Dowsing türkçesi Dowsing nedir

  • Çubuk kullanarak yeraltı suyu arama.
  • Çubukla maden arama.
  • Çubukla yer altı suyu arama.

Dowsing ingilizcede ne demek, Dowsing nerede nasıl kullanılır?

Dowsing rod : Su arama çubuğu. Maden arama çubuğu. Yeraltı suyu veya petrol arama çubuğu. Çatal biçiminde çubuk.

Windowsill : Pencere kenarı. Pencere pervazı veya eşiği. Denizlik. Pencere denizliği. Pencere eşiği.

Dows : Üçgen şeklinde yelkenleri olan gemi (arabistan ve hindistan'da kullanılır). İowa eyaletinde şehir.

Dowse : Çubukla maden aramak. Sulamak. Yelkeni indirmek. Su serpmek. Suya sokmak. Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Çubukla su aramak. Çubukla yeraltı suyu aramak. Bkz.douse. Söndürmek.

Dowsed : Suya sokmak. Su serpmek. Çubukla su aramak. Islatmak. Çubukla maden aramak. Yelkeni indirmek. Çubukla yeraltı suyu aramak. Mayna etmek. Söndürmek. Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak.

Base windows components : Temel windows bileşenleri.

Arranging windows : Pencereleri düzenleme. Pencereleri yerleştirme.

Avi video for windows : Avı windows için video biçimi.

Bcwipe windows : Bilgisayar dosyalarını dönüşü olamayacak şekilde silen program (diskteki diğer sembollerin silinmekte olduğu alan). Bcsilme windows.

Dowses : Söndürmek. Çubukla yeraltı suyu aramak. Su serpmek. Mayna etmek. Suya sokmak. Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Çubukla maden aramak. Sulamak. Islatmak. Yelkeni indirmek.

 

İngilizce Dowsing Türkçe anlamı, Dowsing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dowsing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dowse : Su serpmek. Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Mayna etmek. Çubukla su aramak. Islatmak. Suya sokmak. Yelkeni indirmek. Çubukla maden aramak. Çubukla yeraltı suyu aramak. Sulamak.

Fortune telling : Falcılık. Bakıcılık.

Divination : Sezme. Uzak bir yerde ya da gelecekte oluşacak olayları önceden saptayarak gerekli önlemleri almak amacıyla, yetenekli ya da yeteneksiz kişi ve toplulukların büyüsel, dinsel, simgesel eylemlerden yararlanarak yaptıkları, kökenleri tarihin temeline dayanan sözde haber verme işi. bk. hava bakısı, horoz bakısı, un bakısı, tuz bakısı, dölüt örtüsü bakısı. Bakı. Kehanet. Geleceği görme veya tahmin etme. Keşif. Fal. Tahmin.

Foretelling : Gaipten haber vermek. Kestirimde bulunmak. Geleceğini haber vermek. Önceden bildirmek. Önceden bilmek. Gaipten haber verme. Önceden haber vermek. Kehanette bulunmak.

Soothsaying : Kehanette bulunma. Kehanet. Kahinlik. Gaipten haber verme. Dürüst.

Dowsing synonyms : rhabdomancy.