Cere nedir, Cere ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dilenme, toplama.

Toprak testi.

Toprak küp.

Kocasından boşanan çocuklu kadının çocuklarına ve kendisine bağlanan para.

Bir malın yıllık kirası veya vergisi.

Bir iş karşılığında alınan şey.

Güç, erk.

Testi.

Nafaka.

Toprak küpün küçüğü.

Teknik terim anlamı:

Çömlek. (Gökmenler, Kızılağaç, Gedikli, Çatak Saimbeyli Adana).

Cere ile ilgili Cümleler

  • Salak senden yaşça büyüklerde o zaman bu hatanın benzerini yapmışlardı şimdi ceremesini biz çekiyoruz.
  • Unutulmaz bir olay cereyan etti.
  • “Düzbel'de cereyan eden meydan muharebesini İkinci Kılıç Arslan kazandı.”
  • Yazılmışı bozmaya kalkan sensin ve bunun ceremesini çekeceksin; kaşındın.
  • Ve sonra umulmayan bir şey cereyan etti.
  • Halkın iradesi kamu otoritesinin esasıdır; bu irade, gizli şekilde veya serbestliği sağlayacak muadil bir usul ile cereyan edecek, genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak olan devri ve dürüst seçimlerle ifade edilir.
  • Neden kızgınım sana biliyorsun; beni sevmeyen bir eşeğe eğer koydun; bunun ceremesini ben çektim.
  • Ceres, güneş'ten 415 milyon kilometre uzaklıkta bulunur ve Mars ile Jüpiter arasındaki bir yörüngede güneş'in etrafında döner.

Cere ile ilgili Atasözü veya Deyim

ceremesini çekmek : başkasının yol açtığı zararı ödemek.

 

cereyan çarpmak : elektrik akımına tutulup etkisinde kalmak.

cereyan etmek : geçmek, olmak, yapılmak.

cereyana kapılmak : elektrik akımıyla çarpılmak suyun akışı içinde kalıp sürüklenmek bir eğilim, bir görüş hareketi içinde yer almak.

cereyanda kalmak : kapalı bir yerde, karşılıklı açık pencere veya kapı arasında meydana gelen hava akıntısında kalmak buna bağlı olarak üşütmek.

Cere anlamı, tanımı

Can cere : Derman, güç

Cere cüre : Çelimsiz, ufak tefek.

Cerebcülük : Alış veriş yapma. (Boyalı Güdül Ankara).

Cerek : Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç. İnce uzun, yuvarlak sırık, dilme. Çatılarda kullanılan ağaç. [Bakınız: cehrek]. Taze çam fidanı. Ağaçlar dizilip üzerine toprak doldurularak yapılan döşeme: Bizim cerek çöktü, tazelenecek. [Bakınız: cerge]. Baş parmakla işaret parmak arasındaki uzunluk. Eşini kaybetmiş kekliğin feryadı. Kaburga kemiği: Damda geçi yayılır - cerekleri sayılır - Dama çıkma Fadimem - Seni gören bayılır. Bostan ve tarlalara yapılan basit kulübe, gölgelik. Kesilmiş, budanmış ince ağaç, sırık. Çatıların kapatılmasında kullanılan ince, uzun sırık. Üzerine çarşaf, havlu ve benzerleri eşya atılan ağaç. Evin tavanına atılan ince uzun ağaç, kiriş (Kaman). hlk. Tuzlanmış pastırmalık etlerin yıkama işleminden sonra kurutulması amacıyla asıldıkları ahşap veya madeni askı. Mutfak ve odaların yüksekçe bir kesimine üzerine eşya asmak için çakılan bilek kalınlığında uzun bir çıta. (Salman Akkuş Ordu).

Cerekli : Samsun ilinde, Ondokuzmayıs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Cerelemek : Yavrulayacak hayvanın dişilik organından beyaz sıvı akmak. Nişan takmak.

Cerelenmek : Nişan takmak. İz yapmak.

Cerelmek : Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek.

Cerem : Sınır.

Cerenkov ışınımı : Yüklü bir parçacığın, bir ortamı, o ortamdaki ışık hızından daha hızlı olarak geçişi sırasında oluşan ışınım. Örneğin, 0,3 MeV'luk bir elektronun 240 000 km/ s'lik bir hızla, su içinden geçişi sırasında, sudaki ışık hızı 225 000 km/ s'dir.

Cerenli : Adana şehri, Yüreğir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Cerenük : Erik.

Ceres : Kuru yemiş cinsinden şeyler.

Cereye vermek : Tarlayı, ekilen tohum kadar ücretle kiraya vermek: Benim tarlayı Ahmet'e cereye verdim.

Cereyh : Sırık; sırıklık ağaç gövdesi.

Cerez : Kuru yemiş cinsinden şeyler. Çerez. Çerez, meze.

Coenurus cerebralis : Genellikle koyunların, keçilerin ve diğer geviş getiren hayvanların ara sıra insanların beyninde bulunan Taenia multiceps larvası.

Myxosoma cerebralis : Oval görünümlü ve iki polar kapsüle sahip, iodinophilous vakuolü bulunmayan, alabalık ve diğer birçok balıkta dönme hastalığı yapan, balıkların baş kısmındaki kıkırdağa yerleşen ve spor oluşturan bir protozoon. Somon balıklarında dönme hastalığına neden olan protozoon türü.

Saccharomyces cerevisiae : [Bakınız: bira mayası]. Bira, ekmek, alkol ve enzim (invertaz) sanayisinde kullanılan maya türü.

Cereme : Başkası tarafından yapılmış olan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme.

Ceren : Ceylan.

Cereyan : Bir yöne doğru akma, akış, akıntı. Bir şeyin gelişme, olma durumu. Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket. Akım.

Cereyanlı : Akıntılı. Akımlı.

Diğer dillerde Ceramic magnet anlamı nedir?

Osmanlıca Ceramic magnet : seramik mıknatıs