralama, sıkı tamsıralama.

Sıralanabilir küme : Elemanları için sıralama bağıntısı verilebilen küme.

Sıralanabilme : Sıralanabilmek işi. Sıralama bağıntısının verilebilmesi.

Sıralanabilmek : Sıralanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Sıralandırma : Sıralandırmak işi. Bir kümenin elemanlarının sıralama bağıntısının verdiği sıraya göre yazılması.

Sıralandırmak : Sıralanma işini yaptırmak.

Sıralanmamış ikili : İki nesneden oluşan küme. a ile b nin sıralanmamış ikilisi {a, b} olarak gösterilir.

Sıralanmış ikili : Art arda gelen iki nesneden oluşan bütün. Kümeler kuramında a ile b nin sıralanmış ikilisi biçiminde gösterilip, {{a}, {a, b}} kümesi olarak tanımlanır.

Sıralayabilme : Sıralayabilmek işi.

Sıralayabilmek : Sıralama imkânı veya olasılığı bulunmak.

Sıralayıcı : Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı.

Sıralayıcı ölçek : Nesneleri ölçülmekte olan özellik bakımından bir sıra düzenine sokan ve bu özelliğin çeşitli dizillerine uygun biçimde sayısal değerler verebilen ölçek bk. adlayıcı ölçek, aralıklı ölçek, oransal ölçek, ölçüm düzeyleri.

Sıralayıcı ölçümlü veriler : Nitel özellikler arasında mantıksal ilişkiler nedeniyle büyüklük, küçüklük, eşitlik sıralamalarının yapılabildiği ve sınıf adlarının da bu sıra düzeniyle belirlendiği ölçümler.

Sıralayıverme : Sıralayıvermek işi.

Sıralayıvermek : Çabucak veya kısa zamanda sıralamak.

Sıralı birleşik cümle : Tek başına yargı bildiren ve bir anlam bütünlüğü içinde yan yana sıralanan, iki veya daha fazla cümlenin oluşturduğu cümleler topluluğu. Bu cümleler arasındaki anlam ilişkisi ortak kip, ortak şahıs ve öteki ortak cümle ögeleri ile sağlanır birbirlerine virgül noktalı virgül ve bağlaçlarla bağlanır: || Sevdiklerin göçüp gidiyor birer birer, || Ay geçmiyor ki almıyayım gamlı bir haber (Y. K. Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s. 102). || İnsanlara istersen en büyük hizmeti görür; onlara fazileti, sevmeyi, hakikati öğretirsin (Ö. Seyfettin, İlk Düşen Ak, s. 61). || Ben bu işin her yönünü ölçüp biçtim, nerden girip nerden çıkacağımı hesaba vurdum (K. Tahir, Devlet Ana, s. 185). || Gökyüzü hâlâ sarışındı, batıda portakal rengi bulutlar belirmişti, ovadaki aydınlığa ise gitgide lacivert ve gri renkler sürüyordu (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 201). || Ben buraya siper kazmağa geldim; gücüm kuvvetim yerinde çok şükür (S. Çokum, Ağustos Başağı, s. 177). || Sabahleyin kalkar, kahvaltımı yaparım. Ahmet geldi ve yerine oturdu. Ay dün akşamki yerinde; kavak ağaçlarına sırmalarını giydirmiş,sakin ve aynı gülümseyen yüzle bakıyordu (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s. 139). Dadım Musul’da kalmayı tercih etmiş, Ahmet Ağa İzmit civarındaki köyüne, kardeşinin yanına çekilmişti. (A.H. Tanpınar. göst. e. s.186). İçindeki bir ikinci kişilik, ona karşı daima avutucu, uysal sınırsız şekilde hoşgörülü davranıyor; Murad’ın gerçekleri görmezlikten gelmesine, hattâ inkâr etmesine yardımcı oluyordu. (T. Buğra, Yalnızlar, s. 138). bk. bağımlı sıralı birleşik cümle, bağımsız sıralı birleşik cümle.

Sıralı dağlama : [Bakınız: ayrımlı dağlama].

Sıralı değerleme ölçeği : Bir ölçüm boyutuna ya da konusuna ilişkin çeşitli seçenekleri art arda sunan ve yanıtlayıcıdan bunların yeğlenme ya da öncelik sırasına göre dizillemesini isteyerek seçenekleri sıra düzenine sokmaya yarayan ölçek.

Sıralı dizi : Bir değişken değerleri kümesinde öğeler en küçük değerden en büyük değere doğru sıralandığında elde edilen dizi.

Sıralı doğrusal uzay : [Bakınız: tikel sıralı doğrusal uzay].

Sıralı dolam : Üzerinde her koşullarını gerçekleyen bir tikel sıralama bağıntısı tanımlanan R değişmeli dolamı.

Sıralı küme : Bir tikel sıralama bağıntısıyla donatılmış küme.

Sıralı nicel değişken : Sençenekleri bir sayı dizgesinin birimleriyle dile getirilmeyen, ancak bir sıra düzenine göre "en iyi..., en kötü" gibi birbirinden ayrılabilen nicel değişken.

Sıralı örneklemdeğerler : (Kuramsal istatistik) F(x) dağılım işlevinden alınmış rasgele örneklemini oluşturan 'ler büyüklüklerine göre biçiminde sıralandığında olasılıksal değişkenleri. rasgele örnekleminin işlevleri olan örneklemdeğerlerdir.

