Devi nedir, Devi ne demek
Devi; Otomobil alanında kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Deve.
Teknik terim anlamı:
Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol.
Devi ile ilgili Cümleler
- ... zengin bir tasvir ve izah yapabilmek için evde kitaplar devirdi.
- Tom'un köpeği bizim çöp tenekesini devirdi.
- Devir kötü. Güçlü olmaya çalış!
- İkide birde kazan deviren yeniçerilerin dışında askerlikte talim ve terbiye esaslarına göre Avrupai bir nizam ile askerliğimizin ihdası pek hayırlı olmuştu.
- Devir kötü.
- Biz bu diktatörlüğü devireceğiz.
- Jale bir kiraz ağacını devirdi.
- Doksanı devirmesi muhtemel.
- Hiç bir ağaç devirdin mi?
- Oduncu bir baltayla bir ağacı deviriyor.
- Rüzgar bu ağacı devirdi.
- Bu devirde artık eskisi kadar çocuk yapılmıyor.
- Şerbetçide temiz bardak bulamayan müşteri, gözlerini devire devire bağırıyor.
- Yangın kapıyı devirdi.
- Gece ilerleyip Mustafa içkileri devirdikçe, esprileri de gittikçe daha müstehcenleşti.
Devi hakkında bilgiler
Daha çok Devi olarak anılan Vaişnodevi (Sanskritçe देवी, devī) ya da Jai Mata Di yahut Mata Rani, Hinduizm'in İlâhî Annesi'dir. Kuvvetin tanrıçası olarak tanınan Devi, ilâhîliğin (veya ilâhî gücün) dişil yönü olarak tanımlanır; enerji veya itici güç (Şakti) olarak çoğunlukla eril yön ile eşit role sahiptir. O olmadan, bilinci ve yargılamayı temsil eden eril yön güçsüzdür. Vaişnodevi'nin ana tapınağı, Jammu ve Keşmir bölgesinin Jammu kısmında bulunur.
Devi ile ilgili Atasözü veya Deyim
dağ (veya dağları) devirmek : çok zor işleri başarmak.
devir açmak : tarihte özellik taşıyan yeni bir çağ başlatmak.
gözlerini devirmek : öfke ile bakmak.
hükumeti devirmek : zor kullanarak devlet yönetiminde değişiklik yapmak.
kazan kaldırmak (veya devirmek) : yeniçeriler yemek pişirilen kazanı devirerek ayaklanmak, isyan etmek Mecaz anlamı yöneticinin bir tutumuna karşı hep birden ayaklanmak, isyan etmek.
kitap (veya kitaplar) devirmek (veya devretmek) : bir veya birden çok kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek.
semeri devirmek : Yan yatmak.
sitteisevir her saati bir devir : fırtına günlerinde hava her saat değişikliğe uğrar anlamında kullanılan bir söz.
tepetakla etmek (veya devirmek) : birinin toplumsal veya ekonomik durumunu bozmak.
Devi anlamı, tanımı
Açısal devinirlik : Dinginlik koluyla açısal hızın çarpımı olarak belirtilen açısal devinim niceliği. Dönme eylemsizliği ile açısal hızın çarpımı olan yönleçsel nicelik ya da devinirliğin bir eksene göre döngüsü
Algısal devimsel öğrenme : Sözlü olmayan nesnel bir uyaran karşısında devimsel bir tepki yapmayı öğrenme.
Alıcı devinimleri : Çevirim sırasında alıcının olduğu yerde ekseni üzerinde ya da bir araca yerleştirilerek yer değiştirip yaptığı çeşitli devinimler.
Alizogenik devir : Lizogeni.
Anamal devinimi : Anamalın bir girişimden bir başkasına ya da bir ülkeden diğerine geçmesi.
Anlatımlı devinimler : Gövde devinimleri, kendini taşıma, konuşma özellikleri gibi bireyleri birbirinden ayıran ve böylece kişiliğin değerlendirilmesinde yararlanılan devinimler.
Aralı devinim : Alıcı, gösterici ya da basım aygıtında, filmin pencere önünde belirli bir süre durup yeniden yol alması biçimindeki devinim.
Aralı devinim dişlisi : Aralı devinimle çalışan dişli çeşidi.
Aralı devinim düzeneği : Dar film göstericilerinde aralı devinimi sağlayan bir düzenek.
Ay gün devinmesi : Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle Yer'in dönme ekseninin (dönen topacın baş sallamasını andıran) bir koni devinmesi yapması.
Bisiklet devinimi : Pedallama. Asılmada, sırtüstü yatışta ya da mum duruşunda, bacaklarla havada yapılan bisiklet sürme alıştırması.
Biyojeokimyasal devir : Diğer organizmaların kullanması için mikroorganizmalar tarafından kimyasal elementlerin yeniden kullanılır hâle getirilmesi.
