Chief inspector türkçesi Chief inspector nedir

  • Soruşturmaların başındaki polis memuru.
  • Baş komiser.
  • Başkomiser.
  • Baş müfettiş.
  • Başmüfettiş.

Chief inspector ingilizcede ne demek, Chief inspector nerede nasıl kullanılır?

Chief : İdare amiri. Patron. Şef. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Başlıca. Elebaşı. Üst. Ana. Baş. Belli başlı.

Inspector : Muayeneci. Denetleyici. Muayene memuru. Sakçı komiseri. Denetmen. Müfettiş. Denetimci. Kontrolör. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Denetçi.

Chief accountant : Başmuhasip. Baş muhasebeci veya sayman. Baş muhasip. Muhasebe şefi.

Chief armor officer : Silahlı askeri birliklerde kıdemli subay. Baş silah subayı.

Chief army chaplain : Baş ordu papazı. Ordunun dini ihtiyaçlarından sorumlu ve dini konularda tüm general rütbeli nasihat edici.

Chief artillery officer : Baş topçu subayı. Topçu (ağır ateşli silah) kıdemli subayı.

İngilizce Chief inspector Türkçe anlamı, Chief inspector eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chief inspector ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Superintendent : Kontrolör. Amir. Polis şefi (amerikan ingilizcesi). Denetmen. Kapıcı. Şef. Okul yapılarının, kuruluşlarının ve eşyasının iyi korunması, düzen ve temizliği gibi okulun bütün bakım işlerinin düzenlenmesi ve yürütülmesinden sorumlu olan kimse. Sakçı memuru. Başkomiser (ingiliz ingilizcesi).

 

Chief superintendent : En yüksek rütbeli polis memuru.

Captained : Kaptan. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Yüzbaşı. Yönetmek. Kaptanlık etmek. Kumanda etmek. Kaptanlık yapmak. Lider. Baş garson.

Comptroller general : Sayıştay başkanı. Denetleme kurulu başkanı.

Captain : Kumanda etmek. Kaptanlık yapmak. Futbol, madencilik, voleybol alanlarında kullanılır. Kaptan. Bir ayaktopu takımında oyuncuları oyun içinde yöneten, hakem ile konuşmada ve törenlerde takımı temsil etme yetkisi bulunan, sol kolunda özel renkli bir bant (işaret) taşıyan oyuncu. Yönetmek. Takım başı. Ustabaşı. Yüzbaşı. Maden başçavuşu.

Captains : Şef. Baş garson. Ustabaşı. Postabaşı. Lider. Kaptanlık yapmak. Önder. Kaptanlık etmek. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi.

Captaining : Kaptanlık etmek. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Yüzbaşı. Kaptanlık yapmak. Kumanda etmek. Yönetmek. Baş garson. Kaptan. Lider.

Chief inspector synonyms : chief examiner.