Cummer türkçesi Cummer nedir

  • Yaşlı kadın.
  • Kocakarı.
  • (iskoçça) vaftiz anası.
  • Kız veya kadın.

Cummer ingilizcede ne demek, Cummer nerede nasıl kullanılır?

Cummerbund : Kemer. Kuşak.

Cummerbunds : Kuşak. Kemer.

Cummers : Cummer. Yaşlı kadın. (iskoçça) vaftiz anası. Kız veya kadın. Kocakarı.

Scummer : Southampton'lu.

Scummers : Southampton'lu.

Cummunity development : Azgelişmiş toplumların kalkınması için önerilen, kırsal toplulukların yol, okul, su gibi kimi ortak gereksinmelerini ve bir ölçüde de küçük tarımsal ve işleyimsel girişimlerini ortak çabayla kendilerinin yürütmeleri, devletin de bunlara bilgi ve uygulayımsal araçlar sağlaması yolu; dayanaklı imece. bk. imece. Toplum kalkınması.

Scummy : Köpükle kaplanmış. Ayaktakımından. Pis. Köpüklü kir bağlamış. İğrenç.

Scumming : Kir bağlama. İğrençleşme. Köpüğünü almak. Pislenme. Köpük bağlamak.

Scummiest : En iğrenç. En pis. İğrenç. En kir bağlamış. Pis. Köpüklü kir bağlamış. Ayaktakımından.

Scummier : Ayaktakımından. Pis. İğrenç. Köpüklü kir bağlamış. Daha köpüklü kir bağlamış.

İngilizce Cummer Türkçe anlamı, Cummer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cummer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paging : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Sayfalara numara koyma. Sayfa numaralama. Radyoyla arama. Bellek kaynağının, işletim dizgesince örn. 1k, 2k gibi belirli boyda birimler olarak, devingen biçimde kullanıldığı birbellek yönetim yöntemi. Sayfalar numaralandırılıyor. Sayfalama. Çağrı çihazını arama. Sayfalara ayırma. Sayfaları numaralama.

 

Page number : Sayfa numarası. Sayfa sayısı. Sayfa no. Sahife no.

Oxidation state : Yükseltgenme basamağı. Oksidasyon durumu.

Biddies : Ev işlerini yapan kimse. Evi yöneten kimse. Ev idarecisi. Küçük. Tavuk. Saç paraziti. Bit. Ufak. Geveze kadın (argo terim).

Count : Dava maddesi. Önemseme. Sayı. Sayılmak. Hesaba katmak. Sayma. Saymak. Sayısını bulmak. Değeri olmak. Hesaba katma.

Constant : Durgan. Direşimli. Bir denklem, fiziksel yasa vb. bulunup, değeri değişmeyen sayı ya da simge. Sebatkar. Dursayı. Sabit şey. Vefalı. Sürekli. Aralıksız. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Hags : Cadaloz. Yaşlı ve çirkin kadın. Yaşlı çirkin kadın. Acuze. Büyücü kadın. Cadı. Bataklıkta sabit bir yer.

Biddy : Ev işlerini yapan kimse. Çok konuşan kadın. Evi yöneten kimse. Küçük. Tavuk. Saç paraziti. Geveze kadın (argo terim). Bit. Ufak.

Biquadratic : 4'üncü kuvvetten olan (matematik). Dördüncü kuvvetten olan. Dörtlenik. Çifte kuadratik.

Difference : Benzememe. Fikir ayrılığı. İhtilaf. Farklılık. Dava. Ayrılık. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Kavga. Uyuşmazlık.

Cummer synonyms : third power, june 21, fixed point number, no., prime quantity, multiplier factor, fourth power, complex quantity, arity, floating point number, cummers, harridan, square, frumps, beldames, summertime, canicular days, hag, quotient, factor, record, pagination, dividend, cardinal number, subtrahend, old lady, root, beldam, cardinality, canicule, decimal, summer solstice, radix.

 

Cummer zıt anlamlı kelimeler, Cummer kelime anlamı

Winter solstice : Kış gündönümü. Bk. gündönümü. Kış dönencesi. Güneş'in gökyüzünde yaptığı görünen yıllık devinmede güneyden kuzey dönüş yaptığı yer. bu yerin ekvatora göre açısal uzaklığı -23° 27' dir. dönüş 22 aralıkta olur. bu tarihe değin kısalan günler, bundan sonra uzamaya başlar. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Günberi.

Majority : Yetişkinlik. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Çokluk. Rüşt yaşı. Çoğunluk. Erginlik. Fark. Oy çoğunluğu. Sayı farkı. Rüşt.

Minority : Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Azınlık. Yetişkin olmama. Azınlık oyu. Ekalliyet. Ergin olmama. Reşit olmama. Gayrireşitlik. Azlık.