Contentedness türkçesi Contentedness nedir

Contentedness ingilizcede ne demek, Contentedness nerede nasıl kullanılır?

Discontentedness : Tatminsizlik. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk.

Be contented with : Kanıtlamak. Yetinmek.

Be contented : Tatmin olmak.

Contented : Rahat. Razı. Mutlu. Doygun. Tokgözlü. Memnun. Kanaatkar. Memnun kalan. Gönlü tok. Halinden memnun.

Contentedly : Rahatça. Gözü tok bir şekilde. Mutlu bir şekilde. Memnun olarak. Tatmin olmuş bir şekilde.

Discontentedly : Hoşnutsuz bir şekilde. Hoşnutsuzca. Memnuniyetsizce. Tedirgin olarak.

Make discontented : Hoşnutsuzlaştırmak.

Discontented : Hoşnutsuz. Tedirgin. Memnuniyetsiz.

İngilizce Contentedness Türkçe anlamı, Contentedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contentedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gladness : Memnunluk.

Pleasantness : Zevk. Hoşluk. Tatlılık. Hoşa gitme. Memnuniyetlik. Güzellik. Hoşa giden şey.

Satisfactions : Tazmin. Düello yaparak şerefini koruma. Kefaretin ödenmesi. Ödeme. Kanaat. (bir talebi) yerine getirme. Memnunluk. Memnun etme.

Gratifications : Sevinç. Para ödülü. Tatminkar. Zevk. Haz. Doyum. Zevk veren şey. Ek ödeme. İftihar.

Satieties : Tokluk. Doymuşluk. Doyum.

Gratification : Zevk. İftihar. Para ödülü. Doyum. Zevk veren şey. Mükafat. Tatminkar. Neşe. Sevinç.

 

Repletion : Fazla dolu olma. Doluluk. Dolgunluk. Kana kana. Aşırı tokluk. Tokluk. Doyma. Replesyon.

Saturity : Doymuşluk. Doymuş olma durumu. Doluluk. Dolgunluk. Doygun olma hali.

Gratitude : Kadirşinaslık. Minnet. İyilikbilirlik. Değerbilirlik. Şükür. Gönül borcu. Minnettarlık. Şükran.

Satiation : Doyurma. Hayvanların yem tüketiminden sonra yeme isteğinin sona ermesi olayı. Doyum. Doyma.

Contentedness synonyms : satiety, pleasures, saturation, gladship, acceptance, contentment, content, complacency, complacence, pleasure, satisfaction, sat, joyousness.

Contentedness zıt anlamlı kelimeler, Contentedness kelime anlamı

Rejection : Reddedilme. Değille(n)me. Dışkı. Reddetme. Bir toplumun, başka bir topluma özgü halkbilim öğe, ürün ya da olaylarını benimsememesi, krş. uyum, ödünçleme, benimseyim. Çıkarma. Atık. Tümevarımcı bilimlerde başvurulan bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere aykırı belirmesi, bk. evetle(n)me. Abama. Ret.