Deveci nedir, Deveci ne demek

  • Deve sahibi, deve kiralayan kimse
  • Deve kervanını güden kimse, sarban.
  • Çok sert ve kaba oynayan kimse.

Yerel Türkçe anlamı:

Elinden hiç bir iş gelmeyen (kimse).

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bolu şehri, Kıbrıscık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tekirdağ kenti, Malkara ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ kenti, Başyurt nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Amasya kenti, Suluova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya kenti, Hekimhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kırşehir ilinde, Akpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ili, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Deveci anlamı, kısaca tanımı:

Deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı : "yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar" anlamında kullanılan bir söz.

Deveci armudu : Dayanıklı, sert ve iri bir tür armut.

Deve : Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

Devecilik : Deve kervanını gütme işi, sarbanlık. Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu.

Kira : Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para. Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar. Bu biçimde tutulan taşınmaz.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kervan : Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler.

Sarban : Deveci.

Sert : Titizlikle uygulanan, sıkı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız.

Deveci kurmak : Çocuklar el arabalarını uç uca ekleyerek iniş aşağı binmek.

Deveci ortaları : Görevleri savaşta siper işlerinde çalışmak, sefere gidiş ve dönüşte yeniçeri ağasının develerinin yük işleriyle uğraşmak olan, yeniçeri cemaat ortalarından sürekli olarak 1- ortalar ile zaman zaman değişen öteki ortalara verilen ad.

Devecibardağı : Armut şeklinde meyvesi olan yabanî bir bitki. Çam bardağı.

Devecik : Devecilik Kızlar devesi de denilen çekirgeye benzer bir böcek Bingöl ilinde, Göynük bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ordu şehrinde, İkizce ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

 

Devecikargın : Tokat ili, Artova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Devecikonağı : Bursa kentine bağlı bir yer.

Deveciler : Bolu şehrinde, Dörtdivan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Devecipınar : Yozgat şehrinde, Boğazlıyan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Devecipınarı : Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Deveciuşağı : Adana şehri, Yumurtalık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Deveci anlamı nedir?

İngilizce'de Deveci ne demek? : n. cameleer, camel driver

Fransızca'da Deveci : chamelier [le]