Clarifiers türkçesi Clarifiers nedir

Clarifiers ingilizcede ne demek, Clarifiers nerede nasıl kullanılır?

Clarifier unit : Çöktürme havuzu. Pissu temizleme döşemlerinde yumaklaşmış maddelerin çöktürüldüğü havuz.

Water clarifier : Su arıtıcı. Su arıtacı.

Clarifier : Arıtma aygıtı. Durultucu. Çöktürme havuzu. Arıtıcı. Berraklaştırıcı. Temizleyen şey veya kimse.

Clarified : Berraklaşmak. Berraklaştırmak. Aydınlanmış. Aydınlanmak. Durulmak. Aydınlatılmış. Temizlenmek. Belirginleşen. Açıklamak. Arınmak.

Clarifies : Açık bir şekilde anlatmak. Durulmak. Durultmak. Arıtmak. Açıklığa kavuşmak. Temizlenmek. Temizlemek. Arınmak. Açıklık getirmek. Berraklaştırmak.

Clarifiable : Açıklanabilir. İzah edilebilir olan.

Clarificate : Aydınlatmak.

Note of clarification : Açıklama müzekkeresi.

Waste water clarification : Artık su durultumu. Atık su durultumu.

Clarifying : Açıklamak. Temizleme. Arınmak. Berraklaştırma. Süzmek. Aydınlatan. Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlanmak. Berraklaştırmak. Temizlenmek.

İngilizce Clarifiers Türkçe anlamı, Clarifiers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clarifiers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Filterers : Açıklayan veya aydınlığa kavuşturan kimse. Arıtan kimse. Yorumcu.

Civilizer : Medenileştiren veya geliştiren kimse. Yetiştirici. Çiftçi.

Settling basin : Çökeltim havuzu. Durulama havuzu. Durultma. Çökeltme havuzu.

Deactivators : Etkinsizleştirici. Deaktivatör. Etkisiz veya hareketsiz hale getiren kimse veya şey.

Chasteners : Cezalandırıcı. Eleştirici. Disiplini sağlayan kimse.

Detergent : Deterjan. Açmalık. Suyun yüzey gerilimini külçülten, özellikle yağ-su arayüzeyinde yoğunlaşıp sıvı asıltı oluşmasını sağlayarak kirlerin uzaklaşmasını kolaylaştıran ve bu işlevi için, içine silikat, perborat, sülfat vb. katılmış özdek. Kir giderici. Susever ve yağsever özdeciklerden oluşmuş, yağsal özdeklerle su arasındaki sınırda toplanıp onları ayıran özdek. Temizleme maddesi. Temizlik maddesi. Temizleyici. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Decanters : Şarap sürahisi. Süzme kabı. Durultucu sürahi. Kulpsuz kana. İçki sürahisi. Sürahi.

Clarifier unit : Pissu temizleme döşemlerinde yumaklaşmış maddelerin çöktürüldüğü havuz.

Purifier : Sasör. Arıtma sistemi. Arındırıcı. Arıtma makinesi. İrmik sasörü. Arıtma cihazı. Temizleyici.

Expurgators : Sansürleyen. Arıtma sistemi. Arıtan. Terbiye eden. Sakıncalı malzemeleri kaldıran kimse (özellikle kitaplardan). Temizleyici. Ayıklayan.

Clarifiers synonyms : expurgator, purifying, deactivator, civilizers, stabilizer, chastener, decanter, filterer, purificatory, clarifier, purifiers, refiners.