Eğit nedir, Eğit ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kemençe.

Kabadayı, yiğit.

Eğit ile ilgili Cümleler

  • O, dans eğitimi amacıyla Los Angeles'a gitti.
  • Astronot olmak için olan eğitim yıllarca sürer.
  • Eğitim insanlar gibi davranan makineler yapar ve makineler gibi davranan insanlar üretir.
  • Anne babalar çocuklarının iyi bir eğitim almalarını isterler.
  • Bu ülkeye müzik eğitimi amacıyla geldim.
  • Önce eğitimini bitir.
  • Eğitim, yaşamın en temel yönlerinden biridir.
  • Eğitim okula gitmekten daha fazla bir şey demektir.
  • Eğitim karakteri biçimlendirmeye yardım eder.
  • Eğitim çok önemli.
  • Okulda İngilizce eğitimi görüyorum.
  • Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, Cehaletin maliyetini düşünün.
  • Tom'da iyi bir eğitmen.

Eğit ile ilgili Atasözü veya Deyim

eğitim almak : belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetişmek.

eğitim vermek : belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirmek.

Eğit tanımı, anlamı

Ahlak eğitbilimi : Genel ahlak ilke ve kurumları ile uğraşan, ahlakın eğitimle olan ilişkileri üzerinde duran eğitbilim dalı

Aile eğitimi : Aile kurmuş olan kadın ve erkeklere, aile mutluluğunu gerçekleştirmek ve arttırmak için gerekli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmak üzere verilen eğitim. Aile kurmaya aday genç ve yetişkinlere onların iyi birer ana ya da baba olmalarını sağlamak amacıyla okullarda ve okul dışındaki kuruluşlarda verilen eğitim.

 

Askerlik eğitimi : Bir askeri okulda verilen ve daha çok akademik yönü önem taşıyan eğitim. Askerlik çağına gelen ve silah altına alınan gençlere uygulanan eğitim. Henüz okul çağında bulunan ve orta dereceli ya da yüksek okullarda okuyan öğrencilere gerekli askeri bilgi ve becerileri kazandırmayı öngören eğitim.

Aslan eğiticisi : Aslanları, bu hayvanlara özgü biçimde eğiterek buyruğu altına alan kişi.

At eğiticisi : Sirk gösterileri için ata özel numaralar öğreten kişi.

At eğitme gösterisi : Sirk gösterilerinin en önemlilerinden biri. Atların, öğretilenleri, eğiticinin isteğine uyarak seyirci önünde yapmaları.

Ayı eğiticisi : Ayıları eğiterek onları gösteriye hazırlayan kişi.

Bale eğitmeni : Bale öğrencilerini yetiştiren, eğiten ve çalıştıran usta.

Balet eğitmeni : Balet öğrencilerini yetiştiren, eğiten sanatçı.

Bilgi tazeleme eğitimi : Görevlilere görevleriyle ilgili yöntem, teknik, araç ve gereçleri daha etkili bir biçimde kullanabilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve görüşleri tanıtmayı ve geliştirmeyi amaç edinen iş dışı bir eğitim türü.

Cezaevi eğitimi : Cezaevinde yaşayan hükümlülere iyi birer yurttaş olmak için gerekli genel bilgileri kazandırmak, ceza sürelerinin bitiminde onların hem kişisel hem de iş ya da meslek yönünden topluma kolayca uymalarını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikleri kapsayan eğitim.

Cinsel eğitim : Üremeyle ilgili konular ve sorunlar üzerinde çocukları ve gençleri aydınlatmak amacıyla yapılan eğitim. Bireye, cinsel içtepi ve davranımlarını denetleyebilme gücünü vermek amacıyla yapılan eğitim. Kadın ve erkek cinsleri arasında ortaya çıkan ruhsal ve fizyolojik sorunlardan söz eden eğitim.

 

Çıraklık eğitimi : Çalışmak isteyen gençleri belli sanat dallarına hazırlamak için düzenlenen, genellikle sanat okullarının, resmi ve özel sanat kurslarının, işyerlerinin ortak çabalarıyle gerçekleşen eğitim.

Çocuğa dönük eğitim : Çocuğun özellikle kitaplardan ve kuramsal derslerden bilgi edinerek yetişmesi yerine, gerçek ve kişisel yaşantılar kazanmasını öngören, bunun için de okul çalışmalarında öğrencinin kendi kendini yönetmesine, işbirliğine, kişisel girişim ve yaratıcılığa, liderliğe, program ve planlarda esnekliğe ağırlık veren eğitim.

Eğit meğit olmak : Şaşırmak, hayrete düşmek.

Eğitbilim : Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. Öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı.

Eğitbilimsel : Eğitbilimle ilgili.

Eğitebilme : Eğitebilmek işi.