Brown devinimi : Bir çözeltide asılı ufak parçacıkların sürekli kaynaşması; bu devinim, özdeciklerin çarpmaları sonucu oluştuğundan özdecik varlığının doğrudan kanıtı sayılır. Asıltıdaki çok küçük katı tanecikleri hızlı, titreşimli, gelişigüzel devinimi.
Büzzük devirmek : Yan yatmak.
Çevrimsel devinimler : Bir zaman dizisinin yönlence çizgisi ya da eğrisindeki, uzun dönemli salıntı ya da dalgalanmalar.
Dalga devimi : Deniz yüzeyindeki dalgaların inip çıkması; sesin havada, ışığın boşlukta dalgalanarak yayılması.
Deviasyo uteri : Döl yatağı çarpıklığı.
Deviasyon : Sapma, normal yerini değiştirme.
Device : Hlk. Tetanos.
Devihmek : Dikkat etmek, kulak kabartmak.
Devim bilgisi : İşleybilimin devinimlerle uğraşan alt dalı. anlamdaş seğirtim bilgisi.
Devim duyum azalması : Kimi ruh hastalıklarında görüldüğü gibi devimsel ve kassal etkinliklerin azalması.
Devim duyusu : Beden ve örgenlerinin yaptığı devimleri beyine ileten duyu.
Devim duyusu yöntemi : Dudak, dil ve benzerleri örgenlerin doğru ve bozuk konuşma durumlarındaki devimlerini ve sağladıkları duyumları karşılaştırarak konuşma özürlerini düzeltme yöntemi.
Devim ölçeği : Devim duyularının eşiğini ölçmeye yarayan herhangi bir araç.
Devim yitimi : İstençti kas devimlerinde baş gösteren belirgin düzensizlik.
Devimbilim : Fiziksel olayları zamana bağlı olarak inceleyen bilgi dalı.
Devimek : Kaşımak: Sırtımı deviyiver.
Devimleme : Canlının yer değiştirmesi sonucu çevresi ya da yaşam alanıyle olan ilişkilerinin değişmesi.
Devimli davranış : Erkenin uyarılması sonucu olan güdülendirici davranış.
Devimli resim : (Resim). Dönen bir çarka takılmış değişik biçimli tahta ya da maden parçalarının gölgelerini duvara yansıtarak elde edilen renkli resim. Devimli gölge resim. Çeşitli yönlerden bakıldığında başka türlü görünen resim. Gözü yanıltan ve devimli imiş gibi etki yapan geometrik öğelerle kurulmuş resim. a. bk. op-art, pop-art.
Devimsel alan : Bedenin kas devinimlerini düzenleyip yöneten beyin bölgesi.
Devimsel alışkanlık : Canlının geliştirdiği tepkinin, algısal ayırım ya da uyum dışında, öncelikle devimsel yönünden oluşan alışkanlık.
Devimsel anlatım : Öykünme, resim yapma gibi kas ve sinir etkinlikleri yoluyla duygu ve düşüncelerin belirtilmesi.
Devimsel bölge : (Lewin) Kişinin dış görünüşü ve açık davranışlarında kendini ortaya koyan boyutu. (Bireyin kişisel iç yaşam alanıyle ruhsal çevresi arasındaki bölgedir.).
Devimsel dağınıklık : Gelişimin doğumu izleyen basamağında beden devimlerinin belirli ve amaçlı olmaktan çok genel ve dağınık olması durumu.
Devimsel erke : Taneciğin hızından ileri gelen erke. Kütle ile hız karesi çarpımının yarısı. Bir cismin, devinmeden dolayı taşıdığı erke: 1/2 mv. Burada m cismin kütlesi, v de hızıdır.
Devimsel kuram : Gaz özelliklerini, içindeki özdeciklerin tek tek devinim ile çarpışmalarından türeten kuram.
Devimsel öncelik kuramı : Bedenin devimle ilgili mekanizmalarının duyularla ilgili olanlardan önce işleyebilir duruma geldiğini ileri süren bir kuram.
Devimsel uyum : Kasların birbirlerini engellemeden etkili bir işbirliği yapabilmesi durumu.
Devimsel yanılsama : Beden örgenlerinden herhangi birisinin devinmediği halde deviniyormuş gibi algılanması.
Devimsel yetenek yaşı : Çocukların devimsel gelişimlerinde eriştiği düzeyi ay ve yıl olarak gösteren yaş.
Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.
Devindirebilme : Devindirebilmek işi.
Devindirebilmek : Devindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Devindirilebilme : Devindirilebilmek işi.
Devindirilebilmek : Devindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Devindiriliş : Devindirilme işi.
Devindirilme : Devindirilmek işi.
