Closed box türkçesi Closed box nedir

Closed box ingilizcede ne demek, Closed box nerede nasıl kullanılır?

Closed : Kapatılmış. Donmuş. Kapanmış. Basına kapalı. Örtük. Yumuk. Kapalı. Kapanık. Bloke edilmiş.

Box : Kasa. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Loca. Saplama kutusu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Özel bölme.

Closed account : Kapatılmış hesap. Para çekimi yapılamayan banka hesabı. Kapalı hesap.

Closed architecture : Kapalı mimari.

Closed area : Kapalı alan. Kapalı bölge. Yasak alan.

Closed ball : Kapalı küre.

İngilizce Closed box Türkçe anlamı, Closed box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Closed box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Close tongued : Konuşmayan. Sessiz.

Secretive : Gizemli. Sır vermez. Ağzısıkı. Bilinmezlerle dolu. Gizli kapaklı. Sır tutabilen. Ağzı kenetli. Sır tutan. Ketum.

Closed book : Esrarengiz şey. Gizemli. Bilinmeyen şey. Bilinmeyen. Yabancı şey. Kapalı kitap. Muamma (bazen gizemli bir insan için söylenen).

A dark horse : Yeteneklerini gizleyen kimse. Sır küpü. Yere bakan yürek yakan. Yarışı sürpriz biçimde kazanmış sporcu.

Close lipped : Ağzı sıkı.

Cagey : Uyanık. Çok dikkatli. Sırrını söylemeyen. İhtiyatlı. Ağzı kenetli. Tedbirli. Kurnaz. Ketum. Ağzısıkı.