Eğitebilmek : Eğitme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Eğitici gümrük vergileri : Ulusal ürünlerin daha ucuz, daha iyi nitelikte olmalarını ve yabancı mallarla yarışımını sağlamak amacıyla, yabancı mallara konulan geçici gümrük vergileri.

Eğiticilik : Eğitici olma durumu. Eğiticinin yaptığı iş.

Eğitilebilir : Anlık gelişimi bakımından geri olan çocuklar arasında sınırlı da olsa bir okul öğrenimi gücü gösterenler. (Genel olarak Z. B.'leri 50-75 arasındadır.).

Eğitilebilir geri zekalılar : Zekâ bölümü türlü ölçeklerde sürekli olarak 45-50 ile 70-75 arasında olan geri zekâlı kimseler.

Eğitilebilirlik : Bir kimsenin öğretimden, deneylerden yararlanabilme, yeniden karşılaştığı koşullara uyabilmesi durumu.

Eğitilebilme : Eğitilebilmek işi.

Eğitilebilmek : Eğitilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Eğitilir geri anlaklı : Anlak bölümleri 50-55 ile 70-75 arasında bulunan, özel program ve yöntemlerle örgün eğitimden yararlanabilme gücü gösteren çocuklar.

Eğitilmiş hayvanlar göstericisi : Eğitilmiş ve özel olarak yetiştirilmiş hayvanlara çeşitli numaralar yaptıran kişi.

Eğitilmiş yırtıcı hayvanlar gösterisi : Eğitilmiş yırtıcı hayvanlarla yapılan numaraları kapsayan gösteri.

Eğitim araştırması : Eğitim alanında ya da eğitim sorunlarıyle ilişkili olarak ve bilimsel yöntemlere baş vurularak yapılan araştırma, a. bk. belgesel araştırma, alan incelemesi.

Eğitim biyolojisi : İnsanın özellikle çocukluk ve gençlik çağlarındaki gelişmesini yalnızca eğitim yönünden inceleyen biyoloji dalı.

Eğitim bölümü : Eğitim yaşının takvim yaşına olan oranı; E.Y. ÷ T.Y.; bir öğrencinin, yaşıtlarına oranla başarı göstergesi. (E.B.).

Eğitim dizgesi : Her türlü örgün ve yaygın eğitim kurumları ile bu kurumların uygulamalarından oluşan dizge. Eğitim örgütü. Eğitim düzeni.

Eğitim felsefesi : Eğitimi bir bütün olarak ele alan ve kültürün vazgeçilmez öğesi biçiminde düşünen özenli, eleştirici ve yöntemli çalışmaların tümü. Örgün ve yaygın eğitimle ilgili sorunların incelenmesi, yorumlanması ve değerlendirilmesine temel olacak amaç, ilke ve öğretiler üzerinde duran felsefe dalı.

Eğitim filmi : Belli eğitim ilke ve amaçları göz önünde tutularak tasarlanan ve yapılan film.

Eğitim izlencesi : Eğitim amacı güdülerek hazırlanmış izlence.

Eğitim küme çözümlemesi : Bir kümenin oluşum ve yapılaşmasını incelemek üzere kurulan ve dönemsel aralıklarla bir kolaylaştırıcının gözetiminde toplanıp aralarında tartışarak bağlaşmalar geliştiren gözlemsel bir kümenin çözümlenmesi.

Eğitim maliyesi : Eğitim gelir ve giderlerine ilişkin sorun ve uygulamalarla uğraşan bilgi kolu. Okulların para işlerinin yönetimi.

Eğitim ölçütü : Başlangıçta yetişkinler arasındaki okuma yazma oranı ve ortalama eğitim süresi olmak üzere iki değişkenle, daha sonra yalnızca okuma yazma oranıyla hesaplanan ve insani gelişim dizininde kullanılan ölçütlerden biri. karşılığı gönenç ölçütü, sağlık ölçütü.

Eğitim planlaması : Ekonomik ve siyasal koşullar ile ülkenin ve öğrencilerin gereksinmeleri göz önünde tutularak bir eğitim dizgesinin siyasasını, öncelik verilmesi gereken işleri ve harcanacak parayı belirleme konularında ileriye dönük programlar geliştirilmesi, hazırlıklar yapılması.

Eğitim reaktörü : Reaktör işletmesi ve reaktör kumanda eğitimi için kullanılan reaktör.

Eğitim ruhbilimi : Eğitimle ilgili ruhsal sorunları inceleyen; araştırmaların sonunda elde edilen bulgulara dayanılarak saptanan ilke ve kurallardan çocuklar ile yetişkinlerin eğitimlerinde nasıl yararlanılacağını gösteren ruhbilim dalı. Öğrenme sürecini ve bu sürecin niteliklerini ayrıntılarıyle inceleyen ruhbilim alanı. Eğitim uygulamaları ve bunlarla ilgili sorunların çözümünde yararlanılan ruhbilim bulgu ve ilkeleri; bu konuda kuramsal ve uygulamalı araştırmalar yapan ruhbilim dalı.

