Chares türkçesi Chares nedir

Chares ile ilgili cümleler

English: As for our students, one has already left for Bucharest, and one is on her way.
Turkish: Öğrencilerimize gelince, biri Bükreş'e hareket etti, ve biri yolda.

English: Romania is a Balkan country. Its capital is Bucharest.
Turkish: Romanya bir Balkan ülkesidir. Başkenti Bükreş'tir.

English: I live in Bucharest.
Turkish: Bükreş'te yaşıyorum.

English: Bucharest has a population of 2.1 million.
Turkish: Bükreş'in 2,1 milyon sakini vardır.

English: Romania's capital is Bucharest.
Turkish: Romanya'nın başkenti Bükreş'tir

Chares ingilizcede ne demek, Chares nerede nasıl kullanılır?

Bucharest : Bükreş. Romanya'nın başkenti.

Chare : Dar sokak. Rutin görev. Günlük iş. Küçük iş. Angarya. Geçit. Dar yol.

Char a banc : Gezinti otobüsü. Açık omnibüs. Büyük gezinti otobüsü.

Char pitch : Karakter kaydırma. Karakter genişlik çarpanı.

Char right extend : Sağ karakter uzatma.

Accent char : Vurgu karakteri.

Character analysis : Kişilik analizi. Karakter analizi.

Charabanc : Bazı çevrelerde hala kullanılan. Bir sürü yolcu taşıyan araç (fransızca'dan). Otobüs anlamında bir sözcük. (ingiliz kullanımı) tur otobüsü (fransızca'dan).

 

Character : Bir olay ya da bireyin ayırıcı özellikleri toplamı. Canlının morfolojik ve fizyolojik özelliklerinden her biri. Karakteristik yapı. İşaret. Kişilik. Ira. Oymak. İsim. Huy. Nevi şahsına münhasır bir kimse.

Character actor : Karakter oyuncusu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belirli bir karakteri tüm ayrıntılarıyla yaratmakta usta olan oyuncu.

İngilizce Chares Türkçe anlamı, Chares eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compassionate : Başkalarına acıyan. Acıyıcı. Sevecen. Şefkatli. Müşfik. Merhametli.

Tranche : Dilim. Tranş. Parça. Kısım.

Gangway : Yağlı boya!. Uçağa yanaştırılan körüklü yol. İskele. Değmesin!. Güverteden uzatılan köprü. Aralık. Oluk. Borda iskelesi. Yoldan!. İskele merdiveni.

Catwalk : Kediyolu. İki binayı birbirine bağlayan köprü. Podyum. İki bina arasındaki köprü. Dar bir yaya yolu. İskele. Dar köprü. Geçit kalası.

Day labor : Gündelik iş.

Lanes : Patika. Yol şeridi. Rota. Kulvar. Keçi yolu. Şerit.

Percentage : Yüzde sayışımı ile yüzde oranı denilen ve aracıya verilen para. Yüzdesi. Yüzde oranı. Yüzde. Kısım. Pay. Nispet. Sınıfsal ölçümlü verilerde en çok kullanılan istatistiklerden biri olup her kategoriye ait sıklık sayısının toplama oranının yüzdeyle ifadesi. Doz. Komisyon.

Ration : Tayın. Tavan fiyatın uygulandığı durumlarda istemin sunumu aşmasına bağlı olarak oluşabilecek karaborsayı önlemek amacıyla devletin belli önceliklere göre mal dağıtımını düzenlemek için verdiği ve üzerinde kullanıcının adı, geçerlilik süresi, geçerli olduğu bölge ve malın türünün belirtildiği belge. malların geçici olarak ödemeleri yapılmadan yurt dışına çıkarılmasına olanak sağlayan gümrük belgesi. Vesika ile dağıtmak. İstihkak. Karneye bağlama. Karne ile vermek. Tayına bağlamak. Hayvanların yaşama ve verim payı besin madde gereksinimlerini karşılayan, bir veya daha fazla yem maddesinin karışımından oluşan, hayvanların tüketebileceği bir günlük yem miktarı, diyet, günlük rasyon. Canlının besin maddeleri ve enerji ihtiyacını sağlayan bir günlük toplam karma yem miktarı. Yiyecek payı.

 

Alley : Misket. Ağaçlıklı yol. Sokak arası. Ağaçlı yol. Patika. Ara yol. Bilye. Bovlingde topun atıldığı yol.

Chares synonyms : chare, allowance, piece, fatigue, bab, net income, way, dole, areaway, angaries, corvee, cut, split, pity, daywork, feel for, profits, causeys, dispensation, alleyways, canalis, assets, drudgeries, portion, busyworks, darg, slice, stake, areaways, fag, access, net profit, angary.