Eclosion türkçesi Eclosion nedir
- Yumurtanın ya da pupa kılıfının açılması.
- Yumurtadan çıkış.
- Çiçek açma.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Eklozyon.
Eclosion ingilizcede ne demek, Eclosion nerede nasıl kullanılır?
Foreclosing : Rehni paraya çevirme. Önlemek. Engellemek. Menetmek. Zamanından önce yapmak. Bir hakkı kaldırmak. Engel olmak. Reddetmek. Hakkın düşmesi.
Foreclosable : Haczi mümkün. İstimlak edilebilir. El konulabilir. Haczedilebilir.
Foreclose : Rehni paraya çevirme. Engellemek. Menetmek. Parayı ödemediği için ipotekli malı sahibinin elinden almak. Yasal bir hakkı kaldırmak. Önlemek. Reddetmek. Engel olmak. Yasaklamak. Zamanından önce yapmak.
Foreclose a mortgage : Rehine el koymak. İpotekli malı haczetmek.
Foreclosed : Cebri icra ile karşı karşıya. Kovulmuş. Aksatılmış. Engel olunmuş. Hariç tutulmuş. Sonraya bırakılmış. Önlenmiş. Dahil edilmemiş. Menedilmiş. Dışlanmış.
Eclogue : Diyalog şeklindeki pastoral şiir. Çoban şiiri. Eglog.
Foreclosure sale : Haciz neticesinde yeniden sahip bulan malların satışı. İcra satışı. İpoteğin paraya çevrilmesi. Haczedilmiş malların satışı.
Foreclosure decree : Mahkemenin aldığı icra yoluyla satış kararı. Mahkemenin verdiği icra yoluyla satış emri. Birinin malını ipotek ettirmesi veya para verip geri alması hakkından mahkum bırakan mahkeme kararı (genellikle ödemelerini yapamamasından).
Eclogite : Seçme taş. Mavişist. Eklojit. Seçmetaş.
Foreclosure : Davanın düşmesi. Hakkın kaybolması. Cebri icra. Rehine el koyulması. Hakkın düşmesi. Rehnin paraya çevrilmesi. Teminatlı bir borcun ödenmemesi durumunda teminatın paraya dönüştürülmesi. Hakkın sukutu. İpotekli malın haczi.
İngilizce Eclosion Türkçe anlamı, Eclosion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eclosion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Inflorescence : Çiçek durumu. Çiçeklenme. Açılmamış çiçek salkımı (somak). Çiçeklerin sapları üzerindeki duruşu. Gelişme.
Discharge : Boşalma. Taburcu etmek (hastayı). İltihap çıkmak. Yerine getirmek. Taburcu etmek. Akımsakların elektrik yükünün azalması. Ateşlemek. Boşaltım. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Atmak.
Inflation : Kendini beğenmişlik. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Geçerlikte bulunan kağıt para ya da para gibi işlem gören nesnelerin çokluğu. kağıt paranın bankalara yapılan yatırımların, elde bulunan mal ve uygulanacak işlere göre çok olması. Enflasyon. Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış. Şişme. Şişkinlik. Para şişkinliği. Abartı. Şişirme.
Detonation : Vuruntu. Detonasyon. İnfilak. Ateşleyici. Patlatma. Motor vuruntusu. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Çok hızlı yanma. Ateşleme.
Fulmination : İnfilak. Sövüp sayma. Patlama. Ateş püskürme. İnfilak etme.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Airburst : Havada infilak. Havada patlama. Havada bomba veya cephane patlaması.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Backfire : Ters gitmek. Geri tepmek (motorun ateşi). İstenmeyen sonuçlar vermek. İstenilenin aksi olmak. Geri tepme. Erken ateşlemek. Aleyhine dönmek. Olumsuz sonuç vermek. Erken ateşlenmek (iç yakımlı motorlarda). Geri tepmek.
Eclosion synonyms : change of integrity, burst, aardvarks, blast, a cells, blooming, abacus bodies, aardwolf, abiotic factor, fragmentation, big bang, efflorescency, aardvark, abo blood groups system, blowup, florescence, efflorescence, a cell, efflorescing, a protein, blowback, abiotic environment, a chromosome, acacia, abambulacral area.
Eclosion zıt anlamlı kelimeler, Eclosion kelime anlamı
Inclusion : Dahil olma. Alınma. İçleme. Etrafı kapsül, zar benzeri bir yapıyla çevrilme; başka bir şey içine hapsolunma, içine alma veya girme. kalıntı. sitoplazmada depolanmış besin maddeleri, salgı maddeleri ve renk maddelerinden oluşan cansız yapılar. Ek. Bir deneylemede etkileri araştırılan deneysel değişkenin duruma sokulması, bir kavram ya da öğenin örtük ya da açık biçimde bir yapı ya da kuruluş içine yerleştirilmesi, bk. dışlama. Kaynaştırma. İçine alma. İlave. Arakatkı.
Decrease : İnişe geçmek. Düşüş. Düşüş göstermek. Eksiltme. Eksilmek. Düşmek. Küçülmek. Eksilme. Küçültmek. Azalmak.

Bu kısımda Eclosion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eclosion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eclosion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eclosion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.