Devindirilmek : Devinmesi sağlanmak.
Devindirme : Devindirmek işi.
Devinduyum : Kas dokularında, sinir ve eklemlerde bulunan özel duyu alıcılarının uyarılması sonucu ağırlık, devinim ve vücut durumunun sezilmesini sağlayan duyumlara verilen ad.
Devinebilme : Devinebilmek işi.
Devinebilmek : Devinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Devinen buzul taşları : Buzulun taşıdığı bütün buzul taşları.
Deviner : Hareketli, gayretli kimse.
Devingen ayrım : Devingen çekimlerin birbirini izlemesinden oluşan canlı ayrım. Durgun ayrımın karşıtı.
Devingen bellek atama : Çok iş düzeninde çalışma olanağı sağlayan bir işletim dizgesinin, bellek kaynaklarını, görevlerin gereksemelerine ve eldeki iş harmanına göre, işletim sırasında, belli bir bellek yönetim algoritmasına göre sürekli biçimde yeniden düzenleyerek olabildiğince yüksek verimle kullanmaya çalıştığı bellek atama düzeni. Devingen bellek atama tekniğini herhangi bir uygulama izlencesi de kendi amacına uygun biçimde kullanabilir.
Devingen birim : Dramaturgi çalışmasına ilişkin bir değerlendirme : Önemli oyun kişilerinin yönelişlerini ortaya çıkaran vuruşların toplamı. Bir sahnede vuruş-tepki dizi gelişmesi sonucu var olan aksiyon birimi yoluyla tiyatro için gerekli olan hareketler bütününün elde edilmesine yarayan çalışma.
Devingen çekim : İçinde devinimin, gerilimin, çatışmanın ağır bastığı çekim. Alıcı devinimlerinin bol bol kullanıldığı çekim. Durgun çekimin karşıtı.
Devingen denge : Bir dizge içinde birbirine karşıt etkinlikteki iki sürecin eşit hızlarda oluşmaları. [Bakınız: dinamik denge].
Devingen denge çözümlemesi : Herhangi bir nedenle bozulan bir iktisadi dengedeki değişmenin yönü, niteliği ve büyüklüğünün zaman boyutu dikkate alınarak çözümlenmesi. karşılığı durağan denge çözümlemesi.
Devingen dengelem : Bir biri ardına gelen iki dengelemdeki değer değişimlerinin birbirleri ile ölçülmenebilmesi temeline dayanan karşılaştırmalı dengelem.
Devingen eşizlik : Protonun molekülde yer değiştirmesiyle ortaya çıkan iki eşizin denge karışımı oluşturmaları Örn...nitro bileşiği aci-nitro bileşiği.
Devingen film : Başından sonuna dek devingen çekimlerin, devingen ayrımların birbirini izlediği, hızlı dizemli, gerilimli, çatışmalı film.
Devingen kurgu : Gerek dış öğelerinin (kısa çekimler, hızlı kurgu, gittikçe hızlanan kurgu, vb.) gerek iç öğelerinin (benzerlik, karşıtlık, çatışma, vb.) izleyicide devingenlik duygusuna yol açmasını sağlayan kurgu çeşidi.
Devingen kuşak : Yerkabuğunun yapısal biçim değiştirmelerine elverişli, genel olarak uzun olan bir bölgesi.
Devingen örnekbiçim : Aşağıdaki özelliklerin bir ya da ikisini taşıyan örnekbiçim :. Yapıyı belirten denklemlerde en az bir değişkenin olması ve değerlerin zamanın ayrı ayrı noktalarında alınması. En az bir denklemin, zamanın bir işlevini içermesi.
Devingen yasa : Herhangi bir düzenin belli bir koşulunun kendinden sonra gelen bütün koşulları kesinlikle belirlemesini, böylece başlangıçtaki koşulların bilinmesi durumunda daha sonraki gelişmelerin önceden kestirilmesini sağlayan bir nedensellik bağlantısı biçimi.
Devinim evresi : Filmin çeşitli sinema aygıtlarındaki aralı devinimi sırasında pencere önünde bir resim boyu yol aldığı ve örtücünün kapalı olduğu evre. Durma evresinin karşıtı.
Devinim yollan : İnsanların ve malların bir yerden bir başka yere taşınmasını sağlayan toplama ve dağıtma yolları.
Devinimde uyuşum : İki ya da daha çok çekime bölünmüş devinimin, kesiksiz, akıcı biçimde görünmesini sağlayan uyuşum çeşidi.
Devinimli : Devinimi olan. Devinimli olarak.
Devinimli bakımlık : Filmin üzerindeki resimleri, gösterici gibi devinimli görüntü olarak verebilen bakımlık.
