Compassionate türkçesi Compassionate nedir

Compassionate ile ilgili cümleler

English: Ali is compassionate.
Turkish: Ali şefkatlidir.

English: Ali was compassionate.
Turkish: Ali merhametliydi.

English: Ali is very compassionate.
Turkish: Ali çok şefkatli.

English: The more you suffer in life, the more compassionate you become.
Turkish: Hayatta ne kadar acı çekersen, o kadar merhametli olursun.

English: Ali was very compassionate.
Turkish: Ali çok merhametliydi.

Compassionate ingilizcede ne demek, Compassionate nerede nasıl kullanılır?

Compassionate allowance : Nafaka.

Compassionate leave : Mazeret izni. Felaket izni.

On compassionate ground : Acıdığından.

Compassionately : Sevimli bir biçimde. Merhametli bir şekilde. Anlayışlı bir şekilde. Acıyarak. Merhametle.

Compassionateness : Şefkatlilik. Halden anlayan olma durumu. Merhametli olma durumu. Merhametlilik.

Compassion : Merhamet. Şefkat. Acısını paylaşma. Sevgi. Sevecenlik. Acıma. Rikkat.

Have compassion on : Şevkat duymak. Acımak. Merhamet duymak.

Uncompassionate : Rahmetsiz. Merhametsiz. Şefkatsiz. Acımasız.

Have compassion : Acımak.

İngilizce Compassionate Türkçe anlamı, Compassionate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compassionate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Samaritan : Samiriye ile ilgili. Samiriyeli.

Kind hearted : İyi kalpli. İyi niyetli. İyi yürekli.

Exorable : İncitmekten çekinen. Hassas. Sevgi dolu. Kolay ikna edilen. Kolay kanan.

Kindlier : Hoş. Yumuşak. Yardımsever. İyiliksever. İyi kalpli. İyi niyetli. Babacan. İyi.

Humane : Beşeri. İnsancıl. İnsancı. Uygar. İyiliksever. Hümanist. Yufka yürekli. İnsan. İnsani.

Soft : Sıvı. Ilıman. Tatlı. Deli. Pest. Nazik. Sevgi dolu. Kafasız. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cıvık.

Christian : Erkek ismi. Saygıdeğer. Dürüst. Hıristiyan. Hristiyan. Hristiyan kimse. İyi insan. Hz isa'nın öğretilerine inanan veya onu izleyen kişi.

Grieve : İçlenmek. Bağrını delmek. Kederlenmek. Büyük üzüntü vermek. Çok üzmek. Acı çekmek. Mutsuz etmek. Hüzünlenmek. Üzülmek. Dert vermek.

Gracious : Cana yakın. Nazik. Zevkli. Bağışlayıcı. İnayetli. Rahim. Hoş. İyi niyetli. Seviyeli.

Softer : Daha yumuşak. Hafif. Yumuşak. Pes. Yumuşak başlı. Kafasız. Sevgi dolu. Alkolsüz. Cıvık. Belli belirsiz.

Compassionate synonyms : nurturant, complaisant, benignant, charitable, kinder, sympathetic, tender, hypocoristic, kindhearted, condole with, sorrow, heartthrob, heartthrobs, care, endearing, lenient, easy going, pity, benign, tenderest, commiserative, favonian, affectionate, sympathise, clement, loving, caressing, kindliest, merciful, commiserate, tenderer, kind, sympathize with.

Compassionate zıt anlamlı kelimeler, Compassionate kelime anlamı

Inhumane : Zalim. İnsanlık dışı. Acımasız. İnsafsız. Kaba. Merhametsiz.

Merciless : Acımasız. İmansız. Amansız. Şefkatsiz. Kaskatı. Merhametsiz. İnsafsız. Aman zaman dinlemez. Kıyıcı.

 

Unsympathetic : Soğuk. Sevimsiz. Anlayışsız. Halden anlamayan.

Compassionate antonyms : uncompassionate.

Compassionate ingilizce tanımı, definition of Compassionate

Compassionate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Merciful. Sympathetic. Having a temper or disposition to pity. To sympathize with. To commiserate. To pity. To have compassion for.