Deng nedir, Deng ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Denk, eşit, uygun.

Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın.

Denk, eş.

Deng ile ilgili Cümleler

  • Dengesini yitirdi.
  • Ali dengesini kaybetti.
  • Dengemi kaybedip sandalyeden düştüm.
  • “Şehrin ortasında bir kurulu düzen var ki dengi dengine işleyip duruyor.”
  • Dengesini kaybetti ve bisikletten düştü.
  • Aşk, geçici bir hormon dengesizliğinden daha fazla bir şey değildir.
  • Dengemi kaybettim.
  • Dengemi koruyordum.
  • Dengeni kaybettin.
  • Oldukça dengeli bir yemek oldu.
  • Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
  • Çoğumuz dengeli yiyecek yemeyiz.
  • Ali dengesini koruyamadı.
  • Dengeni koruyordun.

Deng ile ilgili Atasözü veya Deyim

davul dengi dengine diye çalar : “evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir” anlamında kullanılan bir söz.

dengi dengine : uygun olanıyla.

dengine getirmek : punduna getirmek.

dengiyle karşılamak : kendisine yapılan bir işin karşılığını aynı değerde iş yaparak vermek.

Deng tanımı, anlamı

Alfa dengeleştirici : Demir-karbon dizgesinin alfa fazının dengeliğini artıran alaşım elementi, alfa yapıcı, alfa yapıcı element; ferrit dengeleştirici element diye de bilinir

 

Amino asit dengesizliği : Rasyonda bir aminoasidin yüksek, diğer aminoasidin düşük bulunmasıyla oluşan nispi yetersizlik sonucu meydana gelen dengesizlik.

Anlıksal dengesizlik : Türlü anlıksal yetenekler arasında büyük ve önemli ayrılıkların bulunması durumu.

Ara geçici dengelemi : Değiştirilmesi ya da yeniden düzenlenmesi gereken sayışımları kapsayan dengelem.

Araçta denge alıştırmaları : Dayanak yüzeyi sınırlı ve yerden yüksek araçlarda yapılan denge.

Asit baz dengesi : Kanda uygun pH'yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. Kanda uygun pH’yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. Kandaki tampon sistemleriyle solunum ve boşaltım sistemleri asit baz dengesinin korunmasını sağlar.

Azot dengesi : Vücutta azot alınması ve çıkarılmasının dengede olma durumu. Vücuttaki azot alımı ve atımının dengede olma durumu. Gıdalarla alınan azot miktarıyla idrar ve dışkıyla atılan azot miktarı arasındaki fark, nitrojen balansı. Gübredeki azot ve idrardaki azotun tüketilen yemdeki azottan çıkarılarak elde edilen bir değer, azot bilançosu.

Başkası üzerinde denge : Başka bir cambaz üzerinde denge gösterisi.

Başla denge : Başı yere koyup destek yaparak dengeyi sağlama. At üstünde, başı at üstüne koyup bacakları birleştirerek dengeyi sağlama.

Batkı dengelemi : Borçlarla alacakları ve özvarlıklan göstermek üzere batkınlık kararından sonra düzenlenen dengelem.

Bayındırım dengelemi : Kent tasarlarının ve izlencelerinin uygulanması sonucunda, kentte yaşayan bireylerin ve toplumun elde edecekleri toplumsal ve ekonomik yararlarla ödemek zorunda kalacakları toplumsal ve ekonomik tutarın karşılaştırılmasına dayanan bir tasar değerlendirme yöntemi.

 

Bıçak sırtı denge : Harrod-Domar büyüme modelinde beklenen büyüme oranının arzu edilen büyüme oranına eşit olduğu, ancak en ufak bir sapma halinde dengenin yeniden oluşamadığı durum.

Birleşik dengelem : Bir ana ortaklık ile bu ortaklığın diğer ortaklıklara katılmasıyla ortaya çıkan sonuçları tek ad altındaki sayışımlar ile birleştirmek ve toplamalarını almak yolu ile ana ortaklığın öteki ortaklıklara katılması sonucu ortaya çıkan gerçek durumu kapsayan birleşik ve karşılıklı düzenlenen dengelem.

Boyutsal dengelilik : Isıl işlem sonucu, boyut değişimi göstermeme durumu.

C ve n dengesi ile enerji ölçümleri : Yemlerin enerji içeriğinin tespitinde; yem, dışkı ve idrar içerisindeki karbon ve azot miktarları belirlenerek organizmada ne kadar protein ve yağ sentezlendiğinin tespit edilebilmesi.

Cari işlemler dengesi : Cari işlemler bilançosunda yer alan mal, hizmet dışsatımından ve tek yanlı transferlerden elde edilen döviz gelirlerinin; mal, hizmet dışalımı ve tek yanlı transferler için yapılan döviz giderlerine eşit olması.

