Difluence türkçesi Difluence nedir

Difluence ingilizcede ne demek, Difluence nerede nasıl kullanılır?

Dichlorodifluoromethane : Diklorodifluorometan. Aerosollarda yakıt olarak ve soğutucu olarak kullanılan bir gaz.

İngilizce Difluence Türkçe anlamı, Difluence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Difluence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cross pollination : Çapraz tozlaşma.

Liquefaction : Gazı, sıvı oluncaya dek yoğunlaştırma işlemi. Akışkanlaştırma. Sulanma, sıvılaşma. sert bir maddenin sıvı hale dönüşmesi veya erimesi. Gaz evreden sıvı evreye geçme ya da geçirilme işlemi. Sıvı haline gelme. Katı bir maddeye ısıtarak eritme, gazı soğutarak veya basınç altında sıvı hale getirme. Likefaksiyon. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Manipulate : Elle çalıştırmak. İdare etmek. Etkilemek. Ellemek. Kendi amacı doğrultusunda yönlendirmek. Beceriyle yapmak. Hile yapmak. Ustalıkla yönetmek. Ustalıkla idare etmek.

Diffluence : Diflüens. Birbirinden uzaklaşma (akım). Ayrışım.

Hypnotism : İpnotizma. Hipnotizma. Mesmercilik. Hipnotizm. Manyetizma. Bayıma.

Persuade : Aklını çelmek. Söz anlatmak. İnandırmak. Laf anlatmak. Kandırmak. Razı etmek. İkna etmek. Kafalamak.

 

Use : Yapmış olmak. Bir toprağın ya da yapının hangi amaçlarla kullanıldığını ya da düzentasarda hangi amaçla kullanılacağını belirleyen tasarlama terimi. bk. toprak kullanımı. İstismar etmek. Harcamak. Adet edinmek. Yeğlenen terim. İçmek (sigara içki vb'ni). Sömürmek. Muamele etmek. Bilgi erişimde, bir kavramı belirtmek üzere gömüde yer alan birçok ipucu anahtar-sözcüğe karşılık standart terim olarak seçilen ve dizinlemede kullanılan, yazar ve araştırmacılara önerilen anahtar-sözcük.

Bear upon : Ateş etmek. Bağlantısı olmak. Etkisi olmak. İle ilgili olmak. Üstüne basmak. Topa tutmak. İlgisi olmak. İle ilgisi olmak. Bağıntılamak. İlgilendirmek.

Encroachment : Tecavüz. Zarar. Aşma. Saldırma. Taşma. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Geçme. El uzatma. Başkasının arsasına tecavüz. Başkasının toprağına geçme.

Blackmail : Şantajla birinden para sızdırma. Tehditle para sızdırmak. Para sızdırmak. Şantaj. Şantaj yapmak.

Difluence synonyms : swing over, pull wires, act upon, imprint, causation, get at, suggestion, deliquescent, exposure, condensations, causing, touch on, mesmerism, color, manipulation, prepossess, fix, swing, colour, fluidization, dominate, militate, impact, impingement, condensation, prejudice, liquify, pressure, form, deliquescence, affect, enticement, pull strings.

Difluence zıt anlamlı kelimeler, Difluence kelime anlamı

Powerlessness : Kuvvetsizlik. Güçsüzlük.

Indispose : Keyfini kaçırmak. Hevesini kırmak. Bozmak. Elverişsizleştirmek. Zayıflatmak. Hasta etmek. Soğutmak. Rahatsız etmek. İsteksiz.

Dispose : Kontrolünde tutmak. Kurtulmak. Dizmek. Alt etmek. Anıklamak. Dağıtmak. Kullanmak. İsteklendirmek. İkna etmek. Düzenlemek.