Eccentric türkçesi Eccentric nedir

  • Dışmerkezli düzenek.
  • Dış merkezli.
  • Salgılı.
  • Alışılmamış.
  • Eksantrik.
  • Tuhaf.
  • Salgılı kasnak.
  • Ayrıksı.
  • Acayip tip.
  • Tip.
  • Eksantrik kimse.
  • Egzantrik.
  • Dış merkezli düzen.
  • Garip bir kişi.

Eccentric ile ilgili cümleler

English: Ali is quite eccentric, isn't he?
Turkish: Ali oldukça eksantrik, değil mi?

English: Ali is rather eccentric.
Turkish: Ali oldukça eksantrik.

English: Ali is eccentric.
Turkish: Ali eksantrik.

English: Be eccentric now. Don't wait for old age to wear purple.
Turkish: Şimdi eksantrik olun. Mor giymek için yaşlılığı beklemeyin.

English: Ali is eccentric, isn't he?
Turkish: Ali eksantrik, değil mi?

Eccentric ingilizcede ne demek, Eccentric nerede nasıl kullanılır?

Eccentric anomaly : Dış ayrıklık. Eksantrik anomali.

Eccentric artist : Tuhaf hareketler ve gülünçlükler yapan kimse. Kaçık sanatçı.

Eccentric base rim : Eksantrik tabanlı jant.

Eccentric bolt : Eksantrik cıvatası.

Eccentric bushing : Boruların eksenlerini değiştirerek çaplarını daraltan bağlantı parçası. Ayrı eksenli daraltıcı.

Eccentric reducer : Eksantrik adaptör. Boruların eksenlerini değiştirerek çaplarını daraltan bağlantı parçası. Ayrı eksenli daraltıcı. Eksantrik kısıcı.

Eccentric rod : Eksantrik biyel. Eksantrik kol. Eksantrik çubuk.

 

Eccentric wheel : Eksantrik çarkı.

Eccentric person : Tuhaf kimse.

Eccentric shaft : Eksantrik mili. Eksantrik şaftı.

İngilizce Eccentric Türkçe anlamı, Eccentric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eccentric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Idiosyncratic : Acayip. Özel durumla ilgili, özel duruma ait olan. İdiosinkratik. Özel durumla ilgili. İdyosenkratik. Bünyesel. İdiyosinkratik. -nin karakteristiği.

Atypical : Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen. Tipik olmayan. Değişik. Atipikal. Başka. Atipik.

Cranky : Huysuz. Laçka. Alıngan. Gevşek. Garip. Aksi. Asabi. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Çabuk öfkelenen.

Crotchets : Saçma düşünce. Delilik. Dörtlük. Tuhaf düşünce. Garip. Acayip. Garip tutku. Deli. Merak. Garip düşünce.

Excantric : Dış merkezli, merkez dışı olan.

Odd fellow : Dışlanan insan. Garip insan. Çok tuhaf olduğundan gruptan dışlanan tip. Tuhaf tip.

Bizar : Garip. Sıra dışı. Egzotik. Acayip.

Drolling : Garip. Komik. Gülünç. Maskara. Eğlenceli. Acayip.

Exotism : Yerli olmayan. Dikkati çeken. Ecnebi. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Eksotizm. Garip. Bir tiyatro yapıtında, seyirciye yabancı gelen özelliklerin tümü. Ekzotizm. Yabansılık.

Eccentric person : Tuhaf kimse.

Eccentric synonyms : flakey, gonzo, nut case, bugger, screwball, outlandish, geek, bizarre, bastard, beggar, as in a dream, queer fish, aberrated, oddball, customer, bakhshish, unaccustomed, uncommon, newfangled, novel, paranormal, anomalous, crotchet, odd fish, bizarres, unconventional, eccentrics, customers, codgers, pathological, baksheesh, crackpot, off the wall.

 

Eccentric zıt anlamlı kelimeler, Eccentric kelime anlamı

Conventional : Uzlaşımsal. Bilinen. Toplumun ya da toplumsal kümenin gelenek ve göreneklerine uyan. toplumdaki ya da kümedeki yaygın tutum ve davranış ölçülerine eleştirisiz bir uyarlığı anlatan (tutum ve davranış), bk. uymacılık. gerçekte öyle olmamasına karşın öyle sayılan. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Konvansiyonel. Törel. Saymaca. Konvensiyonel. Beylik. İtibari.

Concentric : Konsantrik. Konsentrik. Özekdeş. Özekleri çakışık, değişik büyüklükte olan (nesneler). Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Merkezleri bir. Ortak merkezli halkasal yapılar. Eşmerkezli. Aynı merkezli. Eş merkezli.

Eccentric ingilizce tanımı, definition of Eccentric

Eccentric kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to deviation from the center or from true circular motion. As, an eccentric or elliptical orbit. A circle not having the same center as another contained in some measure within the first. Deviating or departing from the center, or from the line of a circle.