Coşku dengesizliği : Coşkusal tepkilerde beklenmeyen ve yersiz değişikliklerin baş göstermesi durumu.

Çoktürel denge : Bir katı ile bir uçunun, bir sıvı ile bu sıvının doygun uçuğunun dengesi gibi iki ya da daha çok evreli dizgelerin ulaştığı denge dunumu.

Çözümlemeli dengelem : Bir ya da birkaç kuruluşun denge, kâr ve yitirce sonuçlarını oranlayarak çözümleyen dengelem. Tecimsel bir kuruluş akçalı durumunun tanıtlanması ve gelişiminin belirtilmesi için yer alan sayışımlar arasındaki ilişkilerin dönem içinde göstermiş oldukları eğilimi inceliyen dengelem.

Dayanıklı denge : Küçük bir yerdeğişim ile, geriçağırıcı bir kuvvet oluştuğu için kendiliğinden denge konumuna dönen bir cismin durumu.

Dengala : En geride kalan.

Dengaleme karı : Dağıtım günlerinin değişmesi nedeniyle ortaya çıkan haksızlığı giderici kâr.

Denge ağırlığı : Bir örgenin duruş ya da çalışma, dengesini sağlamaya yarayan ağırlıklar.

Denge alıştırmaları : Kas duyarlığını ve denge duyusunu eğitmek için vücudun dayandığı yüzeyi küçülterek yapılan türlü devinimler.

Denge araçları : Üzerinde denge alıştırmaları yapılan denge kalası, yatay ağaç, cimnastik sırası v. b. araçlar.

Denge borusu : Kaynar sulu döşemde kazanları birleştirerek bunların içindeki koşulların aynı olmasını sağlayan boru.

Denge çizgesi : Genellikle, bir atmosfer basınç altında, sıcaklığa göre dengeli bileşim ve faz değişimlerini özetliyen çizge. yapısal çizge diye de bilinir.

Denge çubuğu : Birden fazla olta iğnesi içeren takımlarda oltanın dolaşmasını önlemek amacıyla kullanılan çelik tel.

Denge dış ticaret hadleri : İki ülkeli ve iki mallı bir uluslararası piyasada, ülkelerin birbirlerinden almak ve birbirlerine satmak istedikleri mal miktarlarını eşitleyen, piyasayı temizleyen değişim oranı.

Dengil düzen : Takım, cihaz, bir işin yapılması için gereken şeyler, düzen: Dengilsiz düzensiz iş mi yapılır?.

Dengildemek : Yıkılmak, devrilmek, yuvarlanmak.

Dengildombalak : Takla: Çocuklar dengildombalak atmışlar, ev altüst olmuş.

Dengilmek : Yıkılmak, devrilmek, yuvarlanmak. Yaslanmak, yan yatmak, dayanmak.

Dengine almak : Değer ve yaşça kendisiyle bir tutmak: Dınnak kadar çocuğu dengine almak yahışır mı sana?.

Dengine düşürmek : Sırasına getirmek.

Dengire : Çoğunlukla okul çağına gelmemiş çocukların oynadığı bir oyundur. Bir sıraya dizilen çocuklar değneklerini yaylandırdıktan sonra birden fırlatırlar. Değneği en geride kalan çocuk ebe olur ve değneğini bir sıraya dizilmiş olan çocuklara paralel olarak yere koyar. Birer birer değneklerini fırlatan çocuklar ebenin değneğine vurarak uzaklaştırmaya çalışırlar. Hiç biri değneğe vuramazsa ebeyi şaşırtarak değneklerini almaya çalışırlar. Bu arada ebe onlardan birini yakalarsa ebe değişir, yakalayamazsa gene kendisi ebe olur ve oyun devam eder.

Dengiz : Deniz; bol su (bu şekil daha çok mübalağalı ifadelerde geçer), bk. deniz. [Bakınız: Deniz]. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Dengizer : [Bakınız: Denizer].

Derişim denge sabiti : Molar denge derişimlerine dayalı, sayısal değeri ortamın iyonik şiddetine bağlı olan denge sabiti.

Desteksiz merdivende denge : Ayaksız ya da hiçbir yere dayanmayan merdiven üzerinde dengelenme sanatı.

Devingen denge : Bir dizge içinde birbirine karşıt etkinlikteki iki sürecin eşit hızlarda oluşmaları. [Bakınız: dinamik denge].

Devingen denge çözümlemesi : Herhangi bir nedenle bozulan bir iktisadi dengedeki değişmenin yönü, niteliği ve büyüklüğünün zaman boyutu dikkate alınarak çözümlenmesi. karşılığı durağan denge çözümlemesi.