Eğitim sineması : Eğitim filmlerinin yapımı ve sorunlarıyle uğraşan sinema kolu. Eğitici filmler gerçekleştiren sinema kolu.

Eğitim siyasası : Bir toplumun, bir kuruluşun ya da bir eğitim kurumunun saptanan eğitim ereklerine ulaşmak için alacağı kararlara temel olmak üzere hazırlanan, değişen toplumsal ve ekonomik etkenlere uygun görüşleri ve yargıları da kapsayan genel plan. Eğitim çalışmalarını düzenli bir biçimde yürütmek için tutulan ölçülü yol.

Eğitim tarihi : İlk çağlardan günümüze dek eğitim kurum ve uygulamalarının geçmişini ve gelişmesini inceleyen bilim dalı.

Eğitim teknolojisi : Eğitim kuramlarının ve öğretim programlarının en etkili ve olumlu bir biçimde uygulama olanağı bulabilmesi için derslik, deney odası ve işliklerin donatımı, düzenlenmesi; öğrenme çevresinin iletişim bakımından etkili duruma getirilmesi; ders araç ve gereçlerinin yapımı, kullanılması ve geliştirilmesi gibi konular ve bu konulara değgin sorunlar ile uğraşan eğitim alanı.

Eğitim televizyonu : Televizyonun eğitimde yardımcı bir araç olarak kullanılmasını amaçlayan, eğitim izlenceleri yayınlayan televizyon kolu.

Eğitim toplumbilimi : Toplumbilimin ilkelerini, kurallarını, ulusal ve çevresel düzeydeki eğitim sorunlarına uygulayan ve genellikle çevre-okul ilişkileri, öğretmenin toplumsal görevi, okulun toplumdaki yeri, okul etkinliklerine biçim veren toplumsal etkenler, küme çalışmasının önemi ve benzerleri konular üzerinde inceleme ve araştırmalar yapan toplumbilim dalı.

Eğitim türü : Eğitimin belirli bir yerde ve sürede önceden saptanan ilke ve amaçlara göre uygulanış biçimi.

Eğitim yaşı : Bir öğrencinin, değişik derslerde uygulanan başarı testlerinden yaş düzgülerine göre elde ettiği ortalama başarı. (E.Y.) bk. başarı yaşı.

Eğitim yönetimi : Bir eğitim kurumuna ilişkin bütün işlerin denetimi ve yürütülmesi. Okulun, mali ve işletmeyle ilgili konular dışında, öğretmen ve öğrenciler, öğretim programı ve yöntemleri, ders araç ve gereçleri, kılavuzluk, kol etkinlikleri gibi doğrudan doğruya öğretimle ilgili çalışmalarının denetimi ve yürütülmesi.

Eğitimi güç çocuklar ilkokulu : Zorunlu öğrenim çağında olan ve birtakım sorunları bulunan kız ve erkek çocuklara özel bir program ve kılavuzluk hizmeti ile eğitim ve öğretim sağlayan, süresi hazırlık sınıfıyle birlikte altı yıl olan ilkokul.

Eğitimli tel : Yere koşut olarak değil de, yüksek bir yerden aşağıya doğru eğimli olarak gerilen cambaz teli.

Eğitmenlik : Eğitmenin işi.

Eğitsel etkinlikler : Okul içinde ya da dışında düzenlenen, eğitsel bir yönü ya da özelliği bulunan, öğrenciler ile öğretmenleri yakından ilgilendiren etkinlikler. Okullarda ders saatları dışında yapılan ve genellikle ya öğrenci derneği ya da eğitsel kollarca yürütülen çalışmalara verilen ad.

Eğitsel kılavuzluk : Öğrencilerin, kendi olanaklarıyle bir öğrenim dalını ya da bir öğrenim programını seçmeleri ve ona göre ilerlemeleri konusunda onlara yardım etmeyi amaçlayan kılavuzluk alanı. Meslekle ilgili, toplumsal ve kişisel konular yerine dersler, türlü öğretim programları ve okul yaşayışı ile ilgili sorunlar üzerinde öğrencilere yardımı öngören kılavuzluk etkinliklerine verilen ad. Öğrencilerin, öğrenme güçleri, ilgileri, dilekleri ve genel yaşamın gerekleri açısından en elverişli eğitim ve öğretim programını seçmesinde ve bunları uygulamasında yol gösterme işi.

Eğitsel kol kılavuzu : Okullarda eğitsel kollar ya da öğrenci kolları adı verilen gönüllü kuruluşların çalışmalarını düzenleme ve yürütmede öğrencilere yol gösteren öğretmen.

Eğitsel kollar : Okullarda sınıf dışı eğitim etkinliklerinden bir bölümünün gerçekleşebilmesi için ortak ilgileri bulunan istekli öğrencilerce kurulan ve bir kılavuz öğretmenin gözetimi altında doğrudan doğruya öğrenci başkanlarınca yönetilen eğitsel kuruluşlar.

