Coaster türkçesi Coaster nedir
- Kıyı boyunca işleyen ticari gemi.
- Bardak altlığı.
- Kızak.
- Kabotaj gemisi.
- Altlık.
- İki kulplu şarap bardağı.
- Tahta peynirlik.
- Koster.
- Kabotaj yapan gemi.
- Bardakaltı.
Coaster ile ilgili cümleler
English: I used to collect coasters.
Turkish: Eskiden bardak altlıklarını toplardım.
English: Ali rode the roller coaster.
Turkish: Ali lunapark hız trenine bindi.
English: Could you put your cup on a coaster?
Turkish: Bardağını bir bardak altlığına koyar mısın?
English: I'm crazy about roller coasters.
Turkish: Ben lunapark hızlı trenine bayılırım.
Coaster ingilizcede ne demek, Coaster nerede nasıl kullanılır?
Coaster brake : Pedal eğleci. Kontra pedal freni (bisiklet). Pedal freni.
Roller coaster : Lunapark hız treni. Lunapark treni. Yükseklere çıkıp birden inen heyecanlı tren. Hız treni. Hız treni (lunaparklarda bulunur).
Coasters : Koster. Bardakaltı. Kızak. Tahta peynirlik. Kabotaj yapan gemi. İki kulplu şarap bardağı. Bardak altlığı. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Altlık. Kabotaj gemisi.
Rollercoaster : Lunapark treni.
Coasted : Deniz kenarı. Yokuş aşağı kaymak veya inmek (kayak veya bisikletle). Deniz kıyısı. Beleşten ilerlemek. Kızakla yokuştan kaymak. Yanaşmak. Yokuş aşağı salıvermek. Sahil. Kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak. Kıyı.
Gulf coast sheep : Günümüzde floridada yetiştirilen, küçük ve ince kemik yapısına sahip, yüz ve bacaklar çıplak, yapağı rengi beyaz-koyu kahverengi arasında değişen, spiral boynuzlara sahip, sıcak ve nemli iklime uyum sağlamış koyun ırkı. Gulf coast koyunu.
Coast artillery : Sahil topçusu.
East coast fever : Doğu sahil humması. Kenelerle bulaşan ve sığır sürülerinde ağır yitikler doğurabilen afrika kökenli hastalık. Doğu kıyıhumması. Manda hastalığı. Theileria parva adlı parazitik protozoonun neden olduğu, güney afrikanın kuzeyinden kenyaya kadar olan bölgede sığırlarda ve diğer geviş getiren hayvanlarda görülen, rhipicephalus ve hyalomma türü kenelerle taşınan, yüksek ateş, solunum güçlüğü, lenfadenopati, katran renginde dışkılama ve aşırı zayıflama gibi belirtilerle ayırt edilen ölüm oranı son derece yüksek bir hastalık, afrika sahil ateşi, rodezya ateşi, rodezya kırmızı su ateşi, rodezya kene ateşi.
Coast guard : Sahil muhafaza. Sahil muhafızı. Sahil güvenlik. Sahil koruma. Sahil koruma görevlisi.
African coast fever : Doğu sahil humması. Afrika sahil ateşi.
İngilizce Coaster Türkçe anlamı, Coaster eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bed plate : Taban levhası. Yatak levhası. Bedpleyt. Taban plakası. Alt karter.
Anvil : Kulaktaki örs kemiği. Örs kemiği. Örs. Örskemiği.
Gantries : Rampa. Fıçı kızağı. Makas köprüsü (tren). Tren köprüleri (nehir vb üzeri).
Book rack : Kitap rafı. Kitapların sergilenmesinde kullanılan tek raflı ya da birkaç raflı dolap. Sergen.
Resident : Oturan. İkamet eden kimse. Bir yerde oturan. Yurtiçinde yerleşik. Bir yerde oturan veya sakin. Stajyer doktor. Mukim. Yerleşik. Yerli.
Bobsleds : Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Gaf. Uzun kızak. Yarış kızağı. Arka arkaya bağlı iki kızak. Yarışta kullanılan kızak. Bobsled. Bobsley. Arka arkaya bağlı çifte kızak.
Occupier : Bir yerde oturan kimse. Mukim. Sakin. İşgal eden. Oturan. Kullanan.
Carrier : Hamal. Taşıyıcı. Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler. çekinik bir karakter için heterozigot olan birey. vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri. Taşıyan. Portör. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nakliyeci. Nakliye şirketi. Port bagaj.
Anviling : Örskemiği. Kulaktaki örs kemiği. Anvil. Örs. Örs kemiği.
Coaster synonyms : coasters, occupant, chock, beermats, beer mat, dry dock, drag, bedplate, doilies, bases, bobsleigh, beermat, mats, base, base plate, bedplates, mat, drags, gauntry, base fitting, bedding, gauntries, chute, mover, carriers, gantry, anvils, blotting pad, bobsled.
Coaster zıt anlamlı kelimeler, Coaster kelime anlamı
Nonresident : İkamet etmeyen. Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Yerleşik olmayan. Geçici olarak oturan. Bölgeye ait olmayan. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülke sakini olmayan. Ülke sakini olmayan kişi.
Coaster ingilizce tanımı, definition of Coaster
Coaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vessel employed in sailing along a coast, or engaged in the coasting trade.

Bu kısımda Coaster kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coaster ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coaster anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coaster ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.