Crystal clear türkçesi Crystal clear nedir

  • Apaçık.
  • Açıkça belli.
  • Tam olarak belirgin.
  • Billur gibi.
  • Tamamen açık.
  • Dupduru.

Crystal clear ile ilgili cümleler

English: Let me make myself crystal clear.
Turkish: Kendimi açık seçik ifade etmeme izin verin.

Crystal clear ingilizcede ne demek, Crystal clear nerede nasıl kullanılır?

Crystal : Atom ve molekülleri, nitelik ve niceliklerine göre aralarındaki açı ve uzaklıklar belirli, erkeleri ise en düşük düzeyde tutularak özgün biçimlerde düzenlenmiş katı nesne. İriölçekte, düzgün geometrik biçimlerle büyüyüp belirli düzlemler boyunca kırılan, ufakölçekte ise düzgün bir özdecik dizilimi gösteren katı yapı. Kesme cam. Kristal. Yapı elemanları (atomlar, iyonlar, moleküller), belli bir kurala bağlı olarak, çevrimsel sıralanmış olan katı madde. (bu çevrimsellik sonucu, yüzeyler büyük kristallerde gözle görünür durumdadır. ancak doğal kristallerin çoğu, ideal koşullardaki ortamlarda büyüyemediklerinden mikroskopik büyüklükte kalırlar ve üstelik birbirlerine engel olarak sonuç yüzeyleri tam oluşamazlar.). Kristal eşya. Billur. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Basınç elektriği aygıtı. Bir kadın ismi.

Clear : Net. Bütünüyle. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Duru. Temize çıkarmak. Temiz. Tahliye etmek. Uzağa. Açık. Berraklaşmak.

 

Crystal analysis : Kristal çözümlemesi. X-ışınları kırınımı ile bir buzsulu oluşturan öğeciklerin, üşerlerin ya da özdeciklerin uzay içindeki yerleşimlerini belirleyerek yapılarını aydınlatma yöntemi. Buzsul çözümleme. Kristal çözümleme. Kristal analizi.

Crystal angle : Kristal açısı.

Crystal angles : Kristal açıları. Bir buzsulun doğal yüzeyleri arasında oluşan değişmez açılar. Buzsul açıları.

Crystal anisotropy : Kristal anizotropisi. Kristal yönsemezliği.

İngilizce Crystal clear Türkçe anlamı, Crystal clear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crystal clear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evidentiary : Delile ait. Kanıtsal. İnandırıcı. Delile dayanan. Kanıta dayanan. Ortada. Aşikar.

As plain as a pikestaff : Bariz. Gün gibi ortada. Açık seçik. Besbelli. Gün gibi aşikar.

Downright : Tamamen. Tam. Kesin. Büsbütün. Resmen. Açık. Dobra dobra konuğan. Sözünü esirgemeyen. Dobra dobra konuşan. Düpedüz.

Explicit : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Belli. Net. Belirgin. Açık seçik. Açık. Kesin. Açıkça. Aşikar. Anlatımda ve yazımda açıkça görünen bir nicelik.

Cryings : Göze çarpan. Acil. İvedi. Ağlayan. Çığlık. İğrenç. Büyük. Ağlama.

Glaring : Işıl ışıl. Cırtlak. Bariz. Göze batan. Dik dik bakan. Dikkat çeken. Çiğ (renk). Ters ters bakan. Çok parlak.

Evidently : Gözle görülür biçimde. Aşikar olarak. Besbelli. Açıkça. Anlaşılan.

 

Clearly : Açık seçik. Açık bir biçimde. Düpedüz. Kesinlikle. Açıklıkla. Şüphesiz. Açıkça. Açık açık. Anlaşılır biçimde.

Beyond dispute : Su götürmez. Tartışmasız. Tartışma götürmez.

Crystalloid : Billursu. Kristalsi. Kristaloid. Kristale benzeyen. Kristalloyit. Bir çözelti içinde hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçen bir madde. bazı bitki hücrelerinde görülen protein kristali. Kristal gibi.

Crystal clear synonyms : crystalline, aboveboard, evidential, conspicuous, crying, evident, barefaced.