Eğitsel körlük : Düzgülü okullarda kullanılan öğretim, yöntem ve araçlardan yararlanamayacak denli görme gücünü yitirmiş olma durumu. (Gerekli bütün düzeltmeler yapıldıktan sonra bunların, iyi gören gözündeki görme gücü, düzgülü olarak en çok 1/20'dir.).

Eğitsel sağaltım : Öğrencilerin örgensel ya da görevsel bozuklukları yüzünden ortaya çıkan eğitim sorunlarını düzeltmek ve gidermek için alınan önlemler.

Eğitsel tanılama : Öğrenme ile ilgili yetersizlik ve zorlukların tür ve nedenlerininin belirlenmesi.

Erkin eğitim : Aristo felsefesine göre, yetişmekte olan bir kimseyi insanlık ve özgürlük bakımından yetkin duruma getirmeye yarayan eğitim. Ortaçağda Avrupa'da okumakta olan bir kimseye gerekli düşünce ve sanat kültürünü sağlayan yedi bilgi koluna (liberal arts) verilen genel ad. J. Dewey'nin görüşüne göre insana bağımsızlık ve özgürlük kazandırıcı nitelikte olan eğitim. Sınırı dar ve uzmanlığa kaçan eğitimden çok, sınırı geniş ve genel bir özellik taşıyan eğitim türü.

Fil eğiticisi : Filleri eğiterek gösteriye hazırlayan kişi.

Genel eğitim : Eğitimin, öğrenim sırasında herkesin ortak olarak elde etmesi istenilen yaşantılardan oluşan yönü. Bireye, ileride karşılaşacağı kişisel ve toplumsal sorunların çözümünde gerekebilecek bilgi, beceri ve anlayışları kazandırmayı amaç edinen öğretim programına dayalı eğitim.

Gerçekçi eğitim : Öğretim etkinliklerinde gerçekler üzerinde durulmasını ya da gerçeklerin anlatılmasını öngören, eğitimin ereğini, doğrulanabilen bilgilerin aktarılması ve açıklanması biçiminde düşünen ve bu nedenle gözleme, deneye ve kişisel çalışmalara önem veren eğitim görüşü.

Gezici özel eğitim öğretmeni : Olağan okulların olağan sınıflarında yetiştirilebilecek durumda olup da özürleri bakımından özel eğitime gereksinmeli öğrencilerle haftanın belli günlerinde uğraşan öğretmen.

Görevsel eğitim : Öğrenme etkinliklerinin yakın sonuçlarını öğrencinin kolayca görmesine olanak sağlayan, uygulamaya dönük biçimde düzenlenen eğitim.

Görsal işitsel eğitim : Görsel işitsel araçların geniş ölçüde kullanılmasıyla öğrencilerin duyularını en ileri kerteye değin uyanık tutarak, özellikle görme ve işitme duyuları yoluyla uygulanan etkin bir eğitim yöntemi.

Görsel eğitim : Levha, model, devinimli ve devinimsiz film gibi doğrudan doğruya görme duyusuna ilişkin gereçlere dayanılarak yapılan eğitim.

Görsel işitsel eğitim gereçleri : Şerit-film, film, harita, resim, fotoğraf gibi görme ve işitme duyularına yönelik, eğitim ve öğretimde kendilerinden yararlanılan türlü gereçlere verilen genel ad.

Görüşmeci eğitimi : Bir alan uygulamasında görev alacak takımın araştırma sorunu, alanı ve yordamı konularında yetiştirilmesi.

Güç eğitilebilir : Güçlükle ve çoğu kez ancak yineleme yoluyla kendisine birtakım şeyler öğretilebilen (çocuk ya da genç).

Hayvan eğiticisi : Hayvanları eğiterek gösteri yapacak duruma getiren yetiştirici kişi.

Hayvan eğiticisi soytarı : Hayvan eğiticiliği yapabilen ama aynı zamanda halkı güldürmekle görevli sanatçı.

Hazırlık eğitimi : Görevlilere üstlenecekleri görev, yetki ve sorumluluklar üzerine gerekli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmayı amaçlayan görev öncesi eğitim türü.

İçgüdü eğitimi : Çalışanların güvensizliğine, huzursuzluğuna ve isteksizliğine son vererek verimliliği arttırmak, disiplin olaylarını azaltmak, yöneticiler ile yönetilenler arasında bozulan ilişkileri iyileştirmek gibi amaçlar güden görev dışı eğitim türü.

İlerici eğitim : On dokuzuncu yüzyılın sonlarında birtakım Avrupa ülkeleri ileA.B.D.'nde biçimciliğe ve gelenekçiliğe karşı gelişmiş, İleri Eğitim Derneği' nin çabaları sonucu giderek etkisini arttırmış olan bir eğitim akımı.