Devingen dengelem : Bir biri ardına gelen iki dengelemdeki değer değişimlerinin birbirleri ile ölçülmenebilmesi temeline dayanan karşılaştırmalı dengelem.

Devinsel dengelem : Gelir ve yitirce sayışmalarının kaynak ve dallarını ayrıntıları ile kapsayan ve içine alan dengelem.

Dış denge : Genellikle bir yıl olmak üzere, belli bir dönemde, ülkenin dış gelirlerinin dış giderlerine eşit olması.

Dış dengelem : Ödemenin dengede olması.

Dinamik denge : Bir kimyasal tepkimede ileri ve geri yöndeki tepkime hızlarının eşit olduğu konum.

Dirik denge : Bir dizgede, karşıt iki sürecin aynı hızda oluştuğu denge.

Dirsekle denge : Dirsekleri destek yaparak dengeyi sağlama.

Dizi dengi : Sicime dizilerek kurutulmuş tütünlerden, sapları dışarıya gelmek üzere üstüste konularak yapılan denk.

Doğrudan dengeleme : Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu ortaklıklarının açacakları uluslararası ihale çerçevesinde dışalım karşılığında yapacakları döviz ödemelerini telafi etmek amacıyla, anlaşma gereğince ihaleyle doğrudan ve yakından ilgili alanlarda gerçekleştirilen dışsatım. karşılığı dolaylı dengeleme.

Dönüşlü denge : Araçta, yerde ve sınırlı dayanak yüzeyi üstünde dönüşleri de kapsayan yürüme.

Dört ayak denge : Sınırlı dayanak yüzeylerinde el ve ayakları kullanarak yürüme.

Döviz dengesi : Ülkenin belli bir dönemde uluslararası iktisadi işlemleri sonucu döviz kazançlarının döviz giderlerine denk olması.

Durağan denge çözümlemesi : Herhangi bir nedenle bozulan bir iktisadi dengenin yönünü ve niteliğini belirlemeye yönelik olarak zaman boyutundan bağımsız biçimde yapılan çözümleme. karşılığı devingen denge çözümlemesi.

Duruk denge : Bir cisme etkiyen sıfır birleşkeli kuvvetlerin oluşturduğu denge.

Düşme dengesi : Yerçekimi nedeniyle taneciklerin dibe doğru inme hızlarıyla, yayınım eğilimiyle yukarı doğru devinim hızlarının eşit olma durumu.

Ekonomide genel denge : Bir ülke ekonomisinde para, mal ve faktör piyasasının dengede olduğu, yani toplam sunumla toplam istemin birbirine eşit olduğu durum.

Ekonomik denge vergisi : 5 Nisan Kararları çerçevesinde bildirim belgesi veren gelir veya kurumlar vergisi yükümlülülerinin bildirim belgelerindeki matrahın %10’u olarak alınan bir tür servet vergisi.

Eksik işlendirme dengesi : Tüketim, yatırım, devlet harcamaları ve net dışsatımdan oluşan toplam istemin tam işlendirme gelir düzeyinin diğer bir deyişle doğal gayrisafi yurtiçi hasılanın altında bir yerde gerçekleşmesi.

El ele denge : El ele tutuşarak yapılan denge gösterisi.

Emniyet dengesi : Nakit giriş ve çıkışlarındaki beklenmedik durumlar için tutulan para miktarı.

Enerji dengesi : Enerji alımıyla harcaması arasındaki denge. Enerji alımı enerji harcamasını aştığı zaman vücutta fazla enerji depolanır ve vücut ağırlığında artış görülür, pozitif enerji dengesi. Enerji alımı az olduğunda vücuttaki depolar kullanılır ve vücut ağırlığında azalma görülür, negatif enerji dengesi.

Engelli denge yürüyüşü : Üstünde aşılması gereken türlü engeller bulunan sınırlı dayanak yüzeylerinde yürüme.

Eşısıl denge : Değişmez sıcaklıkta oluşan bir süreç sonucunda ulaşılan denge.

Etkin dengelem : Sayışımların karşılaştırılması ve işletmeye girmiş, kullanılmış gerçek değerlerin sayışımı yöntemiyle yapılan dengelem.

Faiz dışı bütçe dengesi : Konsolide bütçe, konsolide merkezi bütçe ve konsolide kamu kesimi bütçesi olmak üzere üç türlü hesaplanan ve bütçe gelirlerinden faiz ödemeleri dışındaki bütçe giderlerinin çıkarılmasıyla bulunan fark.

