Chemostat türkçesi Chemostat nedir

  • Sürekli fermentör.
  • Bakteri kültürlerini log fazında uzun süre muhafaza etmek için kullanılan bir cihaz.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bakterilerin çoğalmasını sınırlandırıcı besin elementi.
  • Kemostat.

Chemostat ingilizcede ne demek, Chemostat nerede nasıl kullanılır?

Chemosterilant : Kemosterilant.

Chemosterilants : Kimyasal kısırlaştırıcılar. Böcek mücadelesi maksadıyla dişi ya da erkek böcekleri kısırlaştırmakta kullanılan tepa, metepa, tiotepa ve hempa gibi maddelerin genel adı. kemosterilant. Kemosterilant.

Chemosensitive : Kemosansitif.

Chemosensor : Kemoresptör. Kemosensör. Kimyasal algılayıcı.

Chemosis : Kemoz. Konjunktivalarda aşırı ödemlerin oluşumu sonucunda göz konjunktivasının kapakların dışına taşmış bir biçimde görülmesi. Gözde mukus mebranın şişmesi. Şemozis. Kemozis.

Chemosynthetic microorganisms : Kemosentetik mikroorganizmalar. Yüksek bitkilerde metabolizma sonucu meydana gelen son ürünü kullanarak bazı elementlerin doğadaki devirsel değişimlerini sağlayan mikroorganizmalar.

Chemosynthetic organisms : Kemosentez yapan organizmalar; organik bileşiklerin biyosentezini yapan organizmalar. Kemosentetik organizmalar.

Chemosmotic : Chemosmosis'le (bir zar üzerinden maddeler arasındaki kimyasal aktivite) alakalı.

 

Chemosynthesis : Bazı bakterilerin, güneş ışınları olmadan, inorganik maddeleri oksitlemek suretiyle, kendileri için gerekli organik maddeleri elde etmeleri. Kimyasal bireşim. Kimyasal reaksiyonlardan elde edilen enerji ile organik bileşiklerin sentezi. Kemosentez. Organik bileşiklerin biyosentezi; bazı bakterilerde, biyosentez için enerji kaynağı olarak inorganik bileşiklerin oksidasyonunun kullanılması. Kimyasal sentez.

Chemoattractant : Kimyasal çekici madde. Bir hücre ya da organizmayı kendine çeken herhangi bir kimyasal madde. kemoatraktant.

İngilizce Chemostat Türkçe anlamı, Chemostat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chemostat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brooder : Civciv büyütme makinesi. Kara kara düşünen kimse. Arpacı kumrusu. Kuluçka makinesi. Civciv büyütücü. Kuluçka makinası. Civciv ana makinesi. Ana makinesi. Kuluçka tavuk.

Regulator : Akım düzenleyici. Ayarlayıcı. Bağlama. Saat rakkası. Nazım. Dalış tüplerinin yüksek basıncını dalgıçların nefes alabilecekleri makul basınca düşüren bir supap. Regülatör. Düzengeç. Düzenleyici.

Cryostat : Soğuk denetir. Çok düşük sıcaklıklar sağlayan alet. Sabit düşük sıcaklık kabı. Dongun kap. İstenilen düşük bir sıcaklıkta totulabilen kap. Kriyostat. Soğudenetir. Dondurma kabı.

Cooling system : Soğutma dizgesi. Soğutma sistemi. Isı etkileri azaltmak için olan sistem. Soğutma tertibatı. Soğutma devresi.

Thermoregulator : Termoregülatör. Isıldüzenleyici. Isı düzenleyici. Isıdenetir. Bir yerin sıcaklığını, ısı kaynağını düzenleyerek denetleyen aygıt. Termostat.

 

Bimetallic strip : İkimetalli şerit. Bimetalik şerit. Çift madenli şerit. İki metalli şerit.

Incubator : Kuluçka makinesi. Kuvöz. İç kabin sıcaklığı mikroorganizmanın optimal üreme sıcaklığına ayarlanarak mikroorganizmanın üretildiği laboratuvar cihazı, inkübatör. Deri gibi kuvöz. Küvöz. Kuluçka ana makinesi. Kültür dolabı. Fertil yumurtaların kuluçkasını sağlayan mekanik alet, inkubatör. Kuluçka aracı. İnkübatör.

Optical device : Görme cihazı.

Pyrostat : Pirostat. Yüksek ısı denetleci.

Chemostat synonyms : engine cooling system.