Deejay türkçesi Deejay nedir

  • Diskcokey.

Deejay ingilizcede ne demek, Deejay nerede nasıl kullanılır?

Deejays : Diskcokey.

Fiddle de dee : Boş laf. Saçma!. Saçma. Boş laf!. Zırva.

John dee : İngiliz matematikçi ve astrolog.

Dee : Britanyalı bir matematikçi ve astrolog. Bir erkek veya kadın adı. Kuzeydoğu iskoçya'da bir nehir. Siklotronun d biçimindeki içi oyuk iki elektrodundan her biri. D tipi elektrot. Bir soyadı. Batı ingiltere ve kuzey galler'de bir nehir. John dee (1527-1608?).

Deed : Senet. Cesaretli davranış. Hareket. Kahramanlık. Tapu senedi. Sözleşme. Fiil. Eylem. Tapu. Amel.

Deed of partnership : Şirket mukavelenamesi. Şirket sözleşmesi. İş ortaklıkları arasında kurulan yürütme ve yönetime ilişkin koşul ve kuralları kapsayan sözleşme. Ortaklık sözleşmesi.

Deed of lease : Kira senedi. Kira için verilen belge veya tasdikname.

Deed of transfer : Devir senedi. Devir anlaşması.

Deed of cession : Verme, gönderme bırakma, vazgeçme belgesi. Vazgeçme belgesi.

Deed of gift : Bağış senedi. Hibe senedi. Hibe sözleşmesi. Bağış sözleşmesi.

İngilizce Deejay Türkçe anlamı, Deejay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deejay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dj : Diskjokey.

Disk jockey : Diskjokey.

 

Stonewall : Engellemek. Zorluk çıkarmak. Sıkı savunma. Siyasi engelleme. Önünü tıkamak. Köstek olmak. Geciktirme taktiklerine başvurmak. (bilerek) yardımcı olmamak. Sıkı savunma yapmak. İhtiyatla vurmak.

Hold up : Desteklemek. Direnmek. Yolunu kesip soymak. Korumak. Geri tutmak. Arzetmek. Tutmak. Geciktirmek. Soymak. Havaya kaldırmak.

Slow down : Hızı azaltmak. Yavaşlamak. Hafiflemek. Hızını düşürmek. Hızını eksiltmek. Ağırlaşmak. Hızını almak. Ağırlaştırmak. Yavaşlayın. Yavaşlatmak.

Decelerate : Hız kesmek. Yavaşlamak. Hız azaltmak. Yavaşlatmak. Hızı azalmak.

Slow : Hızı azaltan. Geç olan. Bati. Zor anlayan. Geri. Acelesiz. Geç anlayan. Uzun süren. Geç.

Catch : Tutma. Kavramak. Yakalanan şeyin miktarı. Carpmak. Tutmak. Maruz kalmak. Enselemek. Tutuşmak. Cezbetmek. Yakalanmak.

Disc jockey : Diskjokey. Plak sunucu. Disk cokey.

Deejay synonyms : deejays, buy time, slow up, detain, stall, retard, profoundly.

Deejay zıt anlamlı kelimeler, Deejay kelime anlamı

Rush : Hücum etmek. Asılmak (amerikan ingilizcesi). Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Düşünmeden girişmek. Telaş. Acele etmek. Aceleye getirmek. Koşturmak. Şiddetli esmek. Telaş etmek.

Accelerate : Tesri etmek. İvmek. Hız kazanmak. İvme vermek. Özendirmek. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. Gaza basmak. İvdirmek. Süratini artırmak. Çabuklaştırmak.

Activity : Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Eyleyim. Etkinlik. İş. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Faaliyet. Eylem. Hareket halinde olma.