Faiz dışı konsolide bütçe dengesi : Konsolide bütçe gelirlerinden faiz dışı bütçe harcamalarının düşürülmesiyle hesaplanan yani faiz ödemeleri dışarıda tutularak ulaşılan konsolide bütçe dengesi. karşılığı faiz dışı fazla.

Faz dengesi : Değişik sıcaklık, basınç veya bileşimdeki karışım veya kimyasal bileşiğin (buhar, sıvı, katı gibi) fazları arasındaki denge hali.

Ferrit dengelestirici element : [Bakınız: alfa dengeleştiri].

Firma dengesi : Bir işletmenin marjinal maliyetinin, pozitif eğimli olduğu (arttığı) bölgede, marjinal gelirine eşit olduğu üretim düzeyi.

Gamma dengeleştirici : Demir karbon dizgesinde, gamma fazının dengeliliğini artıran alaşım elementi, gamma yapıcı, gamma yapıcı element, ostenit dengeleştirici element diye de bilinir.

Geçerli eder dengelemi : Borçlu ve alacaklı öğelerin belirli bir günde geçerli ederlerine göre ve tümdeğer yöntemi ile yeniden değerlendirilmesi koşulları ile düzenlenen dengelem.

Geçici denge : Ana sayışımların büyük yazılıktan alınan borç ve alacak toplamları ile bunların kalıntılarını gösteren çizelge.

Geçici dengelem : Sayışımların ilkel durumunu göz önünde tutup kesin sonuçlara dayanak olacak aktarmalar yapılmak amacıyla düzenlenen geçici dengelem.

Genel denge : Bir ekonomide mal, para ve faktör piyasalarında eşanlı olarak dengenin sağlandığı durum. karşılığı kısmi denge çözümlemesi.

Genel denge çözümlemesi : Bütün piyasaların ve iktisadi karar birimlerinin birbiriyle ilgili olduğu varsayımı altında bir piyasa ya da birimde ortaya çıkan bir değişmenin diğer tüm piyasalar veya birimler üzerinde yaratacağı etkilerin çözümlenmesine ilişkin denge koşullarının araştırılması.

Genel denge kuramı : Bir ekonomide mal ve faktör piyasasındaki fiyat ve üretim miktarı arasındaki ilişkilerin tümünün incelenmesine dayanan ve 19. yüzyılın sonunda L. Walras tarafından geliştirilen kuram.

Genel dengelem : Bölüm ve ayrıntıların tümünü kapsayan genel sayışım dengelemi.

Gensel denge kuramı : Kalıtımsal olan herhangi bir niteliğin, tek bir genin sonucu olarak değil, genler arası etkileşimle geliştiğini savunan kuram.

Gergin ip üzerinde denge : Gerilmiş ip üzerinde dengelenme.

Gevşek ip üzerinde denge : Gevşek ip üzerinde dengelenme.

Harcama dengesi : Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyi.

Hazırlayıcı dengelem : Gerçeğini hazırlamak üzere düzenlenen geçici dengelem.

Isı dengesi : Giren ve çıkan ısı niceliğinin eşitliği.

Isıl denge : Bir dizgenin parçaları arasında, ısı alışverişi tutarının sıfırlanma koşulu.

Isıldirik denge : Bir dizgeyi oluşturan bölüklerin, erke eşbölüşümü ilkesine uymaları koşulu.

İyonik denge : Molekülün iyonlara ayrışma hızının, iyonların birleşme hızına eşit olduğu durum.

Kafa kafaya denge : Bir kişi ayakta dururken, onun üstüne, amuda kalkarak çıkan kişinin kafasını ötekinin kafası üzerine koyarak dengelenmesi.

Kapanış dengelemi : Önceki dönem sayımlarının yazılımından sonra kapatılmış olarak düzenlenen dengelem. Birleşme, ayrılma ya da arıtma kararı üzerine düzenlenen son dengelem.

Kar biriktirim dengesi : Gelecek yıllarda kâr durumu elverişli bir sonuç vermeyecek olursa paydaşlara yine dağıtımda bulunabilmek amacıyla yapılan biriktirim.

Karşılaştırmalı devingen denge çözümlemesi : İki ayrı zamandaki denge durumlarına ilişkin değişim süreçlerinin karşılaştırıldığı çözümleme yöntemi.

Karşılaştırmalı durağan denge çözümlemesi : İki ayrı zamandaki denge durumlarının karşılaştırıldığı çözümleme yöntemi.

Karşıt denge ağırlığı : Askıları gerekli yükseklikte tutmada kullanılan ve karşıt dengeyi sağlayan ağırlık.

Karşıt denge düzeni : Karşıt denge ağırlıklarının tümünü kapsayan dizge.

Kendiliğinden denge : Fizyokrat ve liberal ekonomi anlayışının doğal düzen inancından doğan ve tam rekabet koşulları içinde hiçbir müdahale olmaksızın piyasalarda gerçekleşen iktisadi denge.

