Contrary case türkçesi Contrary case nedir

  • Karşıt durum.
  • Hukuk alanında kullanılır.

Contrary case ingilizcede ne demek, Contrary case nerede nasıl kullanılır?

Contrary : İnatçı. Ters. Aksine. Çelişik. Huysuz. Karşı. Dik başlı. Kafasının dikine giden. Karşıt. Tersine.

Case : Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Çanta. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Kasa. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap. Kılıf. Kovan. Kap. Kanıt. Kutulamak.

Contrary proposition : Ters önerme.

Contrary propositions : Ters önermeler.

Contrary sense : Karşıt anlamlı sözcüklerin bilerek bir araya getirilmesi. Anlam aykırılığı. Anlam karşıtlığı. Karşıt anlamlı sözcüklerin, sözlerin bir araya gelmesi.

Contrary signst to public decency : Töredışı imler. Kamunun töre anlayışına ve geleneğine aykırı olan imler.

İngilizce Contrary case Türkçe anlamı, Contrary case eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contrary case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abstainer : Sakınan kişi. İçki içmeyen biri. Çekimser kalan biri. İçki içmeyen kimse. Çekimser. Oy vermeyen biri. Müstenkif.

Abetment : Cesaretlendirme. Tahrik etme. Tahrik ve teşvik. Azmettirme. Suça katılma. Suça teşvik. (suça) yardımda bolunmak. Yardakçılık etme. Yardımda bulunma.

Administrative districts : Kaza. İlçe. İdari bölüm. İdari bölge.

Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlatıcı nedenler.

Act of witness : Tanıklık.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Abduction : Kaçırma. Abdüksiyon. Uğrulama. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Zorla kaçırma. Adam kaldırma. (kas) dışarı çekme. Kız kaçırma. Dışaçekim.

Annulment : İlga. Fesih. Feshetme. Kaldırma. İptal. Yokarma. Iskat. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Evliliğin iptali.

Accused : İtham edilen. Sanık. Suçlanan. Suçlu. Zanlı. Maznun. Müttehem.

Contrary case synonyms : administration of justice, a wide saloon, allegation, abstention, administer an oath, opposite case, acts contra bonos mores.