Sıralı taban : Bir vektör uzayının, elemanları sıralanmış bir tabanı.

Sıralı tepkimeler : Birinin ürünü öbürüne tepken olan art arda tepkimeler dizisi.

Sıralı yöney uzayı : [Bakınız: tikel sıralı doğrusal uzay].

Sıralık : Sıra ile ağaç dikilerek yapılan sınır. [Bakınız: Başlak].

Sıralılar : Aydın ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sıraliyin : Sırayla; sırasiyle.

Sıralp : Sır saklayan yiğit.

Söz sıralanımı : Bir yazıda, bir bölümün önceki ve sonraki bölümlerle ilgisi. (Buna dayanılarak, o bölüme değgin kuşkular aydınlığa kavuşturulur ve bölümün gerçek biçimi ya da doğru anlamı saptanır.).

Sözlük sıralaması : A,B tikel sıralı kümeleri verildiğinde, AxB kümesi üzerinde olarak tanımlanansıralama bağıntısı.

Takım sıralaması : Yarış sonunda, takımları, yarışın türüne ve koşu yönetmeliğine göre sıralama.

Tarih sıralaması : Kitap, kitapça, kesik gibi kitaplık gereçlerinin ya da katalog fişleri ile kaynakçaların basım tarihine göre sıralanması.

Tarihsel sıralama yöntemi : Birbirlerini izleyen tarihsel halk kültürlerini görevsel özelliklerine göre inceleme işlemi, bk. tarihsel yöntem.

Tek sıralı epitelyum : Gözelerinin tek sıra meydana gelirdiği bir tip örtü dokusu olup omurgasız hayvanların dış yüzeyi ile hayvanların iç yüzeyinin bütün boşluklarını örter.

Tek sıralı saf : Toplu cimnastiklerde, dirsek değmesiyle yan yana bir doğrultuda duranların oluşturdukları sıra.

Tekli sıralama : Yarış sonunda, koşucuları, elde ettikleri yer ve zamana göre teker teker sıralandırma.

Tikel sıralama : Bir küme üzerinde yansımalı, yan bakışımsız ve geçişli olan ikili bağıntı.

Tikel sıralama bağıntısı : Dönüşlü, yan bakışımsız ve geçişli bağıntı.

Tikel sıralı doğrusal uzay : Koşulları gerçeklenecek biçimde üzerinde bir tikel sıralama bağıntısı var olan E doğrusal uzayı,Anlamdaş. sıralı doğrusal uzay, sıralı yöney uzayı.

Tikel sıralı küme : Üzerinde bir tikel sıralama bağıntısı var olan küme.

Tümel sıralama : İkilik özelliğini gerçekleyen tikel sıralama türü.

Tümel sıralama bağıntısı : Bir küme üzerinde dönüşlü, yan bakışımsız, geçişli olan ve ikilik özelliğini gerçekleyen ikili bağıntı.

Tümel sıralı küme : Üzerinde bir tümel sıralama bağıntısı olan küme. Anlamdaş. doğrusal sıralı küme.

Yüksek sıralı ürünler : Yüksek eşik isteme konu olan, az sayıda yerleşim yerinde satılan ve yüksek yayılma alanı olan mobilya, elektrikli eşyalar, finansal danışmanlık gibi mal ve hizmetler.

Alfabetik sıralama : Alfabe sırası.

Bağımlı sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olan ve özneleri, tümleçleri veya yüklemleri ortak olan cümle.

Bağımsız sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olduğu hâlde özneleri, tümleçleri, yüklemleri ayrı olan cümle.

Rütbe sıralaması : Büyükten küçüğe, küçükten büyüğe makam ve rütbe sırası.

Sıralaç : Klasör.

Sıralama : Sıralamak işi.

Sıralamak : Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Art arda söylemek, sayıp dökmek.

Sıralanış : Sıralanma işi.

Sıralanma : Sıralanmak işi.

Sıralanmak : Sıra oluşturacak biçimde yer almak. Sıraya, düzene konulmak.

Sıralatma : Sıralatmak işi.

Sıralatmak : Sıralama işini yaptırmak.

Sıralayıcı harf : Bir tam çok terimlinin çeşitli terimlerinde, artan veya eksilen kuvvetlerine göre bu terimlerin dizildiği sırayı gösteren harf.

Sıralayış : Sıralama işi.

Sıralı : Sıralanmış, düzenlenmiş, dizili. Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olan.

Sıralı cümle : Anlam yakınlığıyla bağlanmış cümlelerin oluşturduğu cümle, sıralı tümce.

Sıralı ikili : A ve b gibi iki elemanı öncelik sırasına göre a, b biçiminde yazarak elde edilen a, b ikilisi.

Sıralı oluş : Birbirini takip etme, epigenez.

Sıralı sırasız : Yer veya zaman uygunluğu gözetmeksizin.

Sıralı tümce : Sıralı cümle.

Sıralı üçlü bahis : At yarışlarında üzerine bahis konulan bir koşuda ilk üç atı sırasıyla tahmin etme biçiminde oynanan bir oyun.

Diğer dillerde Sıraevler anlamı nedir?

İngilizce'de Sıraevler ne demek ? : terrace houses, row houses