Devinimli büklüm : Genç koyak tabanlarında, dağ eteği ovalarda oluşan ve yana doğru kolayca yer değiştirebilen büklüm, bk. büklüm.
Devinimli örtü : Üzerindeki görüntüler, devinimli bir örtü işlevi üstlenen, örtülü film çeviriminde kullanılan, özel olarak hazırlanmış görüntü negatifi.
Devinimli örtülü film : Bezem ile devinimli varlığın negatifinin alıcıda aynı zamanda elde edilmesine dayanan bir örtülü film çeşidi.
Devinimli sayışım : Yatırım ve çekimleri gereği genel görüntüleri bakımından canlı ve devinmeli sayışımlar.
Devinimsel akmazlık : Bir sıvının akmazlığının, yoğunluğuna oranı.
Devinimsiz : Devinimi olmayan. Devinimi olmadan. Nitelik ve nicelik bakımından, kimi özelliklerinde zaman içinde değişim göstermeyen özdek ya da olaylar.
Devinimsiz bakımlık : Buzlu cam üzerinde bir büyüteç taşıyan, devinimli görüntü oluşturmayan, resimlerin ancak tek tek incelenebilmesini sağlayan yalınç bakımlık. Devinimli bakımlığın karşıtı.
Devinimsiz kafalı teker : Yüzeyi üzerindeki izlerin her biri için, devinimsiz ayrı bir okuyucu/yazıcı kafa bulunan, bu bakımdan erişim süresi yalnızca iz üzerindeki tutanağın kafanın bulunduğu yere gelmesini sağlayacak dönüş süresinden oluşan, hızlı mıknatıslı teker.
Devinimsiz örtülü film : Devinimsiz örtüyle iki kez kullanılmış film. (Bu film hilesi, en çok, iki ayrı rolü birden canlandıran oyuncu için kullanılır. İlk çevirimde duyarkatın (çerçevenin) bir yanı, alıcı önüne yerleştirilen örtüyle kapatılır; çerçevenin yalnız öbür yanına görüntü alınır. Daha sonra film ters geçişle başlangıç noktasına getirilir; bu kez örtünün dişisi kullanılarak filmin öbür yanına görüntü saptanır). Yalnız bir bölümü doğada devinimli olarak çevrilip geri kalanı, elle yapılmış resimle tümlenen film hilesi.
Devinimsiz örtülü görüntü : Devinimsiz örtülü film hilesinin televizyonda iki alıcının çıkışları birleştirilerek elde edileni.
Devinirlik : Devinim çokluğunu ölçen temel düzenek niceliği, bk. açısal devinirlik, doğrusal devinirlik. Devinen bir cismin kütlesiyle hızının çarpımına (p = nv) eşit olan ve zamana göre değişim hızı sürücü kuvveti veren (F = dp/dt) yönleçsel nicelik.
Devinirlik aktarımı : Akışkanın geçtiği yerde, özdeciklerin duvarlara ya da sıvı katmanlara çarpmasıyla devinirliklerini azaltmaları, böylece akışmazlık, ağdalık özelliğinin doğuşu.
Devinirlik korunumu yasası : Devinirliğin yok edilemediğini, yoktan yaratılamadığını, ancak etkileşim olaylarında bir cisimden ötekine aktarılabildiği halde toplamının korunduğu belirten temel yasa.
Deviniş : Devinme işi.
Devinmeyh : Çabalamak, uğraşmak, didinmek.
Devinsel dengelem : Gelir ve yitirce sayışmalarının kaynak ve dallarını ayrıntıları ile kapsayan ve içine alan dengelem.
Devinsel gelişme : Vücudun duruşu, bir yerden başka bir yere doğru devinmesi ve elleri kullanma ile ilgili tepkilerin belli bir sıra izleyerek olgunlaşması.
Devinsel öğrenme : Devinmeye, etkinliğe, işe dayanan ve kimi zaman düşüncelerden bağımsız olarak oluşan öğrenme biçimi.
Devir belgesi : Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçtiğini gösteren belge.
Devir süresi : Devirsel bir olayda, bağımsız değişkenin; aynı belirtilerin yeniden olması için gerekli en ufak aralığı. Not: Işınım olayında bağımsız değişken zaman'dır. [Bakınız: dönüm].
Devir ve temlik sözleşmeleri : Her türlü hakkın ve alacağın üçüncü bir kişiye devredilemesine ilişkin yapılan sözleşmeler.
Devirdük : Son sözünü hemen söyleyen kimse.
Devirebilme : Devirebilmek işi.
Devirebilmek : Devirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Devirgeç : Saçta pişirilen yufka ekmeği çevirmeye yarayan tahta aygıt. Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç.
Devirgi : Yuvgu kapağı üzerinde ya da yanında bulunan, emme-atma kapaçlarını kaldıraç yöntemiyle çalıştıran parça.
