Comprising türkçesi Comprising nedir

Comprising ingilizcede ne demek, Comprising nerede nasıl kullanılır?

Comprisal : İçerme. Kapsama. İhtiva etme.

Comprise of : Oluşmak.

Comprised : İçermek. İhtiva etmek. Oluşmak. İçine almak. Kapsamak.

Comprised of : -den oluşmuş.

Comprises : -den oluşmak. İçine almak. İhata etmek. Tazammum etmek. İçermek. İhtiva etmek. Oluşmak. Bünyesinde bulundurmak. Kapsamak.

Comprint : Bir başkasına ait bir eserin telif hakkını basıp satmak suretiyle çiğnemek. Başka birisine ait bir eseri basıp satmak.

İngilizce Comprising Türkçe anlamı, Comprising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comprising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Containments : Kapsama. Tutma. Önleme.

Subsume : Altlamak. Sınıflandırmak.

Contains : İçerdiği. İçeren. Eşit olmak. Bunu içerir. Zaptetmek. Tutmak.

Compassing : Kuşatmak. Erişmek. Anlamak. Başarmak. Pusula. Kavramak. Bir konuyu kavramak. Çevirmek. Gizli plan kurmak.

Containment : Tutma. Düşman güçlerinin yayılmasını önlemeyi hedefleyen askeri manevra. Çevreleme politikası. Sınırlama. Polis kordonu ile çevirme. Önleme. Kapsama.

Implications : Dolaylı anlatma. İma etme. Sonuçlar. Bulaştırma. İçine sokma. Tavsiyeler. Dolaşma. Öneriler.

 

Encapsulate : Kısa ve öz biçimde açıklamak. Sarmalamak. Özetlemek.

Covers : Kapatmak. Üzerini kapatmak. Kapamak. Yetmek. Korumak. Karşılıklar. Kapaklar. Kaplamak.

Consist in : Bağlı olmak. İbaret olmak. Dayanmak.

Emanate : Akmak. Sızmak. Zuhur olmak. Sadır olmak. Ortaya çıkmak. Doğmak. Çıkmak. Yayılmak. Fışkırmak.

Comprising synonyms : be inclusive of, bagging, coopt, compass, implication, blankets, involved, consists, count in, arrangement, inclusiveness, coopts, comprehends, embodies, be formed, arise, consist, comprise of, comprehend, consisting, encapsulates, embrace, baggings, consist of, comprises, carry, comprised, consisted, composition, conciliatory, come into being, involve, comprehended.

Comprising zıt anlamlı kelimeler, Comprising kelime anlamı

Uncompromising : Eğilmez. Kesin. Sözünden dönmez. Uzlaşmaz. Anlaşmaya yanaşmaz. Katı. Uyuşmaz. Tavizsiz. Kararından dönmez. Sert.

Invulnerable : Dayanıklı. Zarar görmekten veya yaralanmaktan tamamen korunmuş. Kurşun işlemez. Zapt edilmez. Sağlam. Yaralanamaz. Ele geçirilmez (yer). Zarar görmez. Yaralanmaz. Fethedilemez.