İlkel eğitim : İlkel toplumlarda yaşayan kimselerin, örgün olmaktan çok yaygın eğitim etkinlikleri yardımıyla gerekli bilgi ve beceriler edinmelerine olanak sağlayan, ayrıca toplumsal ve kültürel değerlerin genç kuşaklara aktarılmasında önemli görevi bulunan eğitim.

İş başında eğitim : Kurumlarda çalışan görevlilere, günlük çalışma saatları içinde, görevin ya da işin edimli olarak yapıldığı yerde ya da öğretmenin birim içindeki görev yerinde, kimi zaman bireysel kimi zaman da kümeler halinde uygulanan eğitim. İşçinin, konusunda uzman bir kişinin öncülüğünde belli bir işi yaparak veya bir görevi üstlenerek o işi öğrenmesine dayalı eğitim. İşçinin işini yaparken uğraşısında olduğu kadar iş görgüsü, iş güvenliği, işçi sağlığı, iş yönetimi konularında da yetiştirilmesi.

İş dışında eğitim : Kurumlara bağlı kimselerin, görevlerini edimli olarak yaptıkları yerler dışında, belli amaçlara ve önceden belirlenen koşullara göre, yurt içinde ya da dışında yetiştirilmesini öngören eğitim.

İş eğitbilimi : İş okuluyle ilgili görüş, kuram ve uygulamaları düzenli biçimde inceleyen ve iş okulunun çalışmalarını bilimsel yöntemlerle değerlendiren eğitbilim dalı.

İş eğitimi : Çocukların çalışma yaşamına kolayca uymalarını sağlamak amacını güden, bu nedenle ilk ve ortaokul öğrencilerinde iş sevgisi ve coşkusu uyandıran, işin kişisel ve toplumsal değerini kavratan etkinliklere ağırlık veren eğitim.

İşçi eğitimi : Özellikle sendika üyesi yetişkin işçilere daha çok iş ekonomisi ve sanayi ilişkileri gibi konularda yüksek okul, üniversite ve işçi sendikalarınca verilen eğitim.

Karakter eğitimi : Öğrencilerde belli bir ahlak anlayış ve ölçüsüne göre birtakım özellikler geliştirme amacını güden eğitim. Eğitimin ahlaksal yönüne önem veren ve öğrencilerin özellikle davranış bakımından iyi nitelikler geliştirmeleri üzerinde duran eğitim.

Karşılaştırmalı eğitim : Eğitim sorunlarının daha geniş bir çerçeve içinde ele alınması ve kavranması amacıyla değişik ülkelere ilişkin eğitim kuram ve uygulamalarını inceleyen eğitim dalı.

Kendini eğitme : Bir kimsenin, istek ve istenciyle, genel ya da özel bir alanda kendi kendini yetiştirip geliştirmesi.

Konuşma eğitimi : Sağır çocuklara yaşlarına ve cinsiyetlerine uygun, iletişimi sağlayacak nitelikte bir konuşma becerisi kazandırmak için yapılan sözlü çalışmalara verilen ad. Konuşmayı, doğru, güzel ve belirgin bir biçime getirmek için yapılan eğitim.

Köpek eğiticisi : Türk seyirlik oyunlarında köpeklerle gösteri yapan sanatçı.

Kulak eğitimi : Okulda müzik çalışmalarında öğrencilerin ritim duygularını, müzik seslerini işitme yeteneklerini, müzik bellek ve dikkatlerini, müzik tasarımlarını ve yaratma güçlerini geliştirmeyi amaç edinen eğitim.

Layik eğitim : Din etkisinden kurtulmuş olan, bireylerin dinsel inançlarına herhangi bir biçimde karışmayan ve öğretim kurumlarındaki çalışmalar ile din işlerini birbirinden ayrı tutan eğitim.

Lisans üstü eğitim : Lisans derecesi ya da diploması almış olanlara ilgi duydukları bir bilim dalında yüksek lisans (bilim uzmanlığı) ya da doktora öğrenimi yaparak uzmanlaşma olanağı sağlamak üzere düzenlenen eğitim.

Merkezi eğitim : Ortalama, ortanca, mod gibi bir sıklık dağılımını gösteren puan. Bir dağılımdaki gözlem ya da deneklerin, mutlak değer ya da yineleniş oranına göre bir noktada toplanma eğilimi.

Meslek öncesi eğitim : Bir meslek dalında çalışmaya başlamadan önce ya da bir meslekten başka bir mesleğe geçişte ilgililere uygulanan eğitim.

Mesleki eğitim : Ticaret, tarım veya sanayide belli bir mesleğin öğretilmesine yönelik eğitim etkinliği.

Meslekiçi eğitim : Niteliksiz veya deneyimsiz nitelikli çalışanların nitelikli veya deneyim sahibi çalışanlarla bir arada beceri ve verimliliklerini geliştirmelerini sağlamak amacıyla işçinin çalıştığı yerde planlanan, örgütlenen ve yapılan eğitim türü.