Devirgi dingili dayanağı : Devirgi dingilini taşıyan destekler.
Deviriş : Devirme işi.
Deviriverme : Devirivermek işi.
Devirivermek : Çabucak veya ansızın devirmek.
Devirli grup : Kendisini üreten bir a elemanı bulunan G grubu.
Devirmeç : Yol dönemeci. Yol ya da arazide meyil, yamaç.
Devirölçer : Bir ya da birkaç bulucuyla kullanılan ve nükleer reaktörün devrini saptamaya yarayan ölçüm aygıtı.
Devirsellik : Bir görevin düzenli periyot ya da zaman aralıkları ile yapılması; bir reaksiyon ya da işlemde devirsel ya da ritmik oluşma; bir faaliyetin iki zirvesi arası; DNA çift heliksinde her dönüşteki baz çiftleri sayısı.
Devirsi : Gün, hafta, ay, yıl gibi zamanların bir sonrakini anlatmak için kullanılır, ertesi.
Devirtme : Devirtmek işi.
Devirtmeç : Bir tarafı yüksek, diğer tarafı çukur yol, meyilli yol.
Devirtmek : Devirme işini yaptırmak.
Devitalizasyon : Cansızlaştırma.
Devitkenlik : Devitken olma durumu.
Deviyans : Hayvanların, cinsel konular başta olmak üzere, tür özeliklerinin dışında davranışlar göstermesi. Sapkınlık, sapınç.
Deviyant hayvanlar : Cinsel konular başta olmak üzere, tür özeliklerinin dışında davranışlar gösteren hayvanlar.
Deviyet : Davet.
Deviyhmeyh : Ürkerek yürümek.
Doğal nüfus devinimi : Belli bir yerde, ölüm ve doğum gibi doğal nedenlere dayalı olarak nüfusta görülen değişmeler; azalıp çoğalmalar.
Doğrusal devinirlik : Kütle ile doğrusal hızın çarpımı olarak bulunan doğrusal devinim niceliği (mv).
Dolancal devinirlik : Bir dolanca üzerinde devinen bir nesnenin açısal devinirliği.
Dönce devimleri : Bir zaman dizisinin, birbirini izleyen yılların aynı aylarında gösterdiği özdeş ya da benzer değişkenlik kalıpları.
Dönemsel devinim : Özdeş zaman aralıkları ile yinelenen devinim.
Dönme devinimi : Bir nesnenin bir nokta ya da bir eksen çevresinde dönmesi.
Duraksız devinim : Beynin devimsel özeğindeki bir sakatlanma nedeniyle kaslarda düzensizlik, bedende görülen ağır ve denetlenemeyen kıvranmalar.
Durmaz devinim : Erke sağlamadan sürüp gidecek bir devinim. (Isıldevimbilime göre böyle bir devinim gerçekleşemez, düşseldir.). [Lat. perpetuum mobile]: Kimilerince öne sürüldüğüne göre, verilen bir ilk devinimden sonra bir dizgenin sonsuza dek devinebilmesi.
Düşey devinim : Daha çok alçak ve yüksek basınç özeklerinde görülen, aşağıdan yukarıya ya da yukardan aşağıya, hemen hemen düşey yönde hava akıntısı.
Düşey toplumsal devingenlik : Çoğunlukla bir toplumsal sınıfın, türlü katmanlarındaki bireylerin, toplumsal kümelerin, uygarlık öğelerinin en genel anlamda saygınlık sıralanmasında yer değiştirmesi.
Düşünce devinimi : Bir tepkinin, dış uyaran sonucu değil, bir düşüncenin etkisiyle ortaya çıkışı. (Bu görüşe göre her düşüncede devinime dönüşme gizilgücü vardır.).
Düşüncül devinim görüşü : Ruhbilimde tepkileri, uyaranın kendiliğinden doğurduğu görüşüne karşıt olarak, kişilik ya da bireyi, uyaran ve tepkileri seçmekte birinci derecede etkili gören anlayış.
Düz devinim : Görüntüdeki devinimlerin doğadakine uygun oluşu. Tersine devinimin karşıtı.
Düzensiz devimler : Bir zaman dizisinin rastlantı ya da kazanı etkilerine bağlı olarak gösterdiği kısa süreli değişmeler.
Eksensel devinim : Bir gökcisminin ekseni çevresinde yaptığı devinim.
Elektriksel devim bilgisi : Devinen elektrik yüklerini ve bu yüklerin elektriksel ve mıknatıssal alanlardaki etkileşimlerini inceleyen bilim dalı.
Elektriksel devinim olayları : Elektrolit çözeltileri içinde, tanecikler çevresindeki elektriksel çift katmanın yol açtığı olaylar.