Kendiliğinden dengeleyiciler : Bir ekonomide iktisadi dalgalanmaların ortaya çıkması durumunda herhangi bir müdahale olmaksızın devreye girerek olumsuz gidişi yavaşlatan artan oranlı gelir vergisi ve işsizlik sigortası gibi dengeleyiciler.

Kısaltılmış dengelem : Bağlı sayışımlar birleştirilerek genel birkaç sayışımda toplanan özetlenmiş dengelem.

Kısmi denge çözümlemesi : Tek bir iktisadi olay, birim ya da kesimin diğer iktisadi olay, birim ya da kesimlerden soyutlanarak incelenmesi ve denge koşullarının araştırılmasına dayanan ve A. Marshall tarafından geliştirilen yöntem.

Kimyasal denge : İki yönlü bir kimyasal tepkimede her iki yöndeki tepkime hızlarının eşit olduğu ve tepken derişimlerinin değişmediği durum. Denge halindeki bir sistemdeki maddelerin derişimleri (kısmi basınçları) arasındaki ilişkiyi belirten ifade. Bu ifadenin sayısal değerine denge sabiti K denir. Denge sabiti dengenin kuruluş yoluna değil sıcaklığa bağlıdır. Kimyasal tepkimelerde tepkimeye giren ve çıkan maddelerin derişimlerinde kütlelerin etkisi kanununa göre daha fazla bir değişmenin olmadığı durum; a A + b B + .. <=> k K + l L + .. tipi bir kimyasal tepkimede kütlelerin etkisi kanunu [K]k [L]l / [A]a [B]b=K (sıcaklık ve basınç sabit) şeklinde ifade edilir. Bir kimyasal reaksiyonun serbest entalpi değişiminin sıfır olduğu durum.

Klasik denge : Emek piyasasında tam işlendirmenin sağlanmasıyla birlikte eşanlı olarak mal ve para piyasalarında da dengenin sağlandığı durum.

Klasik denge modeli : Klasik dengenin sağlandığı makroiktisadi modeller.

Klasik dengelem : Sayışmanlık yazılım ve değerlerine dayanan, işletmenin ekonomik ve akçalı durumunu gösteren ve sonuç olarak sayımla bağlantılı olan, yasalardaki türesel anlamını belirten ve işletmenin varlıkları ile üçüncü kişilere karşı olan alacaklı ve borçlu durumunu gösteren dengelem.

Konsolide kamu kesimi faiz dışı dengesi : Konsolide kamu kesimi faiz dışı dengeleri toplamından oluşan denge. 2006 yılından itibaren bu denge hesaplanırken konsolide bütçe faiz dışı dengesi yerine merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi kullanılmaktadır.

Konut dengesi : Ev halkı sayısı ile konut birimi sayısının eşitliği ya da birbirine yakın olması durumu. Ev halkının büyüklük ya da küçüklüğü ile konut biçimleri arasında uygunluk.

Kur riskinin dengelenmesi : Bir döviz cinsinde açık pozisyon yüzünden ortaya çıkabilecek riskin yine aynı döviz cinsinden fazla pozisyonla dengelenmesi. karşılığı açık pozisyon.

Lindahl dengesi : Orta malların dağıtımı ve bölüşümünde etkinliğe ulaşabilmek için fiyat alıcı davranışlar temel alınarak etkin üretim düzeyini bulmaya yönelik bir denge çözümlemesi olup, bu etkin üretim düzeyinde herkesin sunulan mal miktarı ve fiyatı konusunda anlaşmaya vardığını gösteren ve Erik Lindahl tarafından geliştirilen denge yöntemi.

Maksimum dengeli av : Balık stoklarının verimliliği korunarak en çok seviyede yapılan av.

Nash dengesi : Anlaşmasız azel piyasasında veya anlaşmasız oyunun çözümünde, her bir oyuncunun rakiplerinin olası seçeneğine kendince eniyi yanıtı verdiği ve herbirinin ödülünü ençoklaştırdığı, dolayısıyla hiçbirinin tek taraflı olarak mevcut stratejisini değiştirerek konumunu daha iyi duruma getiremediği seçenek bileşimini gösteren ve 1950 yılında John Nash tarafından geliştirilen denge durumu.

Negatif azot dengesi : Birçok hastalık ve beslenmeye bağlı olarak gelişen, vücuttan atılan azotun alınan azottan daha fazla olduğu, özellikle laktasyon başlangıcında protein gereksinimini artması ancak rasyonla yeterli protein alınamadığı durumlarda hayvanların vücut depolarını kullanmak zorunda kaldığı ve verim düşüklüklerine neden olduğu beslenme problemi.

