Considered türkçesi Considered nedir

  • Yürürlükte olan (geçerli).
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Nitelendirilir.
  • Sayılır.
  • Dikkate alınmış.
  • Dikkate alınan.
  • Düşünülmüş.
  • Saygıdeğer.

Considered ile ilgili cümleler

English: According to the CRC, all people under 18 are considered to be children.
Turkish: ÇHS'ye göre, 18 yaşından küçük tüm insanlar çocuk olarak kabul edilir.

English: A person with a BMI of 25 to 29 is considered overweight.
Turkish: Vücut kitle endeksi 25 ile 29 arasında olan bir kişi kilolu olarak düşünülmektedir.

English: Ability is the only factor considered in promoting employees.
Turkish: Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.

English: Albert Einstein is considered one of the most brilliant minds of the twentieth century.
Turkish: Albert Einstein Yirminci yüzyılın en parlak zihinlerinden biri olarak kabul edilir.

English: Ali considered changing his job.
Turkish: Ali işini değiştirmeyi düşündü.

Considered ingilizcede ne demek, Considered nerede nasıl kullanılır?

Be considered a lawbreaker : Kanun çiğneyen olarak görülmek. Suçlu olarak sayılmak.

In my considered opinion : Üzerinde düşündükten sonra fikrim - dir. Benim şahsi fikrim.

All things considered : Tüm konular düşünüldükten sonra. Enine boyuna düşünülürse. Her şey göz önüne alınırsa. Gerçekleri göz önünde bulundurduktan sonra.

 

Being considered : Düşünülme. Düşünülmüş olma. Dikkat alınmış olma.

Ill considered : Düşünülmeden yapılmış. Düşüncesizce. Aptalca.

Consider true : Doğru saymak.

Consider of : Olarak kabul etmek.

Unconsidered : Düşüncesizce yapılmış. Düşünmeden söylenmiş. Önemsenmemiş.

Consider again : Tekrar düşünmek. Durup düşünmek.

Consider equal : Bir tutmak. Eş tutmak. Eşit saymak.

İngilizce Considered Türkçe anlamı, Considered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Considered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggravating circumstances : Ağırlaştırıcı sebep. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler.

Honorableness : Şeref. Onurluluk. Doğruluk. Saygınlık. Dürüstlük. Muhterem. Saygıdeğerlik. Namusluluk. Güvenilir olma durumu.

Christian : İyi insan. Erkek ismi. Dürüst. Hristiyan. Hristiyan kimse. Merhametli. Hz isa'nın öğretilerine inanan veya onu izleyen kişi. Hıristiyan.

Kind of : Bir tür. Az çok. Benzeri. Gibi. Adeta.

Esteemed : Muteber. Şerefli. Saygın. Hatırı sayılır. Muazzez. Sayın. İtibarlı.

Commemorable : Anılmayı hakeden. Anılmaya layık. Anılası.

Honorables : İtibarlı. Saygın. Onurlu. Sayın. Namuslu. Yüce. Şerefli. Muhterem.

Imprudent : Tedbirsiz. Mantıksız. İhtiyatsız. Akılsız. Basiretsiz. Düşüncesiz.

Estimable : Kıymetli. Değerli. Muhterem. İtibarlı. Mümtaz. Sayın. Değeri kestirilebilir.

 

In force : Cari. Geçerli. Geçer. Tam kuvvetle. Tüm gücüyle. Yürürlükte bulunan. Yürürlükte. Bütün gücüyle. Büyük kuvvetlerle.

Considered synonyms : ill judged, noted, hon, august, honorable, aforethought, administrative districts, respectable, abduction, chivalric, acts contra bonos mores, conceived, act of witness, abstention, advised, american law of corporation, excogitated, well considered, shortsighted, accused, honourable, absente, in use, reputable, abstainer, a wide saloon, improvident, allegation, abetment, administer an oath, annulment, hallowed, administration of justice.

Considered zıt anlamlı kelimeler, Considered kelime anlamı

Ill advised : Tedbirsiz. Akılsız. Mantıksız. Düşüncesiz. İhtiyatsız.

Prudent : Müdebbir. Tutumlu. Alçakgönüllü. Açıkgöz. Mantıklı. Açıkgözlük. Öngörülü. Sağduyulu. Sağgörülü. Dürtmek.