Consolidation türkçesi Consolidation nedir

  • Birleşme.
  • Konsolidasyon.
  • Birleşim.
  • Konsolide etme.
  • Takviye.
  • Toplulaştırma.
  • Berkitme.
  • Farklı hesapların birleştirilerek tek bir hesap haline getirilmesi.
  • Bütünleşme.
  • Güçlendirme.
  • Birleştirme.
  • Sertleşme.
  • Sert hale gelme durumu, konsolidasyon. özellikle akciğer ve meme gibi organlardaki şiddetli bakteriyel enfeksiyonlarda bez lümenlerinin ve hava yollarının eksudatla dolması sonucu biçimlenir.
  • Borçları birleştirme.
  • Katılaşma.
  • İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması.
  • Sıkılaştırma.
  • Yerel yönetimlerin, özeksel yönetime, ona bağlı çeşitli kuruluşlara olan süresi dolmuş borçlarının uzunca bir süre için ertelenerek devletçe güvenceye bağlanması. bk. erteleyim.
  • Ünite.
  • Yoğunlaştırma.
  • İktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Sağlamlaştırma.

Consolidation ingilizcede ne demek, Consolidation nerede nasıl kullanılır?

Consolidation statement : Konsolidasyon durumu.

Multiple consolidation ranges : Çoklu birleştirme aralıkları.

Anisotropic consolidation : Eşyönsüz pekleşme. Anizotrop konsolidasyon. Anizotrop. Anizotropik konsolidasyon.

 

Land consolidation : Kırsal alan düzenlemesi. Arazi toplulaştırması. Arazi toplulaştırılması. Toplulaştırma. Tarımda verimliliği yükseltmek, toprak iyeliğinde de parçalanmanın, tarım işletmelerinin verimsiz çalışmalarına yol açmasını önlemek için, köylünün istenciyle ya da toprak düzeltim izlenceleriyle tarımsal toprak iyeliğinin, verimli tarım etkinliğini olanaklı kılacak ölçüde büyük toprak parçaları olarak birleştirilmesini içeren zorunlu düzenleme. Tarımsal toplululaştırma.

Consolidations : Takviye. Konsolidasyonlar. Sağlamlaştırma. Borçları birleştirme. Konsolide etme. Sertleşme.

Consolidated budget : Genel ve katma bütçeli idarelerin ödenekleri toplamından, genel bütçeden katma bütçeli idarelere yapılan hazine yardımlarının düşürülmesiyle tanımlanan ve 2006 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı kanunla birlikte merkezi yönetim bütçesi olarak adlandırılan bütçe. Konsolide bütçe.

Consolidated : Konsolide edilmiş. Vadesi uzatılmış. Birleştirilmiş. Dayanıklı. Takviyeli. Konsolide. Birleşmiş. Sağlam.

Consolidate : Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak. Vadesini uzatmak. Sağlamlaşmak. Takviye etmek. Birleştirmek. Pekişmek. Güçlenmek. Birleşmek. Toplamak.

Consolidative : Birleştirici.

Consolidated annuities : Devlet tahvilleri. Sahibine sabit bir faiz geliri kazandıran, ancak vade tarihi olmayan dolayısıyla anapara ödemesi yapılmayan (itfa edilmeyen) devlet tahvili. krş. sürekli borçlar. Vadesi belli olmayan ve yalnızca faizi ödenen devlet tahvili. Süresiz tahvil.

İngilizce Consolidation Türkçe anlamı, Consolidation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consolidation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Entrenchments : Tahkimat. Hendek kazma. Siper. Boy siperi.

Combination : Terkip. Kartel. Düzen. Birlik. Kilit şifresi. Şifre (kilitte). Bileşim. Bileşme. Kombinasyon.

Afforcement : Destek.

Association : Bağlaşı. Kafada birleştirme. Yer, zaman, neden, etki ve sonuç bakımından aralarında birlik, benzerlik ya da karşıtlık gibi ilişkiler bulunması dolayısıyle düşüncelerin kendiliğinden birbirini ansıtması olayı. ruhsal etkinlikler ve durumlar arasında kurulan görevsel ilişkiler. Düşünsel olarak bir araya getirme. Arkadaşlık. Tedai. Aynı ekolojik ortamı işgal eden aynı ya da farklı türdeki bitkilerden oluşan topluluk. Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. Özdeciklerin, aralarındaki fiziksel kuvvetler nedeniyle oluşturdukları toplu durum.

Inurements : Kullanıma geçme. Kullanıma girme. Ortama alıştırma. Uyum sağlama. Geçerli olma. Yürürlüğe girme. Alışma.

Bindery : Bağlayıcı. Mücellithane. Ciltevi. Cilt evi. Ciltçi. Birleştirici.

Assembly : Dizileme. Özel bir amaçla bir araya toplanmış insanlar. Toplantı. Topluluk. Derleyici. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Çevirme. İçtima. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurmak.

Recruitment : İşe alım. Askerlik. İyileşme. Stok. Temin. Asker toplama. İşe alma. İyileştirme.

Sitting : Poz verme. Oturan. Bir yerde yerleşmiş bulunan. Oturma. Oturmakta olan. Kuluçkalık. Oturuş. Ruh çağırma seansı. Celse.

Consolidation synonyms : mergences, arbitrage, horizontal combination, reenforcement, firming, thickening, assn, entrenching, maturing, integration, associations, land consolidation, reinforcement, joins, aggregation, gelation, vertical combination, coalescence, intensification, associativity, binding together, strengthening, authorisation, combining, condensing, fortifiers, inurement, condensations, uniting, fortifier, adjunction, hard on, synthesis.

Consolidation zıt anlamlı kelimeler, Consolidation kelime anlamı

Decentralization : Ademi merkeziyet. Adem-i merkeziyetçilik. Merkezden yönetilmeme. İktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Özeksiz yönetim. Yürütme erkinin belli ölçülerle özeksel yönetim ile yerel yönetim birimleri arasında bölüşülmesini ve bir bölüm yetkilerin yerel birimler eliyle kullanılmasını gerektiren yönetim anlayışı. bu anlayışın başat olduğu yönetim biçimi. bk. yerel yönetim. Özeksizleştirme. Sorumluluğun dağıtılması. Ademi merkezileşme. Ademi merkeziyetçilik.

Artifact : Yapay doku. Yapay olgu. Yapaylık. İnsan yapımı. İnsan eliyle yapılan şey. Eser. Yapı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. İlk insanların yaptığı sanat eseri.

Consolidation ingilizce tanımı, definition of Consolidation

Consolidation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of consolidating, making firm, or uniting. Combination. The state of being consolidated. Solidification.