Negatif enerji dengesi : Enerji yetersizliğinde görülen, özellikle çok yavru doğuran hayvanlarda ve sütçü sığırlarda gebeliğin sonu ile laktasyonun başlangıcı arasındaki dönemde enerji yetersizliğine bağlı olarak oluşan, beslemeye bağlı bir problem, NEB.

Omuzla denge : Omuzların destek yapılarak dengenin sağlandığa gösteri.

Operasyonel bütçe dengesi : Özellikle iktisadi istikrarın sağlanamadığı ülkelerde bütçe açığının etkilerini tam olarak belirleyebilmek amacıyla faiz dışı bütçe dengesine reel faiz ödemelerinin eklenmesiyle bulunan bütçe büyüklüğü.

Optik dengeleme : Optik dengeleyiciyle sağlanan sonuç.

Optik dengeleyici : Yalnız sürekli devinimle çalışan alıcılarda, alıcı hızına uygun olarak aynı yönde görüntüyü yansıtan böylelikle çok kısa süre içinde, yansıyan görüntü ile devinen filmi birbirine göre devinimsiz duruma geçirerek görüntünün bu sırada film üzerine saptanabilmesini sağlayan ayna düzeni. (Genellikle aşırı hızlı alıcılarda kullanılır).

Ostenit dengeleştirici element : [Bakınız: gamma dengeleştirici].

Ödeme dengesi : Bir ülkenin belirli bir dönem içinde başka ülkelere yaptığı ödemelerle, yabancı ülkelerden sağladığı paralar arasındaki denge.

Ölçüştürmeli dengelem : Ölçüştürme ve düşünüleri kolaylaştırma amacıyla birbirine benzeyen öğeleri ve sayışımları ard arda sıralayan dengelem.

Ölçüştürmeli dengelettiler : Bir ortaklığın, bir bankanın tecimsel bir kuruluşun çeşitli günlemlerdeki ya da çeşitli kuruluşların aynı günlü durumlarını karşılaştıran dengelemler.

Örgütsel dengelem : İşletmenin varlıkları ile birlikte gerçekleşen bir yıllık işlemlerin sonuçlarını kapsayan, işletmeler arasındaki bağlantılara ve eder dönüşümlerinin işletmenin varlığı ve sonuçları üzerindeki etkilerine yer veren dengelem.

Örnek dengelem : Sayışımlarda yer alacak borçlu ve alacaklı öğelerin önceden tanımlanması ve belirli bir duruma getirilmesi koşulu ile düzenlenen dengelem.

Özetlenmiş dengelem : Para durumunun özetlenmiş görüntüsünü veren dengelem.

Parmak ucu dengesi : El parmaklarının ucunda bacakları dikey ya da çapraz havada tutma.

Pastal dengi : İpliğe dizilmiş tütünlerin üstüste yığılmış durumu.

Piyasa dengesi : Bir piyasada belirli fiyat düzeyinde istem miktarı ile sunum miktarının birbirine eşit olduğu, diğer bir deyişle istem fazlalığı ya da sunum fazlalılığı bulunmadığı durum.

Potansiyel dış ödemeler dengesi açığı : Bir ülkede uygulanan dış ticaret ve kambiyo uygulamalarının kaldırılması durumunda ödemeler bilançosunda ortaya çıkabilecek açık. karşılığı dış ödemeler dengesi açığı.

Pozitif enerji dengesi : Enerji dengesi.

Program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi : Program tanımlı konsolide bütçenin gelirleri ile faiz dışı harcamaları arasındaki fark.

Program tanımlı konsolide kamu kesimi faiz dışı dengesi : Program tanımlı konsolide kamu kesimini oluşturan her bir biriminin faiz dışı dengeleri toplanmasıyla hesaplanan denge. 2006 yılından itibaren bu denge hesaplanırken program tanımlı konsolide bütçe faiz dışı dengesi yerine program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi kullanılmaktadır.

Program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı dengesi : Program tanımlı merkezi yönetim bütçe gelirleri ile program tanımlı merkezi yönetim bütçe faiz dışı harcamaları arasındaki fark.

Radyoaktif denge : Bir radyoaktif seride, serinin birbirini izleyen unsurlarının etkinliğinin sürekli olması.

Reaktiflik dengesi : Bir reaktörün başlangıçtaki reaktiflik fazlalığı ile, bu fazlalığın değişmesi durumunda oluşan eşdeğer denge.

Rorschach tepkileri dengesi : Rorschach ölçerinde, insan devinimleri tepkileri sayısının, renk tepkilerinin üç sınıfındaki sayıların toplamına oranı. (Bireyin ortaya koyduğu tepkilerin, iç dürtülerin ve dış uyaranların nasıl dengeleştirildiğini gösterdiği sanılmaktadır.).