Milli eğitim yönetmeni : İl milli eğitim örgütünün başı olan, bu yetkiyle il sınırları içindeki bütün eğitim ve öğretim çalışmalarını düzenleyen, denetleyen kimse.

Müzik eğitimi : Müzik öğretimi bilimi ve sanatı.

Okul eğitimi : Okuma çağında bulunan kimselere öğretim kurumlarında verilen eğitim.

Okul sonrası eğitimi : Belli bir çağda okuldan ayrılanlar ile okulu bitirenlerin kişisel yönden ya da meslek bakımından yeni durumlara uymalarını sağlamak için düzenlenen eğitim.

Okulöncesi eğitimi : Doğumdan zorunlu eğitim yaşına kadar çocukların gelişim özellikleri, kişisel ayrılıkları ve yetenekleri göz önünde bulundurularak onların bedensel duygusal ve toplumsal gelişmelerine yardım etmek amacıyla aileler ve birtakım kurumlar tarafından uygulanan eğitim. Okulöncesi çağında bulunan küçük çocuklara özellikle yuvalarda, anaokullarında ya da anasınıflarında kişisel anıklıklarının gelişmesi, toplumsal alışkanlıklar kazanmaları ve sorun çözme yeteneklerini arttırmaları için verilen eğitim.

Özel eğitim : Genel eğitim önlemleri ve olağan öğretim programları ile eğitilemeyen kimseler için düzenlenen eğitim. Beden, anlık, duygu ve toplumsal gelişim yönlerinden düzgülü çocuklara göre önemli ayrılık ve aykırılıklar gösteren çocukların gereksinmelerini karşılamak için düzenlenmiş olan eğitim etkinlikleri.

Özel eğitim denetmeni : Özel eğitim kurumlarını ve özel eğitim alanına giren çalışmaları denetlemekle görevli denetmen.

Özel eğitim gerekseyen çocuk : Bedensel, zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişmesindeki özür ve özellikleri yönünden özel bakım ve önlemler gerektiren çocuk.

Özel eğitim kurumu : Beden, zihin ve toplumsal özürleri ya da özellikleri dolayısıyla düzgülü eğitim olanaklarından yeterince yararlanamayacak durumdaki çocuklar için devletçe ya da özel kişilerce açılan ve kendine özgü bir öğretim programı uygulayan eğitim kurumu.

Özel eğitim okulu : İlköğrenim çağındaki eğitimi güç ve geri zekâlı çocukların yetişmesi için açılan ve kimi gündüzlü öğrencilerin de gidebildiği parasız yatılı okul.

Özel eğitim öğretmeni : Özel eğitim gerekseyen çocukların eğitimiyle uğraşan ve bunun için önceden özel bir öğrenimden geçmiş olan öğretmen.

Özel eğitim sınıfı : Aynı cinsten özürlü ortalama on öğrencinin bulunmasıyla okullarda ya da hastanelerin çocuk ve ortopedi servisleri içinde açılan sınıf. Üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocuklar için açılan ve özel olarak yetiştirilmiş öğretmenlerce yönetilen sınıf.

Radyo ile eğitim : Okul içi ya da okul dışı eğitimi tamamlamak, zenginleştirmek gibi düşüncelerle radyo yayınlarından amaçlı ve planlı biçimde yararlanma. Öğrenciler için hazırlanan özel radyo programlarıyla yapılan eğitim.

Resmi eğitim : Devlete bağlı eğitim ve öğretim kurumlarınca verilen eğitim.

Sağlık eğitimi : Genel sağlık konularının, sağlıkla ilgili davranış ve uygulamaların incelendiği eğitim alanı. Öğrencilere, öğretim programları çerçevesinde verilen bilgiler yanında, önemli sağlık alışkanlık ve becerilerinin kazandırılması için düzenlenen okul içi ve okul dışı çalışmaları kapsayan eğitim.

Sert eğitim : Yırtıcı hayvanlara kimi durumlarda uygulanan sert eğitim biçimi.

Ses eğitimi : Müzik derslerinde çocukların gırtlaklarını eğitme, onlara iyi ve doğru şarkı söyleme becerisini kazandırma amacını güden; soluk alıştırmaları, ses ve söyleme alıştırmaları, ritmik okuma gibi çalışmaları kapsayan etkinliklere verilen ad. Sesi doğru ve anlamlı bir biçimde kullanmak için yapılan eğitim.

Sığınanlar eğitimi : Baskı altında ülke değiştirenlerin, sığındıkları yeni ülkeye uymalarını sağlamak için yapılan eğitim.

Sürekli eğitim : Tam gün okul ya da üniversite öğrenimini bitiren ya da belli bir öğrenim basamağından ayrılan gençler ile yetişkinlere yaşamları boyunca sürekli olarak öğrenme ve yetişme olanakları sağlanmasını öngören eğitim anlayışı. Özel nitelikte okullar, eğitim merkezleri, yüksek okullar ve üniversitelerin, geleneksel ya da akademik programlar yerine esnek ve kılgısal programlar uygulayarak yetişkinlere sağladığı eğitim.