Elektriksel devinim potansiyeli : Elektriksel çift katmanın yayınım bölgesi içindeki potansiyel düşüşü.
Emek devir oranı : Firmadan veya bir sanayiden, belli bir dönemde, herhangi bir sebeple ayrılmış işçi sayısının, o firmada veya sanayide çalışan ortalama işçi sayısına oranı. İşgücü piyasasında, farklı işgücü grupları (işsiz, işlendirilen, işgücüne dâhil olmayan gibi) arasında yer değiştirenlerin toplam işgücüne oranı.
Evir devir etmek : Alt üst etmek.
Evresel devinimler : [Bakınız: çevril devinimler].
Gaz devimbilimi : Gazların akışları, devinirken gösterdikleri özellik ve benzerleri ile ilgilenen bilgi dalı.
Gel git devinimi : Bir ileri, bir geri ya da bir yukarı, bir aşağı düzenli olmayan salınım.
Genel devinme : Güneş ve Ay etkisinden başka gezegenlerin etkisinin de gözönüne alınması halindeki devinme. a. bk. devinme.
Gerçek devim : Bir cismin görünürdeki devimi değil, devinmediği varsayılan bir konsayı dizgesine göre yaptığı devim. Örn. Bir gezegenin yaptığı elips devimi.
Geri devim : Duran yıldızlara göre eksi yönde (batı yönde) yer değiştirme. Gezegenlerin görünürdeki deviminde söz konusu olur.
Gezegen devinmesi : Yer ekseninin yaptığı devinmede gezegenlerin etkisine düşen pay.
Görünürdeki devim : Bir gökcisminin gözlemciye göre yaptığı devim ya da gözlemcinin gördüğü devim. Güneşin gökküresindeki günlük devimi ve doğup batması görünürdeki devimidir. Oysa yer kendi ekseni çevresinde dönmekte, biz Göneş'i devinir görmekteyiz.
Görünüşte devinim : Devinmeyen belirli bir uyaran düzeninin yarattığı devinim sanısı.
Güneşin görünürde devinimi : Tutulum ve eşlek düzlemleri arasındaki 23° 27"lık açı nedeniyle, güneşin iki dönence arasında, gidiş ve dönüşü bir yıl süren devinimi.
Günlük devinim : Yeryuvarının ekseni üzerinde 24 saatte tamamladığı devinim, bk. eksensel devinim.
Günlük devinme : Bir gün içinde olan ya da hergün tekrarlanan devinme.
Hızlandırılmış devinim : Alıcının olağan hız altında çalıştırılıp, elde edilen filmin olağan gösterici hızıyla oynatılması sonucu, bir filmin herhangi bir görünçlüğündeki devinimin, gerçektekinden daha hızlı görünmesi durumu. Yavaşlatılmış devinimin karşıtı.
Hızlandırılmış devinim sineması : Gözle ayırt edilemeyecek kadar ağır gelişen ve çok uzun sürede oluşan devinimleri kısa bir süre içinde incelemek amacıyla bilimsel alanda, bilimsel sinemada, araştırma filmlerinde başvurulan yöntemle çalışan sinema dalı.
Hızlı düz devinim : Alıcının, hızlandırılmış devinim sağlayacak hızda düz geçişle çalıştırıldığında elde edilen sonuç. Hızlı ters devinimin karşıtı.
Hızlı tersine devinim : Alıcının, hızlandırılmış devinimi sağlayacak hızda ters geçişle çalıştırıldığında elde edilen sonuç. Hızlı düz devinimin karşıtı.
Iraksi devinme : Yer'in dönme devimi, Yer'in Güneş çevresinde dolanması ya da Güneş dizgesinin uzay devimi dolayısıyle yıldızların gökyüzünde görünürdeki yer değiştirmesi, (bk. şekil P. 2).
İntrauterin device : Rahim içi gereç.
İstençli devinim : Bilinçli ve istençli olarak yapılan herhangi bir devinim.
İvmeli devim : Zamana bağlı olarak hız vektörü değişen devim.
İvmeli devinim : Hızlanan ya da yavaşlayan devinim.
Kaba devimsel uyuşum : Kaba gücün öncül olduğu kassal uyuşum.
Karşılaştırmalı devingen denge çözümlemesi : İki ayrı zamandaki denge durumlarına ilişkin değişim süreçlerinin karşılaştırıldığı çözümleme yöntemi.
Karşıt devinim : Herhangi bir alıştırmanın uyumlu akışına karşıt olan devinim.
Katı devinim : Bir Öklit uzayında uzaklıkları koruyan dönüşüm.
Kavuk devirme : Ortaoyunu'nda Kavuklu'nun kavuğunu yere düşürmeden bir baş hareketiyle devirmesi.
