Dila nedir, Dila ne demek

Dila; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Dila isminin anlamı, Dila ne demek:

Ey gönül. Dila ismi; Farsça kökenli olup bir Kız ismidir.

Dila anlamı, kısaca tanımı

Dila çihmak : Konuşma çağına gelmek

Dilaca : Her söze karışan kişi.

Dilağ : Kadının cinsiyet organının üst kısmında bulunan pek duygun küçük bir organ, bızır.

Dilak : Ciğer: Bu hayvanın dilakı çürümüş.

Dilalanmak : Nazlanmak, Şımarmak.

Dilalenmek : Üşenmek. Nazlanmak, Şımarmak.

Dilam : Kına.

Dilamak : İstemek, dilemek. Dua etmek. Elbise, çorap gibi şeylerin sert kısmı cildi tahriş ederek kabartmak, dalamak.

Dilan : Kadınlı erkekli oynanan halay. Gönüller, yürekler.

Dilara : Gönül alan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren.

Dilardı veya dil kökü abanığı : Dilin ardının veya kök kısmının abanmasıyla çıkan abanık.

Dilasyon : Dilatasyon.

Dilaşup : Gönlü karıştıran, gönül çalan güzel.

Dilatasyo : Kör bağırsak genişlemesi ve dönmesi, dislokasyo ve torsiyo seki.

Dilatasyo abomazi : Şirden genişlemesi.

Dilatasyo kordis : Kalp genişlemesi.

Dilatasyo özofagi : Yemek borusun genişlemesi.

Dilatasyon : Genişleme. İçi boş organların genişlemesi, dilasyon.

Dilatator : Genişleten, ayıran.

Dilate : Daralmış bir deliğin, kanalın veya boşluğun genişlemesi.

 

Dilauril eter : Formülü (C15H25)2O, e.n. 33 °C, k.n.195 °C olan , elektrik yalıtkanı, su uzaklaştırıcı, plastik kalıplarda yağlayıcı olarak kullanılan yanıcı bir sıvı.

Dilav dilav : Parça parça, yırtık pırtık.

Dilavar : Söz ustası, avukat gibi konuşan kimse.

Dilavı : Avcıların avı kendilerine çekmek için çıkardıkları taklidi sesler. 10-15 litre su alabilen küçük küp.

Dilay : Gönlü aydınlatan ay gibi güzel.

Gastrik dilatasyon : Mide genişlemesi ve dönmesi.

Kalp dilatasyonu : Kalbin kanla gereğinden fazla dolması veya kalp kasındaki yıkımlanma nedeniyle kalp iç hacminin artması, dilatasyo kordis.

Kronik mide dilatasyonu : Kronik mide genişlemesi.

Muskulus dilatator pupilla : Göz bebeğinin genişlemesini sağlayan ve iris’in arka yüzüne yayılan kas.

Özofagus dilatasyonu : Yemek borusu genişlemesi.

Primer mide dilatasyonu : Akut mide genişlemesi.

Rumen dilatasyonu : İşkembenin genişlemesi.

Sekum dilatasyonu ve torsiyonu : Körbağırsak genişlemesi ve dönmesi.

Sekunder mide dilatasyonu : Akut mide genişlemesi.

Serviks dilatasyonu : Doğumun başlangıcında serviks uterinin açılıp genişleme süreci.

Ventriküler dilatasyon : Karıncık genişlemesi.

Dilaltı : Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç. Tavuklarda görülen bir hastalık.

Dilatometre : Genleşmeölçer.

Dilaver : Yiğit, delikanlı.

Diğer dillerde Dil fırlatanlar anlamı nedir?

Almanca'da Dil fırlatanlar ne demek ? : wurmzüngler