Compulsory subject türkçesi Compulsory subject nedir

  • Zorunlu ders.

Compulsory subject ile ilgili cümleler

English: English is a compulsory lesson.
Turkish: İngilizce zorunlu bir ders.

Compulsory subject ingilizcede ne demek, Compulsory subject nerede nasıl kullanılır?

Compulsory : Cebri. Yükümlü. Zorlayıcı. Mecburi. Zorlama. Zorunlu.

Subject : Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe. Ders. Çeken. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Karşı karşıya olan. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Tedavi altına alınan şahıs veya hayvan. Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb. Asal düşünce. Denek.

 

Compulsory attendance : Mecburi hazır bulunma. Devam zorunluluğu. Gerekli katılım. Devam mecburiyeti.

Compulsory auction : Cebri satış. Zorunlu satış.

Compulsory construction : Kent içinde bayındırılmış ve boş tutulan bir yerbölümde belli bir süre içinde yapı yapma zorunluluğu. konut için devletçe toprak sağlandığında, bu toprak üzerinde belli bir süre içinde yapı yapmayı sağlamak amacıyla konulan zorlayıcı kentbilim kuralı. Zorla yapım.

Compulsory delay : Zorunlu gecikme. Zorunlu geciktirme.

İngilizce Compulsory subject Türkçe anlamı, Compulsory subject eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compulsory subject ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Required subjects : Zorunlu dersler.

Obligatory course : Bir akademik kurumunda alınması zorunlu olan ders.

Compulsory subject synonyms : required subject.