Sınırsal denge : Verim ile değişken giderler arasındaki fark.

Sırık üzerinde denge : Sırık üzerinde dengelenme sanatı.

Silindir üzerinde denge : Yuvarlanan silindir üzerinde dengelenme.

Tam işlendirme altındaki denge : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılanın altında, diğer bir deyişle deflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi.

Tam işlendirme dengesi : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılaya eşit olduğu, diğer bir deyişle tam işlendirme düzeyine karşılık gelen milli gelir düzeyi.

Tam işlendirme üzerindeki denge : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılayı aştığı, diğer bir deyişle enflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi.

Taşımalı denge : Araçta, yerde, sınırlı dayanak yüzeyinde, elde ya da sırtta bir yük (ağırlık) taşıyarak yürüme.

Tecim dengelemi : Belirli bir dönem sonunda tecim işleri düzenini gösteren dengelem.

Tecim dengesi : Bir ülkenin mal giriş ve çıkışları arasındaki denge. Bir ülkenin dış ülkelere gönderdiği mal değeri ile dış ülkelerden yurt içine getirttiği mallar değerinin birbirine eşit, dengede olması.

Tek diz dengesi : Sanatçının tek dizini destek yaparak dengeyi sağladığı numara.

Tek el dengesi : Tek el üzerine dayanarak bacakları dikey tutma numarası.

Tekteker üzerinde denge : Hiçbir yere tutunmadan tekteker üzerinde dengelenme sanatı.

Tektürel denge : Bir evreli tektürel bir dizgenin dengesi.

Temel denge : Bir ekonomide geçici olmayan yapısal değişimleri yansıtan ödemeler bilançosundaki cari işlemlerle uzun dönem sermaye işlemlerinin toplamı.

Temel dengesizlik : Uluslararası Para Fonuna göre bir ekonomide geçici olmayan, uzun süreli toplam istem toplam sunum ve bütçe dengesizliği nedeniyle ortaya çıkan ödemeler dengesi açığı.

Termodinamik denge sabiti : Bütün tepkimeye girenlerin ve ürünlerin aktiflikler cinsinden ifade edildiği, aktiflik yerine, seyreltik çözeltilerde molarite, ideal gazlarda atmosfer cinsinden kısmi basınç alınarak ve saf katı ve sıvıların aktiflikleri 1 kabül edilerek hesaplanan denge sabiti.

Testili denge : Türk cambazının bir becerisi : Terazi yerine içi su dolu testi ile denglenerek ip ya da tel üzerinde yürüme.

Tikel dengeli eksik bölük : (Deneysel tasarım) Bir bölükteki tüm işlemlerin uygulanamadığı bir tasarımda deney boyunca işlem ikililerinin zorunlu nedenlerle değişik sayıda görüldüğü bölük.

Tikel dengeli örgü tasarımı : (Deneysel tasarım) Yinelemelerin yalnızca ilk ikisi, üçü, ve benzerleri ile yürütüldüğü örgü tasarımı.

Top üzerinde denge : Yuvarlanan ve hareket eden top üzerinde dengelenme.

Toplumsal dengesizlik : Bir toplumun ya da toplumsal kümenin temel öğelerinin karşılıklı uyumlarını yitirmeleri sonucu ortaya çıkan ve toplumsal çözülmeye götürebilecek olan durum.

Trapez üzerinde denge : Trapez üzerinde dengelenme.

Tüketici dengesi : İki mal tüketildiği varsayımı altında, bir tüketicinin belirli bir dönemde yapacağı harcama ile elde edeceği en çok faydayı gösteren, diğer bir deyişle tüketicinin bütçe doğrusu ile kayıtsızlık eğrisinin birbirine teğet olduğu nokta.

Uluslararası borçluluk dengesi : Bir ülkenin dış dünya ile toplam varlık ve yükümlülüklerini miktar, tür ve vadelerine göre ayrıştırarak ülkenin net borçlu ya da alacaklı olduğunu, ülkenin belli bir andaki uluslararası yatırımlarının durumunu gösteren hesap.

Üç evreli denge : Arı bir özdeğin katı, sıvı ve uçun evrelerinin bir arada olduğu denge durumu.

Üretici dengesi : İki üretim faktörünün kullanıldığı varsayımı altında, bir üreticinin belirli bir dönemdeki maliyetle üreteceği en çok çıktıyı gösteren, diğer bir deyişle üreticinin eş maliyet doğrusu ile eş ürün eğrisinin birbirine teğet olduğu nokta. Açık ekonomide üreticilerin üreteceği dışalım ikamesi olan mal ile dışsatım malından üreteceği eniyi ve enuygun miktarın belirlendiği ve veri uluslararası fiyat doğrusunun ülkenin üretim olanakları eğrisine teğet olduğu nokta.