Kavuk devirmek : Kavuklu'nun kavuğunu yere düşürmeden bir baş hareketiyle devirmesi.
Kayma devimi : Bir cismin kayarak gitmesi.
Kendine özgü devim : Bir yıldızın bağlı olduğu dizgenin deviminden ayırt edilmiş devimi. Örn. Samanyolundaki bir yıldızın gözlenen devimi, kendi devimi ile Samanyolunun dönmesinin bileşimidir.O halde gözlenen devimden Samanyolu devimi çıkarılırsa geri kalan devim onun kendine özgü devimidir.
Kutup devinmesi : Dönme ekseninin cisme kaskatı bağlı olmayıp, bir parça devinmesinden ileri gelen kutuplara ilişkin yer değiştirme.
Küme devinimi : Kümeleri toplumsal araştırmaların temel gözlem birimi ve devingen bir yapısal birlik sayarak oluşum, işleyiş ve değişmesine ilişkin genellikleri araştıran toplumbilim dalı.
Motorun devingen parçaları : Motorun tokaç kolları, andingil ve düzentekerden oluşan devingen parçaları.
Newton devinim yasaları : Geleneksel dirik bilgisinin dayandığı üç temel yasa :. Her cisim dıştan bir kuvvetle zorlanmadıkça durgun durumda ya da düzgün doğru devinim durumunda kalır. Bir cismin devinirliğinin değişim hızı bu değişimi sağlayan kuvvete eşittir ve kuvvetin doğrultusuna yönelmiştir. Her etkiye eşit ve karşıt yönlü bir tepki oluşur.
Nüfus devinimleri : Doğumlar, ölümler, iç ve dış göçler, evlenme ve boşanma gibi olayların tümü.
Penis deviyasyonu : Penis eğriliği.
Rasgele devinim : Belli bir yörünge izlemeyip, aynı olasılıkta bir o yöne, bir bu yöne sapma gösteren devinim.
Rasgele devinme : Gaz içindeki moleküllerin yaptığı gibi, bir kurala bağlı olmadan sağa sola, aşağı yukarı yapılan devinme.
Ruhsal devimlenme : (Lewin) Yaşam alanında bir bölgeden ötekine geçerken belirli davranışlarda bulunma.
Semer devirme : Bir yeniçerinin, bir ocak odasından öbürüne geçmesi.
Sestoplar devinimleri : Ses kaynağının yer değiştirmesine uygun olarak sestopların bu kaynağa yakın, fakat çerçeve dışı kalması için yapılan devinimler.
Sıkıştırma devinimi : Tokacın alt ölünoktadan üst ölünoktaya giderken, yuvgu içindeki ortamı sıkıştırdığı, dörtevreli çevrimin ikinci evresini oluşturan devinim.
Stok devir hızı : Belli bir dönemde firmanın stoklarının kaç kez satılıp yerine yenisinin konulduğunu gösteren oran.
Sür git devinim : Bir kez başlayınca beslemese de durmaksızın sürecek bir işlerge devinimi.
Sürekli devinim : Filmin aralı devinime uğramaksızın düzgün geçişi. Aralı devinimin karşıtı.
Sürekli devinim biçmesi : Bazı sinema aygıtlarında, filmin sürekli devinimle yürümesi sırasında, her resmin sanki aralı devinimdeki gibi kısa bir süre için durmuş görünmesini sağlayan optik dengeleyici.
Sürekli devinimli alıcı : Filmin pencere önünden sürekli devinimle geçtiği yeni tür bir 16 mm'lik alıcı.
Sürülen devinim : Uygulanan bir kuvvet etkisiyle sağlanan devinim, anlamdaş zorla salınım, zorla devinim.
Tek resimli devinim : Çeşitli sinema aygıtlarındaki pencere önünden filmin her seferinde bir resim boyu geçip durması.
Ters devinim algısı : Dönen beyaz bir yel değirmeninin gerçekte döndüğü yönün tersine hareket ediyormuşçasına algılanması ve benzeri yanlış algılamalar.
Tersine devinim : Alıcının ters geçişle ya da baş aşağı çalıştırılmasıyla görüntüdeki devinimin doğadakinin tersine saptanması durumu.
Toplumsal devingenlik : Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da uygarlık öğelerinin toplumsal yerlerindeki ve değerlendirilişindeki değişmeler.
Toplumsal devinim : Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin, toplumsal örgütleniş düzeninde kimi değişiklikler yapmak ya da bu tür değişiklikleri engellemek amacıyla giriştikleri az çok örgütlü, programlı ve sürekli ortaklaşa eylemler.
Uçunların devim kuramı : Uçunları oluşturan özdeciklerin ya da öğeciklerin, kendi aralarında ve bulundukları kabın çeperleri ile çarpışmalarından yola çıkarak uçun yasalarını ve ısıl erkenin yapısını açıklayan kuram.