Tarım eğitimi : İleride tarımla ilgili iş ya da görevlerden birini seçeceklere verilen meslek eğitimi. İlk ve orta dereceli okul öğrencilerine kılgısal tarım bilgi ve becerileri vermek, onlarda doğa ve toprak sevgisi uyandırmak, ilgili öğrencileri tarım alanına yöneltmek amacı ile düzenlenen eğitim.

Teknolojik eğitim : Kuramsal yönden gelişme yerine ilkelerin uygulanışına önem veren eğitim.

Televizyonla eğitim : Televizyonun görsel-işitsel etki ve olanaklarından yararlanarak çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin gereksemelerini karşılamak üzere televizyon yolu ile yapılan eğitim. Kimi okul ve üniversitelerde, özellikle kalabalık sınıflarda birtakım derslerin kısa dalgalı televizyon programları ile verilmesi.

Tiyatro eğitimi : Tiyatroyu her yönüyle, kuramsal ve uygulama alanlarıyla öğretmeyi, aydınlatmayı ve denemeyi amaç edinen eğitim yöntemi. Tiyatroyu, kaynağı, tarihsel gelişmesi, kuralları, gereçleri, tekniği ve çeşitli yönleriyle aydınlatmayı erek edinmiş eğitim yöntemi.

Uyarlama eğitimi : Görevlilerin işlerine alıştırılmaları ve bağlanmaları, iş sorumluluğunu benimsemeleri, görev sırasında karşılaşacakları sorunları kolaylıkla çözebilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve anlayışların kazandırılması amacıyla yapılan bir eğitim türü.

Yaşama uyarlayıcı eğitim : Öğretim programlarının gerçekçi, işe ve mesleğe dönük, toplumsal beceriler kazandırıcı nitelikte olmasına ağırlık veren eğitim.

Yetişkinler eğitimi : Resmi ya da özel kuruluşlarca yetişkinlere türlü alanlarda bilgi kazandırmak ve anlayışlarını geliştirmek amacıyla düzenlenip yürütülen planlı eğitim etkinlikleri. Yetişkin yurttaşların çalışma güçlerini arttırmak, yaşayış düzeylerini yükseltmek, ulusal ve insancı değerlerini geliştirmek amacıyla okul eğitimi dışında ya da yanında yapılan eğitim ve öğretim çalışmalarına verilen ad.

Yığın eğitimi : Sorunlarını anlama ve çözme, yaşayış düzeylerini yükseltme konularında büyük halk yığınlarına gerekli bilgi ve becerileri kazandırma, toplum kalkınmasına katılmada onlara yardım etme amacını güden eğitim düzeni.

Yırtıcı hayvan eğiticisi : Yırtıcı orman hayvanlarını eğiterek gösteri yapacak duruma getiren uzman.

Yırtıcı hayvan eğitimi : Yırtıcı hayvanları sirkin amacına uygun biçimde eğitme eylemi.

Yumuşak eğitim : Hayvanların eğitiminde gereken durumlarda uygulanan yumuşak eğitim biçimi.

Yurttaşlık eğitimi : Programı ve yöntemi ile, her yaştaki öğrencinin toplumca benimsenen davranışları geliştirmesi ve iyi bir yurttaş olarak yetişmesi amacını güden eğitim etkinliği.

Beden eğitimi : Vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla araçlı veya araçsız hareketler yapma, beden terbiyesi.

Beslenme eğitimcisi : Beslenme eğitimi ile uğraşan uzman.

Beslenme eğitimi : Besin maddelerinin özellikleri, insan vücudunun gelişmesinde yiyeceklerin etkisi ve görevi, yiyecek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar, iyi beslenmenin sağlık yönünden önemi, ucuz ve dengeli beslenmenin yolları gibi konuları işleyen bilim dalı.

Eğitici : Eğitimi sağlayan, eğitmeye elverişli veya eğiten değerleri bulunan. Genellikle çocuk eğitimi ile uğraşan kimse.

Eğitici etkinlik : Okul yöneticilerinin denetimi altında temizlik, çevre koruma, düşünce geliştirme gibi ders dışı yürütülen çalışma, eğitsel etkinlik.

Eğitici film : Öğretime destek olmak amacıyla hazırlanmış belli konularda bilgi içeren film türü, eğitsel film.

Eğitici oyun : Bireylerin zihinsel, toplumsal ve bedensel gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmış, eğitici ve öğretici nitelik taşıyan tiyatro eseri, eğitsel oyun.

Eğitilme : Eğitilmek işi.

Eğitilmek : Eğitme işine konu olmak.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Eğitim alanı : Günün belirli saatlerinde silah ve beden eğitimi yapılmış olan yer, talimhane.

