Demographic segmentation türkçesi Demographic segmentation nedir

  • Nüfus bölümlendirmesi.
  • Nüfus özelliklerine göre bölümlendirme.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Piyasanın yaş, etnik grup, cinsiyet ve gelir gibi değişkenlere bağlı olarak alt bölümlere ayrılması.

Demographic segmentation ingilizcede ne demek, Demographic segmentation nerede nasıl kullanılır?

Demographic : Nüfus istatistiklerine göre. Demografik. Çoğal. Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Segmentation : Segmentasyon. Bölütlendirme. Parçalara ayırma. Yarıklanma. Pazarın bölümlendirilmesi. Parçalara ayrılma. Bölütleme. Zigotta, sitoplazma büyümesi olmadan art arda görülen mitoz bölünmeler sonucunda, birbirine benzer hücrelerin oluşması. bazı hayvanlarda embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması, metamerizasyon. bir vücut veya yapının benzer parçalardan oluşması. Bölüm. Bölütlenme.

Demographically : Demografik (bir nüfusun yapısıyla ilgili) olarak. Demografik olarak. Demografik bir bakış açısından.

Demographics : Nüfus istatistikleri bilimi. Toplumsal istatistikler çalışması. Bir nüfusun özellikleriyle ilgili faktörler. Demografi. Toplumsal istatistikler. Nüfusun özellikleriyle ilgili faktörler.

Behaviouristic segmentation : Davranışsal bölümleme. Firmaların, tüketicileri satın alma davranışlarına göre gruplara ayırarak her bir gruba farklı bir pazarlama yöntemi uygulaması.

 

Benefit segmentation : Fayda bölümlendirmesi. Yarar bölümlemesi. Firmanın piyasayı tüketicilerin maldan sağlayacakları faydaya göre bölümlere ayırması. Tüketicilerin mal ya da hizmetten elde edecekleri yararlara göre sınıflandırılarak yapılan bir tür piyasa bölümlenmesi.

İngilizce Demographic segmentation Türkçe anlamı, Demographic segmentation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demographic segmentation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Demographic segmentation synonyms : a change in supply, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, abnormal budget.