Uyumcul devinim : Bir nesne denge konumundan ayrılıma, bu ayrılım tutarı ile oranlı bir geriçağrım kuvveti doğduğunda denge konumu yöresinde yaptığı salınım, anlamdaş uyumcul salınım.
Yalın uyumcul devinim : Zamanın dikmeliksel bir işlevi olan ve bir nokta yöresinde yinelenen devinim, bk. uyumcul devinim.
Yatay devingenlik : Bir ülkede ya da bir kentte, insanların bir yerden bir başka yere, yaya olarak ya da taşıtlarla gitmelerindeki sıklığı gösteren ölçü.
Yatay toplumsal devingenlik : Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da uygarlık öğelerinin saygınlık sıralaması bakımından önemli bir değişmeye uğramaksızın bir yerden bir başka yere gitmesi olayı.
Yavaşlamış devim : Gezegenlerin gökyüzündeki görünen deviminde ileri devimden geri devime (ya da karşıtı) geçişinde yaptığı duraklama.
Yavaşlatılmış devinim : Alıcının olağan hız üstünde çalıştırılıp elde edilen filmin olağan gösterici hızıyla oynatılması sonucu, bir filmin herhangi bir görünçlüğündeki devinimin, gerçektekinden daha yavaş görünmesi durumu. Hızlandırılmış devinimin karşıtı.
Yavaşlatılmış devinim sineması : Gözle ayırt edilmeyecek kadar hızla gelişen ve kısacık sürede oluşan devinimleri rahatça izleyebilmek amacıyla bilimsel alanda, bilimsel sinemada, araştırma filmlerinde başvurulan yöntemle çalışan sinema dalı.
Yer devimbilimi : Yerin içinde ve dışındaki yerbilim olaylarını, bu olayları yöneten nedenleri ve güçleri araştıran yerbilim dalı.
Yıllık bahar devinmesi : İlkbahar noktasının batı yönünde yaptığı kaymanın bir yıllık değeri (50",4).
Yıllık devinim : Yeryuvarlağının güneş çevresinde 365 1/4 günde tamamladığı devinim, bk. yörüngesel devinim.
Yıllık devinme : Bir yıl boyunca ya da bir yıl içinde yapılan devinme.
Yörünge devimi : Cismin belirli bir yörünge üzerinde yaptığı devim.
Yörüngesel devinim : Bir gezegenin yörüngesi boyunca yaptığı devinim, bk. yörünge.
Yüksek devirli santrifüj : [Bakınız: ültrasantrifüj]. Düşük moleküler ağırlığa sahip yapıların çöktürülmesinde kullanılan, yüksek dönme hızına sahip santrifüj, ultrasantrifüj. Çözelti içindeki protein, nükleik asit gibi makromoleküllerin ayrılmasında, hatta plazmit DNA, mitokondriyel DNA veya kromozomal DNA olarak ayrılmasında da kullanılır.
Devim : Devinim.
Devim bilimi : Dinamik.
Devimli : Devimi olan.
Devimsel : Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.
Devimselcilik : Beliren ve gelişen şeylerin kendiliklerinden etkin olduklarını, gelişmelerini sağlayan gücün dışarıdan gelmeyip kendileriyle özdeş bulunduğunu ileri süren öğreti, gürecilik, dinamizm, mekanikçilik karşıtı.
Devimsellik : Devimsel olma durumu.
Devimsiz : Devimi olmayan.
Devin duyumu : Devinmekten ve özellikle kasların kasılmasından canlının edindiği duyum, kinestezi.
Devindirmek : Devinmesine yol açmak.
Devingen : Hareketli.
Devingenlik : Hareketlilik.
Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.
Devinme : Devinmek işi.
Devinme olayı : Yerin dönme ekseninin tutulum düzleminin normali çevresinde bir koni çizecek biçimde çok yavaş olarak dönmesi, presesyon.
Devinmek : Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek.
Devir : Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.
Devirli : Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî.
Devirme : Devirmek işi.
Devirmek : Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Bir yana eğmek. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak.
Devitken : Herhangi bir hareketi sağlayan, muharrik.
Devitme : Devitmek işi.
Devitmek : Hareket durumuna getirmek.
Öz devim : Özişler.
Öz devinim : Bir alete otomatik bir işleyiş kazandırmak için gerekli olan düzen, otomatizm.
Uza devim : Fiziksel etkili medyumların gerçekleştirdiği öne sürülen olaylardan biri olan, nesnelerin dokunulmaksızın hareket edişi, telekinezi.
Diğer dillerde Devi anlamı nedir?
İngilizce'de Devi ne demek ? : stroke

Bu kısımda Devi nedir? Devi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Devi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Devi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.