Eğitim bilimci : Eğitim bilimi ile uğraşan kimse, pedagog.

Eğitim bilimi : Öğretim ve eğitimi kurallara bağlayan bilim kolu, eğitim, pedagoji. Öğretmenlik sanatı, uygulaması veya mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı, pedagoji.

Eğitim bilimsel : Eğitim bilimi ile ilgili, pedagojik.

Eğitim dönemi : Herhangi bir konuda bilgi ve becerileri geliştirmek için ayrılan süre.

Eğitim enstitüsü : Orta dereceli okullara öğretmen yetiştirmek için kurulmuş yüksekokul.

Eğitim fakültesi : Öğretmen yetiştirmek için kurulmuş yükseköğretim kurumu.

Eğitim kurumu : Öğrencilerin eğitim ve öğretimlerinin yapıldığı yer.

Eğitim programı : Eğitimi düzenleyen ve yönlendiren sistem.

Eğitimci : Eğitim işiyle uğraşan kimse, terbiyeci.

Eğitimcilik : Eğitimci olma durumu, terbiyecilik. Eğitimcinin yaptığı iş, terbiyecilik.

Eğitimli : Eğitim görmüş, eğitilmiş.

Eğitimsel : Eğitimle ilgili, eğitsel, terbiyevi, pedagojik.

Eğitimsiz : Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.

Eğitimsizlik : Eğitimsiz olma durumu.

Eğitme : Eğitmek işi, terbiye etme, oryantasyon.

Eğitmek : Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.

Eğitmen : Eğitim işiyle uğraşan kimse. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.

Eğitsel : Eğitimsel, terbiyevi.

Eğitsel etkinlik : Eğitici etkinlik.

Eğitsel film : Eğitici film.

Eğitsel kol : Öğrencilerin çeşitli alanlarda kendilerini yetiştirmelerini amaç edinen çalışma kolu.

Eğitsel oyun : Eğitici oyun.

Eğitsellik : Eğitsel olma durumu.

Formel eğitim : Örgün eğitim.

Görsel işitsel eğitim : Basılı eğitim gereçlerinin yanında genellikle görme ve işitme duyularına yönelik gereçlerden yararlanılarak yapılmış olan eğitim.

Hizmet içi eğitim : Çalışanlara mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri için çalıştıkları süre içinde verilen eğitim, işbaşında eğitim.

İnformel eğitim : Sargın eğitim.

İşbaşında eğitim : Hizmet içi eğitim.

Karma eğitim : Erkek ve kız öğrencilerin aynı okulda bir arada okumalarını sağlayan eğitim.

Lisansüstü eğitim : Lisans eğitimi bittikten sonra yapılmış olan yükseköğretim.

Meslek içi eğitim : Görevliye mesleğiyle ilgili olarak verilen kurs.

Milli eğitim : Ulusal olan eğitim.

Moral eğitim merkezi : Kurum ve kuruluşlarda moral eğitiminin verildiği yer.

Moral eğitimi : Ruhsal gücü, maneviyatı güçlendirme işi.

Örgün eğitim : Kişilerin hayata atılmadan, iş ve meslek kollarında çalışmaya başlamadan önce okul veya okul niteliği taşıyan yerlerde, genel ve özel bilgiler bakımından yetişmelerini sağlamak amacıyla belli kanunlara göre düzenlenen eğitim, formel eğitim. Düzenli, planlı, yöntemli biçimde verilen herhangi bir eğitim.

Sargın eğitim : Örgün ve yaygın eğitim dışında, bireyin hayat boyu süren bilgi, beceri ve yetkinlik kazanımı, informel eğitim.

Taşımalı eğitim : İlköğretim öğrencilerinin köy vb. yerleşim yerlerinden okulun bulunduğu daha büyük merkezlere araçlarla taşınması yoluyla yapılmış olan eğitim.

Teknik eğitim : Mekanik alandaki uğraşlara, sanayi ile ilgili işlere veya uygulamalı bilim alanlarına ilişkin eğitim.

Temel eğitim : İlköğretimi kapsayan eğitim sistemi.

Uzaktan eğitim : Öğrenci ile öğretmenin yüz yüze olmadan çeşitli iletişim araçları kullanılarak belli bir merkezden yapılmış olan eğitim biçimi.

Yaygın eğitim : Örgün eğitim imkânlarından yararlanmamış olanlara, gittikleri okuldan erken ayrılanlara veya meslek dallarında daha yeterli duruma gelmek isteyenlere uygulanan eğitim.

Yeterlik eğitimi : Bir görev dalında veya belli bir konuda ön bilgili ve yetenekli kişilerin, bu bilgi ve yeteneklerini güçlendirmeye yarayan eğitim.

Yetişkin eğitimi : Yetişkin kimselere yönelik eğitim ve öğretim programı.

Diğer dillerde Eğimli yüzey anlamı nedir?

İngilizce'de Eğimli yüzey ne demek ? : rake