Doğrudan nedir, Doğrudan ne demek

Doğrudan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Aracısız
  • Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

"Doğrudan" ile ilgili cümle

  • "Devreye girmeselerdi seninle doğrudan görüşmek niyetindeydim." - A. Ümit
  • "Doğrudan pazarlık."

İngilizce'de Doğrudan ne demek? Doğrudan ingilizcesi nedir?:

direct

Fransızca'da Doğrudan ne demek?:

immédiat

Doğrudan kısaca anlamı, tanımı:

Doğrudan doğruya : Dolaysız, araçsız, aracısız, araya başka bir şey girmeden, resen.

Aracı : İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Doğrudan adresleme : Veriye ilişkin fiziksel adresin makine dilindeki komut içerisinde doğrudan yer aldığı adresleme biçimi.

Doğrudan bağlaşım : Sıklık yanıtı sıfıra değin uzaman bir tür yükselteç bağlaşımı yöntemi.

Doğrudan bellek erişimi : (DBE)

Doğrudan değmeli emdirme : Katı ortamı, parçanın çevresine doğrudan sarıp ısıtarak yapılan emdirme işlemi.

 

Doğrudan dengeleme : Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu ortaklıklarının açacakları uluslararası ihale çerçevesinde dışalım karşılığında yapacakları döviz ödemelerini telafi etmek amacıyla, anlaşma gereğince ihaleyle doğrudan ve yakından ilgili alanlarda gerçekleştirilen dışsatım. krş. dolaylı dengeleme

Doğrudan eleme : Eşleştirilmiş iki yarışmacı arasında yapılan karşılaşmada yenilenin elenmesi.

Doğrudan erişim : Veri saklama ortamında erişilmek istenen tutanağın, bir önce erişilen tutanağın bulunduğu yerden bağımsız olarak, belirli sınırlar içinde değişmez bir sürede, doğrudan okunması ya da yazılmasını sağlayan donanım olanağı ve veri düzenleme yöntemi.

Doğrudan ile ilgili Cümleler

  • Bu doğrudan doğruya Tom'u ilgilendiriyor.
  • Doğrudan bana geliyor!
  • Sen mesajın doğrudan doğruya Tom'dan geldiğini söyledin.
  • Kırımtatar ve Azerbaycan Türkçesi cümlelerime güvenmeyenler, ana dilindeki sitelerden doğrudan alıntı yapmama izin vermedikleri için hep kendi içlerini şüpheyle yiyecekler.
  • Doğrudan doğruya onun gözlerine baktı.
  • Lütfen doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve kuru bir yerde saklayın.
  • Doğrudan doğruya onun gözlerine baktım.
  • Karanlık madde doğrudan görülemez.
  • Doğrudan doğruya Tom'a bakma.
  • Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.
  • Doğrudan doğruya bana kovulduğumu söyledi.
  • Doğrudan doğruya Tom'la konuşabilir miyiz?
  • Doğrudan eve geleceğini düşündüm.
  • Aman Tanrım! Doğrudan bize geliyor!

Diğer dillerde Doğrudan anlamı nedir?

İngilizce'de Doğrudan ne demek? : adj. first hand, immediate, face to face

adv. first hand, sheer

Fransızca'da Doğrudan : directement

Almanca'da Doğrudan : geradezu, direkt, unmittelbar