Diptote türkçesi Diptote nedir

  • Eksik çekimli ad.

Diptote ingilizcede ne demek, Diptote nerede nasıl kullanılır?

Diptera : İki kanatlılar. Dipter. Tipula sineği. Çift kanatlılar. Çiftkanatlılar. Çiftekanatlılar.

Dipteral : Çiftkanatlı. Dipteros. Dipter.

Dipterous : Çift kanatlı. İki kanatlı. Çiftkanatlı.

Dipthong : Aynı nefes baskısı altında boğumlanan ve tek bir ünlü değerinde olan çift ünlü: ai, ei, au, äu gibi. ing. you [yu:sen, siz], my [mai "benim"], fine [fayn: ince nazik], go [gou "gitmek"], time [taym: zaman], beer [bir: bira], loud [laud: yüksek sesli, gürültülü]; almanca auto [auto "atomobil"], haus [haus "ev"], haar [har:saç], baum [baum: ağaç], bäume [boyme:ağaçlar], zwei [tsvay: iki], it. scuola [scuola:okul] vb. || türkçede asli olarak ikiz ünlü yoktur. özbek, türkmen, karagas, azerbaycan vb. türk lehçelerinde görülen ikiz ünlüler, ana türkçedeki asli uzun ünlülerin zamanla ses değişmelerine uğrayarak ikiz ünlü durumuna dönüşmesinden oluşmuştur. yenisey yazıtlarında: üöz < öz, "kendi" yak. suoh < *yok "yok", suol < yol, "yol" küöh < kök "kök", tkm. düyp < tüp "dip", düş < düş "rüya", karag. eiş < beş "eş, yoldaş", özb. dii- < ti- "demek, söylemek", krg. beyş < beş vb. || türkiye türkçesinin yazı dilinde de ikiz ünlü bulunmaz. ancak, heceleri y, v ünsüzleri ile sonuçlanan bazı kelimelerde bunların söylenişleri bakımından bir ikiz ünlü oluşmuştur. öyle [öile], böyle [böile], söylemek [söilemek], yavru [yauru] vb. || anadolu ve rumeli ağızlarında da ünlü düşmesi ya da hece sonlarındaki y, v ünsüzleri ile yalın veya eklerle genişletilmiş kelimelerin iç seslerindeki y, v, ğ, h ünsüzlerinin eriyip kaybolmaları dolayısıyla yanyana gelen ünlüler, tek bir nefes baskısı altında birleşerek ikiz ünlüleri oluştururlar: nerei < nereye, sarei < saray, gonuşii < konuşuyor, yiit < yiğit, düün < düğün, dii < diyin "diyerek", muakkeme < muhakeme vb. kelimelerin söyleyiş değerleri bakımından || türkçede üç türlü ikiz ünlü vardır: || a- alçalan ikiz ünlü: birinci ögesi vurgulu veya sürekli, ikinci ögesi birinciye göre daha dar ve süreksiz olan ikiz ünlü: aulu < avlu, yauru < yavru, öile < öyle, öilen < öylen "öylen", köilü < köylü, geinip < giyinip, nirei < nereye vb. || b- yükselen ikiz ünlü: ikinci ögesi vurgulu veya birinci ögeye oranla daha sürekli, birinci ögesi daha süreksiz olan ikiz ünlü türü: buria < buraya,çual < çuval, uahıt < o vakit, cierim < ciğerim vb. || c- eşit ikiz ünlü: her iki ögesindeki ünlü aynı ve boğumlanma süresi eşit olan ve seyrek rastlanan ünlü türü: yağmur yaar < yağar, babayiit < babayiğit, düün < düğün vb. İkiz ünlü.

 

Diptych : İkikanatlı. Diptik. İki kanatlı tablo. İkikanatlı tablo.

Dip in : İçine batırmak. İçine sokmak. İçine daldırmak.

Dip deep into the past : Maziye bakmak. Geçmişe göz atmak.

Dip brazing : Daldırmalı sert lehimleme. Daldırma kaynağı.

Diptychs : İkikanatlı. İkikanatlı tablo. Diptik. İki kanatlı tablo.

Dip deep into : Derinliğine araştırmak. Derinlemesine incelemek.

 

İngilizce Diptote Türkçe anlamı, Diptote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diptote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electric dipole : Elektriksel iki uçlu. Elektrik ikiz kutbu. Elektrik dipolu.

Order : Usul. Emir. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Emir vermek. Tür. Tertiplemek. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Sınıf. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Durum.

Couple : Çiftleştirmek. Karı koca. Çift. Cinsel ilişkide bulunmak. Kuvvet çifti. İki. Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet. Bağlamak. Birleşmek.

Mandate : Emir. Buyruk. Manda altına koymak. Emirname. Emretmek. Dünya savaşından sonra, kimi az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya dek uluslar birliği (cemiyet-i akvam) adına yönetmek üzere kimi büyük devletlere verilen vekillik. Mazbata. Vekillik. Zorlamak.

Inflict : Yamamak. Atmak. Zorlamak. Çarptırmak. Acı vermek. Vurmak. Yüklemek. Uğratmak. Çektirmek. Vermek.

Bring down : (yönetimi) düşürmek. Vurup indirmek. Devirmek. Yaralamak. Aşağıya indirmek. İndirmek. Sürdürmek. Yıkmak. Düşürmek. Azaltmak.

Magnetic dipole : Manyetik dipol. Mıknatıssal ikiucaylı.

Impose : Zorla kabul ettirmek. Yararlanmak. Uygulmaya koymak. Uygulamak. (yasa vb) uygulamaya koymak. (vergi) koymak. Kötüye kullanmak. Yük olmak. Dayatmak. Yüklemek.

Visit : Görmeye gitmek. Uğramak. Dadanmak. Misafir olmak. Laflamak. Çektirmek. Ziyarette bulunmak. Musallat olmak. Ziyaret. -e gelmek.

Diptote synonyms : electric doublet, prescribe.

Diptote zıt anlamlı kelimeler, Diptote kelime anlamı

Ride : Taşımak (omuzunda vb). Bindirmek. Kullanmak. Binmek (at veya bisiklet). Sataşmak. Sürüklenmek. Havada kalmak. Sürmek. Binmek. Süzülmek.

Noisy : Göze batan. Gürültücü. Patırtılı. Sesli. Yaygaracı. Gürültülü. Velveleci. Şamatacı. Farfara. Rahatsız edici.

Diptote ingilizce tanımı, definition of Diptote

Diptote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A noun which has only two cases.