Incubator türkçesi Incubator nedir

  • Etüv.
  • Erken doğan bebekleri yaşatma aygıtı.
  • Inkübatör.
  • Bakteri üretmeye yarayan alet.
  • Deri gibi kuvöz.
  • İç kabin sıcaklığı mikroorganizmanın optimal üreme sıcaklığına ayarlanarak mikroorganizmanın üretildiği laboratuvar cihazı, inkübatör.
  • Kuluçka aracı.
  • Kuluçka makinesi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Küvöz.
  • Kuluçka ana makinesi.
  • Döllenmiş yumurtaların embriyonal gelişmelerinin tamamlandığı zuger şişesi, tekne tipi kuluçkalık ve kuluçka dolabı gibi gereçler.
  • Fertil yumurtaların kuluçkasını sağlayan mekanik alet, inkubatör.
  • Kültür dolabı.
  • Kuvöz.
  • İnkübatör.
  • Etüv. kuluçka makinesi.
  • Enkübatör.

Incubator ingilizcede ne demek, Incubator nerede nasıl kullanılır?

Egg incubator : Kuluçka makinesi.

Incubators : Kuvöz. Kuluçka makinesi. Bakteri üretmeye yarayan alet.

Incubatory : Kuluçkalama tedarik eden. Kuluçkalama sağlayan. İnkübasyon sağlayan.

Incubate : Kafasında kurmak. Kuluçkaya yatırmak. Üretmek. Kafasında plan kurmak. İnkübe etmek. Kuluçkaya yatmak. Tasarlamak. Civciv çıkarmak.

Incubated : Kuluçkalanmış. Tasarlamak. Civciv çıkarmak. Kuluçkaya yatmak. İnkübe. Kuluçkaya yatırmak. Kafasında kurmak. Üretmek.

Incubation channel : Mersin balığı gibi balıkların yumurtalarının kuluçkalanmasında kullanılan, su yatağında oluşturulmuş, yumurta bırakmaya elverişli yapay kanallar. Kuluçka kanalı.

 

Incubation period : İnkübasyon periyodu. Kuluçka devri. Oluşma periyodu. Hastalık yapan virüs, bakteri ya da diğer etkenlerin bulaşması ile arazların görülmesi arasında geçen süre. döllenmeden itibaren embriyonun çıkışına kadar geçen yumurta evresi. inkübasyon periyodu. Bir mikroorganizmanın gelişmesini tamamlaması için belirli sıcaklık ve belirli atmosfer ortamında tutulma süresi. kuluçkada yumurtaların çıkması için gerekli süre. Kuluçka dönemi. Kuluçka evresi. Bir mikrobiyal etkenin vücuda girmesiyle bu etkene özgü belirtilerin canlıda görülmeye başladığı zaman dilimi arasında geçen süre, inkübasyon dönemi. İnkübasyon süresi. İnkübasyon dönemi.

Incubations : Kuluçka dönemi. Enkübasyon. Kuluçka. İnkübasyon. Kuluçkaya yatma. Civciv çıkarma. Tasarlama.

Incubates : Kafasında plan kurmak. Tasarlamak. Üretmek. Kuluçkaya yatmak. Civciv çıkarmak. Kuluçkaya yatırmak. Kafasında kurmak. İnkübe etmek.

Incubative : İnkübasyonla ilgili. Kuluçkalayan.

İngilizce Incubator Türkçe anlamı, Incubator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incubator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Abdomen. Karnın altı. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Thermoregulator : Termoregülatör. Termostat. Isı düzenleyici. Isıdenetir. Isıldüzenleyici. Bir yerin sıcaklığını, ısı kaynağını düzenleyerek denetleyen aygıt.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Disinfector : Dezenfektör. Dezenfekte edici. Mikrop öldürücü. Dezenfektan. Temizleyici. Dezenfektan maddelerin uygulanmasında kullanılan araç. Dezenfekte aygıtı. Dezenfekte eden.

Drying oven : Kimyasal özdek araç ya da gereçleri belirli bir sıcaklıkta tutarak, üzerlerinde suyu gidermek için kullanılan deneylik aracı. Kurutma fırını. Kurutma dolabı.

Apparatus : Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Düzenek. Malzeme. Jimnastik araç ye gereçleri. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Aletler. Cihaz. Araçlar. Makine. Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Incubator synonyms : egg incubator, a dna, abdominal palpation, hatchers, a c deformity, hatcher, incubators, thermal breeder, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, stove, brooders, brooder, abdominal distention, abattoir, abaxial, a c syndrom, setup, thermostat, abamectin, abdominal pain.

Incubator ingilizce tanımı, definition of Incubator

Incubator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A contrivance for the cultivation of microörganisms by maintaining a suitable temperature. That which incubates, especially, an apparatus by means of which eggs are hatched by artificial heat.