Üstün strateji dengesi : Oyun kuramında birden fazla seçeneğe sahip iki veya daha fazla oyuncudan her birinin tek bir üstün seçeneğe sahip olduğu tam strateji denge durumu.

Üşersel denge : Tersinir bir üşerleşim olayında çözeltideki özdeciklerle üşerleri arasındaki denge.

Yapısal denge : Bir öğeciğin dış eksicik kabuğu, doldurulduğunda oluşan denge.

Yarı dengeli : Yarı dengelilik özelliği gösteren.

Yarı dengeli faz : Yarı dengeli durumda olan faz.

Yarı dengeli karbür : Yarı dengelilik özelliği gösteren karbür.

Yarı dengelilik : Dengelilik ile dengesizlik arası olan durum.

Yatarak denge alıştırmaları : Yerden yüksek sınırlı dayanak yüzeylerinde, el ve ayakları kullanmadan yatarak sağlanan denge.

Yerde denge alıştırmaları : Dayanak yüzeyi daraltılmış yerde, araç kullanmadan yapılan denge alıştırmaları.

Yıllık dengelem : Yıllık sayışım ve işlemler sonuçlarını ana ayrıntıları ile gösteren ve tecimsel kuruluşun kâr ve yitirce durumlarını gösteren dengelem.

Yükselti üzerinde denge : Bir ayaklık ya da yükselti üzerinde dengelenme biçimi.

Yükünleşme dengesi : Bir çözeltide, bir özdeğin ayrışmamış ve ayrışarak yükünleşmiş iki durumu arasında oluşan denge.

Arz talep dengesi : Üretimin talebe uygun miktarda planlanması.

Borçluluk dengesi : Bir ülkenin belli bir tarihe kadar birikmiş dış borç ve alacaklarını gösteren durum veya belge.

Bütçe dengesi : Gelirin gidere eşit olma durumu. Devletin bütün gelir toplamının gider toplamına eşit olma durumu.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Denge fiyatı : Piyasalarda arz ve talep miktarlarının eşitlendiği fiyat.

Denge kalası : Aletli jimnastik dalında kullanılan, 1,20 metre yüksekliğinde, 5 metre uzunluğunda, 10 santimetre yürüme yüzeyi olan, piramit biçiminde, iki ayak üzerinde duran, düzgün kalastan yapılmış denge aracı.

Denge taşı : Omurgalıların özellikle de memelilerin iç kulak keseciğinde bulunan kalsiyum tuzu.

Dengeci : Denge ögesini ön planda tutan.

Dengecilik : Dengeci olma durumu.

Dengeleme : Dengelemek işi.

Dengelemek : Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.

Dengelenmek : Dengesi sağlanmak.

Dengeleyici : Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.

Dengeli : Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.

Dengeli beslenme : Sağlık için gerekli olan besinleri belirli ölçülerde ve düzenli olarak alma.

Dengelik : Denge sağlayan alet.

Dengesiz : Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.

Dengesiz beslenme : Büyüme, gelişme ve sağlık durumlarının bozulması veya gereğinden çok besin alarak aşırı şişmanlama dolayısıyla ortaya çıkan sağlık bozukluğu.

Dengesizleştirme : Dengesizleştirmek işi.

Dengesizleştirmek : Dengesiz duruma getirmek.

Dengesizlik : Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.

Dengeşik : Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

Elektrolit dengesi : Hücre içi ve dışı sıvılarında madensel iyonların uygun yoğunlukta bulunması.

Işınım dengesi : Bir yüzeyin aldığı ve yaydığı ışınımın denkliği.

İç denge : Ruhsal durum, psikolojik yapı.

Kafa dengi : Kafadar.

Kararlı denge : Bir güç etkisiyle hareket ettikten sonra gene aynı duruma gelen cisimlerin konumu.

Kararsız denge : Denge durumundaki cismin küçük bir yer değiştirmesiyle bozulan denge.

Sahne dengesi : Halk oyunlarında sahnenin konumuna ve ölçülerine göre oyunları estetik görünümde sergileme tekniği ile seyircinin görüş açısının bilinçli olarak ortaya çıkması.

Toplumsal denge : Bir toplumun başlıca kesimlerinin geniş ölçüde bir uyum içinde bulunmasını sağlayan toplum ve kültür bakımından bütünleşme.

Diğer dillerde Deneyüstü ruhbilim anlamı nedir?

İngilizce'de Deneyüstü ruhbilim ne demek ? : metapsychology